Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
ABD ve İsrail arasında İran kıskacı
0:00 0:00
1x
a- | +A

ABD Başkanı Trump, Çin üzerine tahayyül ettiği hedefler doğrultusunda tüm açık soruların kapanmasını tetikliyor. Açık sorular dedim ama bu açık sorular ABD için açık sorular olarak bakılmalıdır.

ABD-Çin ve Çin-Hindistan hesaplaşması, tüm ikmal yolları ve rezervlerin paylaşımı anlamına geliyor.
ABD, İran meselesini bu açıdan önemli buluyor.

Ve İran içindeki rejim bu soruya cevap bulamadığı takdirde Trump en kolay yoldan çözüm üretmeyi hedefliyor.

Trump’ın sıkça İran’a “ya anlaşırsınız ya da çok kötü şeyler olur” mesajı, caydırmak, zorlamak ve şartlarını onaylatmak içindir.
Tabii tüm detayları bilmiyoruz. ABD’nin İran’dan istedikleri aşağı yukarı malumdur ama şartlar nedir, İran hangi kısmına hayır diyor, asıl kritik sorular bunlardır.

Evet, İran anlaşmak istiyor. İran savaşmak istemiyor. Gücü büyük bir savaş açısından yeterli değil. Tabii ki elinde savunma imkânları vardır. Lakin ABD ve İsrail ittifakı karşısında daha güçlü konumda değil. Bu, İran’ın savunma kapasitesinin olmadığı anlamını taşımaz. Zaten ABD fazla güçlü bir İran olmasın istiyor.

Ama burada İsrail, ABD’yi çok zorluyor. O kadar açık beyandır ki. İsrail çökmüş, bitmiş, parçalanmış bir İran istiyor. ABD için bu, hedef değil. Trump için çıkarlar konusunda anlaşabilmek başarıdır.

İsrail, böyle bir küresel paylaşım sürecinin yüz yılda bir olduğunu bildiği için bu yüzyıl fırsatını sonuna kadar kendi lehine kullanmak istiyor.

Pehlevi ailesi ile yakından ilişkisi olan İsrail, mümkünse rejimi değiştirmek ve emin olduğu isimlerin yönetime getirilmesini sağlamak yolunu tercih ediyor.
Tabii masada İran’ı parçalamak da vardır. Hangisi daha kolay olacak, onu hesaba katan bir Amerikan Başkanı var karşımızda...

ABD ve İsrail aynı şeyleri hedeflemiyor. ABD ve İsrail çıkarları yakında daha fazla ayrışacak türden.

Epstein çukuru ile çokça insanın şantaj edildiği de bir gerçek. Trump meselenin neresinde bilmiyoruz. Sadece ihtimaller üzerinden okuma yapıyoruz.

İsrail ve siyonist lobi ABD içinde çok hâkim, bunu anladık. O kadar hâkim ki Amerikan Başkanı süreci dengede götürmeye mecbur kalmış gözüküyor. Tabii bu da küresel siyasetin nasıl kirli yöntemlerle yönetildiğinin kanıtıdır.

İran üzerinden yeni bir savaş bölgeyi nasıl etkiler? Burası kritik. Türkiye, yeni bir savaşın bölgesel yansımasının kötü olacağını öngörüyor.

İşin Asya boyutu da vardır. Bu yansıma Azerbaycan dâhil tüm Türkistan hattına nasıl etki edecek?

İsrail tüm tuşlara basmış ve sonuç ne olursa olsun modunda.

İran anlaşsa bile İsrail, İran’ı vurmaktan vazgeçecek mi?

Trump caydırıcı söylemleri ile aslında İsrail’i de dizginliyor. Lakin İran’ın kararı önemlidir. Sürecin seyri İran’ın kararları ile belirlenecek.

İran üzerine yorum yaparken çok dikkatli olunması gerektiğine inananlardanım.

ABD ve İsrail arasındaki hedefler konusundaki ayrışma ABD’nin politikalarını etkiler elbette.
İran konusunda Pehlevi’nin meydana çıkarılması ve söylemleri açıktan şuna işaret ediyor: ABD ve İsrail’in tüm isteklerini gerçekleştirecek aday vardır.

Pehlevi ailesi üzerine bu kadar çalışma yapılması, İsrail ile aile bağı dâhil tüm vidaların harekete geçtiğine işarettir.

Ama ABD Başkanı süreci İran’la anlaşmak için uzatıyor... İran bu dayatmayı kabul edecek mi? Buna karşı koyacak mı? Yoksa şartları kabul edecek mi?

Zor süreç... Sosyal medya üzerinden algı ile meselenin “özgürlük”, “tiranlık” gibi içeriklerle izah edilmesi hakikati yansıtmıyor. İsrail’i yöneten en büyük tiran Netanyahu varken İran üzerinden tiranlık nutukları inandırıcı değil elbet.

Ama tabii küresel paylaşımda tüm yollar sonuna kadar kullanılacak.

İran’ın handikapı, kendi halkı içinde bu yönetime bu kadar karşı koymaya hevesli kitlelerin olmasıdır.
İran bu açığını kapatmak zorundadır. Gücü güçle defetmek dışarıdaki düşman için sonuç veriyor. İçeride kendi halkıyla konuşma yerine gücü güçle defetmek geçici sükûneti belki sağlar ama orta vadede daha büyük istikrarsızlığı besler.

Dolayısıyla ABD ve İsrail bu durumu sonuna kadar kullanacaktır gibi duruyor.
İran’ın üreteceği çözümün yöntemi belirleyici olacaktır.

Sevil Nuriyeva’nın önceki yazıları…

ÖNE ÇIKANLAR