Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İsrail’den Ankara’ya nispet!..
0:00 0:00
1x
a- | +A

Filistin Kuvayı Milliye gücü Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes anlaşması, 19 Ocak 2025’te imzalandı. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girdi. Filistin tarafı, mütareke şartlarına tam uydu, Hamas, silah bıraktı, İsrailli esirlerle cesetleri noksansız teslim etti.

Soykırımcı İsrail ise ateşkes şartlarının hiçbir maddesine uymadı. Çocuk ve kadınlar dâhil masum sivilleri öldürmekten bir gün bile geri durmadı. Gasp ve işgalden bir gün bile vazgeçmedi. Ateşkesin yürürlüğe girdiği tarihten bu yana 500 kişinin çok üstünde sivil öldürdü ve bin kişinin çok üstünde sivili sakatladı.

İsrail şiddet ve işgali hiç ara vermeden devam ederken Trump, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat’ta kendi başkanlığında toplanacağını haber verdi. Toplantı Washington’da olacakmış. ABD Başkanının dediğine göre söz konusu buluşmada kurul üyesi devletlerin desteğiyle 5 milyar dolar tedarik edilecekmiş. Bu parayla da Gazze şeridi yeniden hayata döndürülecekmiş…

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten sonra başlattığı zalim soykırıma sonuna kadar tam destek verip Gazze’nin bitirilmesinden, aralarında bebek, çocuk, kadın ve ihtiyarların olduğu takriben 100 bin sivil Filistinlinin öldürülmesinden ve 100 bin sivilin de sakat bırakılmasından, çocukların açlık, ilaçsızlık ve soğuktan ölmesinden rahatsız olunmayıp böyle bir Gazze Barış Kurulu teşkil edilmesindeki muamma, konuya ilgi duyan herkes tarafından anlaşılmaya çalışılmaktadır! Dikkatler, Epstein iğrençliğinden başka tarafa çevrilsin diye mi böylesi davranışlar yapılıyor? Bunlar ve benzeri ihtimaller elbette sorgulanır.

Bu sebeplerle 19 Şubat Gazze Barış Kurulu toplantısı için Türkiye’den Başkan veya Hariciye Bakanı seviyesinde bir iştirak olup olmayacağı merak mevzuudur. Kanaatimizce masayı boş bırakmamak için dâvete icabet edilir. Fakat bu temsili Sn. Hakan Fidan yapar.

Hâdise, bir tarafıyla böyle seyrederken İsrail cephesinde ideoloji, intikam, hedeften tâvizsizlik aynen devam etmektedir. İsrail’in ideolojisi nedir? Temel ideolojisi, “Vadedilmiş Topraklar”dır. "Arz-ı mev’ud" iddiası, Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne kadar olan muazzam genişlikteki bölgeyi içine almaktadır. İsrail’i "haritası belirsiz ülke" diye tarif etmek hatadır. Haritası bellidir ve üstelik bayrağındadır. Beyaz bayrağında iki ideolojik unsur birden vardır. Ortada 6 köşeli Siyon yıldızı varken bayrağın alt ve üstünde birer mavi şerit bulunuyor. Bu şeritler, Nil ve Fırat’ın sembolüdür.

Böyle bir taassup saplantısını ideoloji edinmiş İsrail, asırlar sonra 14 Mayıs 1948’de Filistin topraklarında devletleştiğinde sahiplendiği Filistin toprağı yüzde 6 idi. Yüzde 94, Filistinli Araplarla diğer ekalliyete aitti. Bugün tam tersi bir manzara vardır. Üstelik İsrail, kurnazlık ve mezalimle Filistin’i "Gazze Şeridi" ve "Batı Şeria" diye ikiye bölmüştür. Oysa Gazze, Filistin Devleti’nin bir şehridir. Ayrıca Kudüs’ü de rahat bırakmıyor. Diğer taraftan Mescid-i Aksa’yı İslam ümmetinden koparma peşindedir.

İsrail, kurulduktan sonraki çeyrek asır içinde Filistin topraklarının neredeyse tamamını gasbetmiştir. İsrail, şimdi, Gazze ve Batı Şeria’yı da bir timsah gibi yutma ve Filistinlileri de başka ülkelere sürme ihtirası peşindedir. Onun için ateşkese rağmen bu istikamette çalışmakta ve Netanyahu, sık sık Beyaz Saray’a giderek Trump’la görüşmektedir. Bu itibarla Gazze Barış Kurulu, ihtiyatla karşılanacak şüpheli bir durumdur.

Gelişmelerin asla gözden kaçmaması gerekir!

Gazze’yi 80 milyon ton yıkıntıya çeviren İsrail, şimdi de Batı Şeria’ya yönelmiş bulunuyor. Adına "yerleşimci" denen üçüncü memleketlerden getirdiği Yahudi işgalcilerin Batı Şeria’da Filistinlilerin ev, bağ, bahçe… neleri varsa buraları gasbetmeleri için hem mevzuat düzenlemesi yaptı ve hem de her türlü desteği vermekte.

Siyonistlerin son fütursuzluğu:

İsrail, Hicaz Demiryolu’nun Nablus’taki devamı olan El Mes’udiye Tren İstasyonunun bulunduğu alana çok sayıda İsrail bayrağı çekti. Burada "arkeolojik kazı" adı altında çalışmalar da yapmaktadır. "El Mes’udiye", Filistin Devleti’nin bir parçası olan Batı Şeria’daki Burka Köyü’ndedir. Abdülhamid Han iktidarında devletimiz tarafından yaptırılmış olan Hicaz Demiryolu’nun, o kutlu güzergâhın ana istasyonlarından biridir.

Binlerce ve binlerce dönüm araziyi, mazlum Filistin halkından gasbeden Soykırımcı zorbanın son gasbı, El Mes’udiye Tren İstasyonudur. Burada sıkışınca kendini "arkeolojik saha" diye savunmaya yelteneceğine şüphe yok. Hâlbuki işin aslı Ankara’ya mesajdır, nispet yapılıyor!

Kibir ve had tanımazlığının şifreleri şudur:

-Sen, Filistin’e, Gazze’ye, Araplara istediğin kadar sahip çık. Biz, Nil’den Fırat’a gelip Büyük İsrail Krallığını kuracağız!..

Madde 1: Türkiye’nin Filistin ve İsrail için "İki Devletli Çözüm" teklifi makuldür. Fakat 1967’deki 6 Gün Savaşlarında İsrail’in emrivakisiyle doğmuş gayrimeşru haritayı esas almak kabul edilemez.

Madde 2: "El Mes’udiye Tren İstasyonu" semâsını kirleten İsrail’in nispetini, mesajını Ankara, kayda almıştır. Bölgeye sürekli rahatsızlık veren, soykırım yapan İsrail ile Büyük ve Kudretli Türkiye Devleti, çeyrek asır içinde bir gün hesaplaşırlar.

Kapışma, kaçınılmazdır.

O zaman, kimin yumruğunun balyoz olduğu görülür.

Rahim Er'in önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR