Madencilikte ‘süper izin’ dönemi! 8 Bakanlık ve 21 kuruma dağılan izin süreçleri tek elde toplandı
Madencilik sektörünün sık sık dile getirdiği problemleri çözen Maden Kanunu ve “süper izin” olarak adlandırılan Maden Yönetmeliği ile uzayan izin süreçleri kısaltıldı, yatırım ortamının öngörülebilirliği artırıldı ve kamuoyunun güven sorununu zedeleyen rehabilitasyon yapılması konusunda mecburiyet getirildi.
- 'Süper izin' düzenlemesinin temel amacının, 8 bakanlık ve 21 kuruma dağılan izin süreçlerini tek elden hızlandırmak olduğu belirtildi.
- Geçmişte yarım bırakılan sahaların çevreyle ilgili olumsuz algıya neden olduğu ve rehabilitasyon teminatlarının artırılarak sahalar çalışılırken eş zamanlı rehabilitasyonun hedeflendiği ifade edildi.
- Stratejik ve kritik madenler için, bu ham maddeleri hızla üretime ve sanayiye kazandırmak, cari açığı azaltacak katma değeri sağlamak amacıyla istisnai düzenlemeler yapıldığı aktarıldı.
- Madencilik sektörüne ait izin süreci devam eden 1.250 dosyanın yaklaşık yüzde 35'inin bakanlıkta olduğu ve geçmişten gelen kötü uygulamaların karar süreçlerini zorlaştırdığı, bu nedenle rehabilitasyon yükümlülüklerinin güçlendirildiği vurgulandı.
- Orman izin süreçlerinde dosya sonuçlandırma süresinin 2024'te ortalama 93 gün iken 2025'te 67 güne indirildiği ve hedefin 60 gün olduğu belirtildi.
CEMAL EMRE KURT - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) yetkilileri ÇED süreçleri, izin mekanizmaları ve “süper izin” olarak anılan yeni düzenlemeleri anlattı.
MAPEG Agrega Daire Başkanı Serkan Gökmen ‘süper izin’ düzenlemesinin temel amacının 8 bakanlık ve 21 kuruma dağılan izin süreçlerini tek elden hızlandırmak olduğunu söyledi. Gökmen, “Madencinin önünü görmesi, yatırımını buna göre planlaması gerekiyor. Bu nedenle 7. madde izinlerinde MAPEG’in araya girdiği yeni bir yapı oluşturuldu. Çevreyle ilgili olumsuz algının temel nedeni de geçmişte yarım bırakılan sahalar. Mevcut çevre uyum teminatları sahayı eski hâline getirmeye yetmiyordu. Bu yüzden rehabilitasyon teminatları artırıldı. Amaç, sahalar çalışılırken eş zamanlı olarak rehabilitasyonun yapılması. Ruhsat sahibi önünü görsün, hangi şartlarda yatırım yapacağını bilsin istiyoruz. Bu düzenlemelerin ana hedefi budur” dedi.
Yeni maden kanunuyla stratejik ve kritik madenler için istisnai düzenlemeler yapıldığını hatırlatan Gökmen, “Amaç, bu ham maddeleri hızla üretime ve sanayiye kazandırmak. Nihai hedef cari açığı azaltacak katma değeri sağlamak” ifadelerini kullandı.
REHABİLİTASYON HERKESİN YARARINA
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdür Yardımcısı Ömer Albayrak ise bakanlıkta izin süreci devam eden 1.250 dosyanın yaklaşık yüzde 35’inin madencilik sektörüne ait olduğunu belirtti. Albayrak, “ÇED izin denetim işlemlerini gerçekleştirirken bir standart içerisinde sanayicimize de zulmetmeyen bir bakış açısıyla işlerimizi tamamlamaya çalışıyoruz. Enerji ve kıyı tesisleriyle ilgili dosyalar yaklaşık 600 adet. Kalan 650 dosyanın 440’ı madencilikten geliyor. Diğer sanayi yatırımlarına göre sayı oldukça yüksek. Geçmişten gelen kötü uygulamalar bugün karar süreçlerini zorlaştırıyor. Özellikle kapasite artışı taleplerinde bu durum karar alıcıları zorluyor. Ortada rehabilite edilmemiş sahalar varken yeni alanlara izin vermek zorlaşıyor. Bu nedenle yeni dönemde rehabilitasyon yükümlülükleri güçlendirildi” diye konuştu.
DOSYA SONUÇLANDIRMADA HEDEF 60 GÜN
OGM İzin ve İrtifak Daire Başkanı Aytunç Nane, orman izin süreçlerinde önemli iyileştirmeler yapıldığını söyledi. Nane şöyle konuştu:
2024’te ortalama 93 gün olan dosya sonuçlandırma süresini 2025’te 67 güne indirdik. Hedefimiz 60 gün. OGM olarak sektörün partnerlerinden biriyiz. Anayasal görevlerimiz var ve devlet burada bir denge kuruyor. Anayasanın 168. maddesinde ‘Madenler devletindir, devlet adına çıkarılır’, 169. maddesinde de ‘Ormanlar devletindir, devlet adına işletilir ve korunur’ deniyor.
