Anadolu’nun ilk başkenti olarak anılan Çorum, Hititlerden bugüne uzanan mutfak kültürünü San Sebastián Gastronomika’da uluslararası gastronomi çevrelerinin beğenisine sunmaya hazırlanıyor.
Hititlerin tarım, üretim ve ekmek kültüründen günümüze uzanan gastronomi birikimini dünya şefleriyle buluşturacak olan Çorum, bu katılımı ile uluslararası gastronomi alanındaki görünürlüğünü güçlendirecek.
Hititler, Anadolu’da büyük bir medeniyet kuran bir devlettir. Hititler hakkında araştırmalar hâlâ sürüyor. 1915 yılında Bedřich Hrozný tarafından çözülen “NİNDA-AN EZZATENİ WATAR-MA EKUTENİ”, Türkçe olarak “Ekmeği yiyeceksiniz, suyu da içeceksiniz” ifadesiyle gastronomi açısından bölgenin önemine işaret ediyor.
Ayrıca Hitit dilinin Hint-Avrupa dilleri ailesine ait olduğunu kanıtlayan birçok tarihî kanıt mevcut. Bugünkü yazım, Hititlerin başkenti, aslında Anadolu’nun ilk başkenti ünvanını taşıyan Çorum’un gastronomi alanındaki birikimi, kültürü ve lezzetlerine dair.
2025-2026 yıllarını kapsayan ve Çorum gastronomisini son zamanlarda parlatan çalışmaların mimarları elbette öncelikle şehrin yöneticileri. Başta Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın olmak üzere, ona ciddi destekler veren Çorum Valisi Ali Çalgan ve Çorum Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de bu çalışmaların önemli paydaşları.
Diğer taraftan ilçe kaymakamlıkları ve belediye başkanlıkları da aynı heyecanı taşıyor. Şehrin sivil toplum kuruluşları da aynı içtenlikle katkı veriyor.
İlk adımlar, UNESCO’nun Şehirler Ağı Gastronomi adaylığı için yapılan çalışmalarla başladı. Hemen ardından Berlin’de yapılan dünyanın en büyük turizm borsası ITB’ye katılım gerçekleşti. Peşinden, ses getiren sıra dışı bir uluslararası etkinlik olan Açık Ateş Şenliği Çorum’da yapıldı. Şimdi de belki de dünyada bir ilke imza atıyorlar ve San Sebastian Gastronomika’ya katılmaya hazırlanıyorlar.
Aslında genellikle profesyonellerin yer aldığı bir etkinlik.
Peki, San Sebastian Gastronomika neden önemli?
Nüfusu yaklaşık 200 bin olan şehir, Biskay Körfezi kıyısında ve Fransa sınırına çok yakın. Şehrin arkasında yeşil dağlar, Monte Igueldo ve Monte Urgull bulunuyor. Önünde ise Atlas Okyanusu var.
Kendilerine özgü, dünyada hiçbir dil ailesine benzemeyen dilleri Euskera ve güçlü gelenekleri var. Şehir, bugünkü uluslararası ününü büyük ölçüde gastronomisine borçlu. Ancak San Sebastian’ın sofra kültürü yalnızca Michelin yıldızlı restoranlarla sınırlı değil.
Balıkçı limanından gelen taze deniz ürünleri, çevredeki çiftliklerde yetiştirilen mevsimsel ürünler ve Baskçada “rahat köşe” anlamına gelen gastronomi cemiyetleri Txoko’lar arasındaki lezzet rekabeti, şehrin dünyaca tanınan mutfağının temelini oluşturuyor.
AKIMLAR BULUŞUYOR
SAN SEBASTIÁN GASTRONOMİKA, San Sebastián şehrinde her yıl düzenlenen, dünyanın en eski ve en prestijli uluslararası gastronomi kongresidir. Etkinlik, sahil kenarındaki KURSAAL KONGRE MERKEZİ’nde yapılıyor.
Dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şefler, geleneksel ustalar, gıda yazarları ve sektör profesyonelleri etkinliğe katılıyor. Etkinlik çerçevesinde canlı yemek şovları, tadım seansları, paneller ve yenilikçi pişirme teknikleri üzerine yarışmalar düzenleniyor.
Temel amaç, geleneksel tarifleri modernize eden akımları buluşturmak ve dünya mutfağındaki son trendleri belirlemek.
Ülkemiz, konuk ülke statüsüyle Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde 2016 yılında 18. kongreye davet edilmişti. Benim de katıldığım etkinlik oldukça başarılı geçmişti.
Ancak o günden bugüne ülkemiz ya da ülkemizden bir şehir organizasyona davet edilmedi ve katılamadı.
‘HERKES YAPAMAZ’
Çorum Belediyesi bir ilke imza atarak, 5-7 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen kongreye KONUK ŞEHİR statüsünde davet edildi. Bu davet, Türkiye’den bir yerel yönetimin kongreye ilk defa doğrudan katılması bakımından ve gastronomi açısından tarihî bir öneme sahip.
Burada “ÇORUMLUNUN YAPTIĞINI HERKES YAPAMAZ” sözü aklıma geliyor.
Hititlerin başkenti Hattuşa’ya ev sahipliği yapan Çorum, çivi yazılı tabletlerde yer alan antik tarım, üretim ve ekmek kültürünü, coğrafyasının sunduğu gastronomi varlığını dünya şefleri ile uluslararası gastronomi çevrelerine tanıtmayı amaçlıyor.
Çorum Belediyesi, bu etkinliğe katılımını UNESCO Şehirler Ağı Gastronomi adaylığı ve GASTRO ÇORUM projesi kapsamındaki uluslararası başvurusunu güçlendirmek için stratejik bir adım olarak planlamış.
Kısaca Çorum, dünya gastronomisinin devlerine lezzete dair birikimini ve zenginliğini sunacak.
Şimdilik notlarım bunlar. Ancak etkinlik sonrasında, izlenimlerime dayalı bir yazı daha gelecek.
ÇORUM TOKMAK KÖFTESİ
MALZEMELER
>> 500 g tavuk eti
>> 1 adet tavuğun derisi
>> 500 g ince bulgur
>> 2 adet kuru soğan
>> 2 diş sarımsak
>> 1 adet domates
>> 1 yemek kaşığı domates salçası
>> 1/2 çay kaşığı karabiber
>> 1 çay kaşığı kimyon
>> 1 tatlı kaşığı
pul biber
>> 1 tatlı kaşığı
kuru reyhan
>> ½ çay bardağı
sıvı yağ
>> Tuz
HAZIRLANIŞI
Tavuk etleri mutfak robotundan ufak parçalar hâline gelene kadar geçirilir. Tavuk derisi ufak küpler şeklinde kesilir. Soğanlar, domates ve sarımsaklar rendelenir. Derin ve geniş bir tepsiye tavuk eti, bulgur, rendelenmiş sebzeler, salça ve tuz konulur. Bulgurlar yumuşayıp tavuk etiyle bütünleşene kadar en az yarım saat yoğrulur. Daha sonra hazırlanan harca baharatlar ve tavuk derileri eklenerek birleşene kadar 5-10 dakika daha yoğurma işlemine devam edilir. Hazırlanan harçtan ıslak elle mandalina büyüklüğünde parçalar koparılarak köfte şekli verilir. Geniş bir tavaya çok az yağ sürülür. Köfteler kısık ateşte önlü arkalı her tarafı eşit kızarana kadar yaklaşık 7 dakika kadar pişirilir.
ÇORUM SIRIK KEBABI
MALZEMELER
>> 1 adet 1-2 yaşlarında kuzu veya tiftik oğlak
>> Kalın tuz
HAZIRLANIŞI
Kuzu veya oğlağın derisi yüzülür ve içi boşaltılır. İç kısmı kalın tuzla iyice ovulur.
Hayvanın karnı kapatılır ve ateşin önüne yerleştirilen sırığa geçirilir. Yağların toplanması için altına bir tepsi yerleştirilir.
Pişirme sırasında tepside biriken yağlar ara ara kepçeyle alınarak hayvanın üzerine dökülür. Böylece etin kuruması önlenir.
Yaklaşık 2,5 saat boyunca sırık çevrilerek pişirilir. Sırttaki etler patlamaya başladığında kebabın piştiği anlaşılır.
Sırık kebabı ateşten alınmadan önce karnına bir kesik atılır ve içindeki tuzlu suyun akması sağlanır. Soğuduktan sonra söğüş et olarak servis edilir.
HEDİK
MALZEMELER
>> 2 su bardağı buğday
>> 1 çay bardağı önceden haşlanmış nohut
>> Badem
>> Ceviz
>> Kayısı
çekirdeği
HAZIRLANIŞI
Buğday iyice yıkanır ve süzülür. Düdüklü tencereye alınır. Üzerini aşacak kadar su eklenir ve yaklaşık 40 dakika pişirilir.
Önceden haşlanmış nohut eklenir ve kısık ateşte beş dakika daha pişirilir. Düdüklü tencerede pişirildiği için dibinin tutmamasına dikkat edilir ve kısık ateşte pişirilir. Hedik servis tabağına alınır. Üzeri badem, ceviz ve kayısı çekirdeğiyle süslenerek sunulur.

