Türkiye’de gastronomi ile turizmi buluşturan önemli etkinlikler arasına girdi artık Kültür Yolu Festivalleri… Bu yıl 26 şehirde yapılacak festivallerin koordinatörü Selim Terzi, yurt dışında tanıtım hedefi koymuştu geçtiğimiz yıl.
Bunun gerçekleşmesini çok isteriz. Çünkü geçtiğimiz günlerde İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) ile Güvenilir Ürün Platformu iş birliğiyle gerçekleşen Borsa Meydanı toplantısında bu konunun altı çizildi.
Gastronominin Turizme Etkisi başlıklı toplantıda İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap şu noktanın altını çizdi:
-Bir turistin harcadığı her beş liradan biri doğrudan gastronomiyle ilişkili. Turizm gelirlerini en iyi gastronomi ile artırabiliriz. Türkiye dünyanın gastronomi potansiyeli en büyük ülkelerinden biri… Bu potansiyeli turizme yansıtırsak turizm gelirimizin artacağına şüphe yok. Ancak kontrolsüz gastronomi bu yoldaki en büyük tehdittir. Plansız yapılan gastronomi çalışmaları ters tepebilir ve turizme zarar verebilir.
Aynı etkinlikte konuşan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu da gastronomi turizminin tanıtımına büyük önem verdiklerinin altını çizdi ve ekledi:
-Geleneksel değerlerimize sahip çıkmak ve korumak çok önemli. Ülkemizde lahmacun gibi geleneksel yemeklere bile ‘Turkish pizza’ denmesi, hatta global markaların mantı gibi geleneksel lezzetleri adını değiştirerek ihraç etmeleri, bu alanda atmamız gereken adımların önemini gösteriyor. Bu lezzetleri sadece tanıtmakla kalmamalı, aynı zamanda marka değerleriyle dünyaya sunmalı ve imajını değiştirmeliyiz.
Etkinlikte Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Koralı güçlü mutfak için yerel ürünlerin desteğine ihtiyaç olduğunu vurgularken, HORECADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Alıcılar, Türkiye'nin uluslararası turizmde bir üst lige çıkabilmesi için tabaktaki değerin artırılması gerektiğinin altını çizdi.
Etkinlik, son yıllarda tüm tarafların bir araya gelerek yapılan en önemli beyin fırtınalarından biriydi. Bu tür etkinliklerin sayısı artmalı.
“Sorun varsa çözüm de vardır” dediler teknik tekstil merkezi olmaya karar verdiler
Eğer ekonomideki gelişmelerle ilgili moral almak istiyorsanız Anadolu’ya gidin. Biz öyle yapıyoruz.
Son olarak fırsatlar kenti Mardin’deydik… Ayrıntılarını sizlerle paylaşacağız önümüzdeki yazılarda.
Önce Denizli’yi yazalım… Denizli ‘sorun varsa çözüm de vardır’ sloganı ile hareket ediyor. Hareketin liderliğini Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan yapıyor. Nasıl mı yapıyor kendi ağzından aktaralım:
-Ben sabah erkenden kalkarım. Her gün en az 10 işletme, fabrikayı ziyaret ederim. Sonra haftada bir sektörlerden rastgele 30 işletmeyi seçip telefonla hâl hatır sorarım. İş planımızı buna göre yaparız.
Planda çözüm var. Başkan Erdoğan tekstilin en önemli kentlerinden biri olan Denizli’de önce onların sorunlarını çözmek için kolları sıvıyor ve teknik tekstil konusunda tarihî adımı atıyor:
-Biz tekstilin en önemli kentlerinden biriyiz. Havluda, bornozda dünyada markayız. Bu avantajımızı kaybetmemek için işin teknoloji kısmına eğildik. Önce Denizli Tekstil Yenilik ve Tasarım Merkezi’ni kurduk. Şimdi yeni adımlarla bu alanda dünya markası olmaya çalışıyoruz.
Yapılan çok önemli. Hatta tarihî bir adım. Sektörü en iyi bilen isimlerden İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sultan Tepe yıllarca önce şöyle demişti:
-Tekstildeki başarımızı teknik tekstilde sürdürmemiz mümkün, herkesin bu alanda çalışması gerekiyor. O zaman tekstil yine ihracatta lider olur.
Evet, Başkan Erdoğan’ın teknik tekstil konusunda attığı adımlar Denizli’nin tekstilde yine marka kent olmasını sağlayacak.
Çözüm sadece teknik tekstilde atılan adımlarla sınırlı değil.
Başkan Erdoğan, “Denizli’de ticaretin yeni dili dijitalleşme olacak” diyor ve ekliyor:
-E-Ticaret artık tercih değil zorunluluk hâline geldi. E-Ticaret özellikle KOBİ'ler için yalnızca bir satış kanalı değil, aynı zamanda dünyaya açılan bir kapı. Denizli gibi üretim gücü yüksek, tekstil ve sanayide markalaşmış bir şehir için dijital dönüşüm mutlaka yapılmalı, biz de bu konuda çalışıyoruz.
Sonra da işin püf noktasına şu cümlelerle giriyor:
-Unutmayalım ki; üretmek kadar doğru pazarlamak, pazarlamak kadar doğru platformda yer almak da önemli. Dijital dünyada var olmayan bir işletmenin rekabet etmesi, giderek daha da zorlaşacaktır. Dijital dönüşüme yatırım yapmak, aynı zamanda geleceğe hazırlanmaktır.
Başkan Uğur Erdoğan’ın çalışmalarına yönetim kurulu tam destek veriyor. Bir destek de Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Bekir Çakır ile Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayla Taşçıoğlu’ndan geliyor. Aynı zamanda ödüllü girişimci olan Ayla Taşçıoğlu kadın girişimcilerin e-Ticaret'le ilgili sisteme entegre olması için var gücü ile çalışıyor...
Denizli Ticaret Odası’nın bir asrı geride bıraktığını söyleyen Bekir Çakır sözlerini şöyle sürdürüyor:
-Hem köklü bir kuruluşuz hem de yeniliklere kapımız ardına kadar açık.
Özetle Denizli sıkıntılı tekstile teknik bir destek vererek çözüm üretiyor. Sıkışan piyasaları da e-Ticaret'le açmaya çalışıyor. Yani sorun varsa çözüm de vardır diye yola çıkıyor.
Dijitalleşmeye uyumluyuz
Denizli’de ASKON da dijitalleşme konusunda önemli çalışmalar yapıyor.
ASKON’un Denizli Başkanı Uğur Küçük bu konuda yapılan çalışmaları şöyle anlatıyor:
-Oda’nın e-Ticaret'le ilgili yaptığı çalışmalar çok kıymetli… Denizli dijitalleşme açısından e-İhracat ve e-Ticaret'te belki ülkemizde en hızlı uyum sağlayan şehirlerimizden biri. Bu konuda yoğun bir istek ve talep var. Bizim kendi üye iş insanlarımızdan büyük bir eğilim var şu an. Bu konuda eğitimleri hızlandırmalıyız.
E-Ticaret'te başarı hikâyesi yazdılar
Peki dijitalleşme ile ilgili çalışmaların başarı hikâyeleri var mı Denizli’de? Başkan Uğur Erdoğan iki güzel örnek ile bu çalışmaya da gönderme yapıyor.
İlk örnek genç bir kadın girişimci… Hatice Avcı, dijital pazarı kullanarak Türkiye’nin önemli zeytinyağı markalarından biri olmayı hedefliyor.
Denizli’nin önemli et markalarından Et Ala ise dördüncü kuşak yöneticisi ve Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Sabanoğlu’nun e-Ticaret'te attığı adımlarla ülke markası olmaya koşuyor. Sabanoğlu’nun yaptığı çalışmalara bakılırsa hedefinde dünya pazarları da yer alıyor.
KOBİ’ler için çok önemli bir fırsat
Şirketlerin dijitalleşme ile ne gibi başarı yakaladıklarını iş dünyasının önemli isimlerinden ve Kadın Girişimcileri destekleme Zirvesi’nin Başkanı Senur Akın Biçer şu sözlerle anlattı:
-Biz markamız Arnica’da dijital adımlar atmaya başladık. İyi sonuçlar alıyoruz. Üretmek çok önemli. Ama bunu dünyaya satmak daha önemli. Hele de markalaşarak bunu yaparsak işte o zaman sırtımız yere gelmez. Geçmişte ürünün satış ve pazarlama maliyetleri çok yüksekti. Dijitalleşme bunu aşağı çekti. KOBİ’lerin bunu fırsata çevirmesi mümkün.

