İki gün önce televizyon ve gazetelerde bir maden kazası haberi yayınlandı. Özetle şöyle diyordu:
“Zonguldak’ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan 2 işçinin cansız bedenlerine ulaşıldı. Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde özel bir maden ocağında meydana göçükte 3 işçi mahsur kalmıştı. İhbar üzerine olay yerine hızlıca ulaşan Türkiye Taş Kurumuna ait tahlisiye ekiplerinin çalışmaları sonucu İsmet Kabuk yaralı olarak kurtarılmıştı. Ekiplerin çalışmaları sonucu göçük altında kalan Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret’in cansız bedenlerine ulaşıldı. 7 saat süren çalışmalar sonucu Veysel Oruçoğlu’nun (46) cansız bedeni madenden çıkarılarak, ambulansla morga kaldırıldı. Hayatını kaybeden Ziya Kiret’in cenazesini çıkarmak için ekiplerin çalışmaları devam ediyor.”
Ziya Kiret’in de cansız bedenine ulaşıldı. Veysel Oruçoğlu ile birlikte dün defnedildiler. Ziya Kiret 60, Veysel Oruçoğlu da 46 yaşındaydı. Ancak haberlerde olmayan bir şey vardı! Bu iki vatandaşımız da "özel" maden ocağında değil "kaçak" maden ocağında çalışıyorlardı! Zonguldak’ta doğru dürüst denetim olmadığı için bu kaçak maden ocakları faaliyetlerine devam ediyorlar.
Özel maden ocağı olsa denetim olur. Ayrıca özel maden ocakları vergi verir, SGK öder, ruhsatı vardır. Kaçak maden ocağı Zonguldak’ta evinizin önünde bile olur. Orayı kazarsınız, üç dört vatandaş kaçak çalışır. Sadece maaş ödersiniz. Ne tedbir vardır ne başka şey... Bu şehir maalesef yıllardır böyledir. Aynı kaçak maden ocağında geçen sene de bir işçi öldü. Şimdi göreceksiniz, bir iki açıklama dışında sonuç değişmeyecek! O kaçak maden ocağı birkaç ay sonra çalışmaya devam edecek. Çünkü Türkiye’de hafıza yok. Her şey üç gün içinde unutuluyor.
Maalesef Zonguldak’ta kaçak maden ocağı ciddi sorun. İşsizlik had safhada. Geçim nedeniyle insanlar bu tür maden ocaklarında çalışıyorlar. Çalışma şartları bırakın insani düzeni 1980’li yıllarınkine bile denk değil. Zonguldak’a gidin, “Kaçak maden ocakları nerede?” diye sorun. Herkes size yerlerini gösterir. Ama nedense o kaçak maden ocakları kapatılmıyor. Yıllardır o madenleri çalıştıranlar var. Denetim zaten yok. İstense o kaçak maden ocakları bir günde kapatılır...
Zonguldak’ta ilginç bir şey daha oldu. Emekli sayısı çalışan sayısını geçti. 2024 Aralık ayı verilerine bakayım: Eski adıyla SSK’lılar olarak bilinen 4/A statüsünde 112 bin 461 kişi, Bağ-Kur’lu esnaf ve çiftçileri kapsayan 4/B statüsünde 12 bin 299 kişi ve memurları kapsayan 4/C statüsünde ise 24 bin 797 kişi bulunuyor. Bu verilerle, Zonguldak’taki toplam aktif çalışan kişi sayısı 149 bin 557 olarak belirlendi.
Sosyal güvenlikten emekli aylığı veya dul/yetim aylığı gibi ödeme alan kişi sayıları ise 4/A statüsünde 151 bin 604, 4/B statüsünde 14 bin 550 ve 4/C statüsünde 14 bin 711 olarak tespit edildi. Buna göre, Zonguldak’taki toplam aylık alan kişi sayısı 180 bin 865 olarak gerçekleşti.
Yani emekliler sayıca çalışanları geçti. Durum bu. Şehir sürekli geri gidiyor. Göç veriyor. Böyle giderse 10 sene sonra emekli maaşı alanların sayısı çalışan sayısının iki katı olacak.
Yeni sanayi haritası
Dün, Akşam gazetesi yayınladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından yapılan açıklamalarla tanıtımı yapılan Mega Endüstri Bölgeleri Master Planı hayata geçiriliyor. 13 ilde toplam 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni sanayi yatırım alanı oluşturulmasına ilişkin master plan, 16 Ocak'ta Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Marmara’ya göçü önlemek için 13 şehre yatırım yapılacak. O şehirler şöyle:
“Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hassa (Hatay), Karaman Doğu, Karaman Kuzey, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir; Konya, Konya Ereğli, Nevşehir, Bor (Niğde) Güney, Bor (Niğde) Kuzey, Yozgat.”
Buraya Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz’den iller de eklenebilirdi, Doğu Anadolu ve Güney Doğu’dan da. Anadolu genel olarak boşalıyor. Nüfus Batı’ya göçüyor. Köylerde yaz dışında insan yok. Yazın gelenler de artık eskisi gibi çok kalmıyor. Göç önlenirse doğurganlık sayısı da artar.
Hem üretim hem de nüfus için Anadolu işi tekrar ele alınmalı.

