AB, 1 Temmuz’da Türk çeliğine yüzde 50 vergi uygulayacak: Bizi de koruyun!
Çeliğin en fazla kota ve vergiyle karşılaşan sektörlerin başında geldiğini ifade eden Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Aslan “AB’nin ek vergi uygulaması 2-3 milyar dolarlık kayıp anlamına geliyor. Sadece AB değil ABD, Fas ve Mısır da koruma tedbiri uyguluyor. Türkiye ise herkese açık. Bizim de korunmaya ihtiyacımız var” dedi.
ÖMER TEMÜR - Küresel piyasalardaki daralma ve artan korumacılık tedbirleri, Türkiye çelik sektörünü vurdu. Türkiye’nin çelik ihracatı geçtiğimiz yıl 19 milyon 432 bin ton olarak gerçekleşirken, 23 milyon ton ithalat yapıldı. Sektörü yeni yılda ise zorlu bir sınav bekliyor. AB’nin Türk çeliğine uyguladığı vergi 1 Temmuz itibarıyla yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkıyor. Ek vergi 3 milyar dolar kayıp anlamına gelirken sektör koruma tedbirleri talep ediyor.
Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Aslan, 2025 yılında 16,5 milyar dolar ihracat yaptıklarını belirterek “Küresel çelik piyasasında fiyatlar ciddi baskı altında. Çin’in yüksek ihracat hacmi ve dünya genelindeki arz fazlası fiyatları aşağı çekiyor” dedi. Çeliğin dünyada en fazla kota ve vergiyle karşılaşan sektörlerden biri olduğunu dile getiren Aslan, AB’nin 1 Temmuz itibarıyla Türk çeliğine yüzde 50 vergi uygulayacağını söyledi. Avrupa Birliği’nin 7 milyon 900 bin ton ile ihracatta yüzde 60 pay aldığına dikkat çeken Aslan şunları kaydetti: AB’nin Türk çeliğine ek vergi uygulaması 2-3 milyar dolarlık bir kayıp anlamına geliyor. Sadece AB değil ABD, Fas ve Mısır da kuruma önlemi uyguluyor. Bizim pazarımız ise herkese açık. Şu an çelik ithalatının çok büyük kısmını Çin’den yapılıyor. Bu doğru değil. Bizim de korunmaya ihtiyacımız var.
Aslan, AB’nin açığını kapatmak için komşu coğrafyalara odaklanacaklarını belirterek “Çelik sektörü giderek bölgeselleşiyor. Uzak pazarlarda hem lojistik maliyetler artıyor hem de gümrük vergileri ve kotalar ciddi bir engel oluşturuyor. Buna karşılık yakın pazarlarda hızlı teslimat, esnek üretim ve güçlü ticari ilişkiler gibi avantajlarımız var. İhracatta Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova gibi Adriyatik ülkelerine ağırlık vereceğiz. Aynı şekilde Romanya, Bulgaristan, Gürcistan ve Azerbaycan’a odaklanacağız” diye konuştu.
Sektördeki yeni büyüme stratejisinin ikinci ayağını ise katma değerli ürünlerin oluşturduğunu söyleyen Aslan, uzun ürünler ve inşaat demirinin hâlen ihracatta önemli bir paya sahip olduğunu ancak bu yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı. İnşaat demirinin tonaj olarak ihracatın lokomotifi olmasına karşın katma değerinin sınırlı olduğunu anlatan Aslan, orta ve uzun vadede soğuk haddelenmiş, galvanizli, boyalı ürünler, bağlantı elemanları ve paslanmaz çelik gibi katma değerli ürünlerin payının artacağını kaydetti. Bu dönüşümün, Türk çelik sektörünü Çin ve Hindistan gibi düşük maliyetli üreticilerle doğrudan fiyat rekabetinden uzaklaştıracağını ifade eden Aslan “Katma değerli üretimle hem fiyat baskısını azaltacağız hem de daha sürdürülebilir bir ihracat yapısına geçeceğiz. Çelik sektörü bundan sonra büyümeyi uzak pazarlarda değil, yakın coğrafyada ve nitelikli ürünlerle arayacak” değerlendirmesinde bulundu.
HEDEF 17 MİLYAR DOLAR İHRACAT
Avrupa pazarında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması belirsizliği olduğuna dikkat çeken Aslan, bu nedenle 2026’ya ihracatta düşüşle başladıklarını, ancak sürecin netleşmesiyle birlikte ihracatta yeniden bir ivme beklediklerini dile getirdi. Aslan, sektörün 2026’da tonajda 20 milyon ton, değer bazında ise 17 milyar dolarlık bir hedef belirlediğini
söyledi.
DÜNYA ÇELİK SEKTÖRÜNÜN NABZI İSTANBUL’DA ATACAK
Aslan, 25-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Steel Networking Summits 2026’nın küresel çelik sektörünün önde gelen üreticilerini, tüccarlarını, tedarik zinciri yöneticilerini, kamu otoritelerini ve politika yapıcılarını buluşturacak referans niteliğinde uluslararası bir konferans olacağına dikkat çekti. Aslan “80 farklı ülkeden 500’ün üzerinde sektör profesyonelinin beklend1iği konferansta 40’ı aşkın konuşmacı yer alacak. İkili iş görüşmelerinin de yer alacağı bu platformda önemli ölçüde çelik ticaretinin de gerçekleşeceğini düşünüyoruz. İlkinden sonra her sene tekrarlayarak geleneksel hale getirmeyi hedeflediğimiz bu etkinliklerle dünya çelik sektörünün nabzının Türkiye’de atmasını amaçlıyoruz” dedi.
