Aziz İhsan Aktaş’ın oğlu: Örgüt dedikleri benim ailem
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında altısı görevinden uzaklaştırılan yedi belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24’ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı dava, sanık savunmalarıyla sürüyor.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı.
Aktaş, 22 yaşında olduğunu, bu süreçte medyanın baskısından kaynaklı personellerin yaptıkları işlerin suçmuş gibi hissettirilmesinin ve yapılan haberlerin kendisini psikolojik olarak yıprattığını ifade etti.
Kendisine ve ailesine atılan iftiraların aklından çıkmayacağını söyleyen Aktaş, "Ben ve ailemin en nihayetinde aklanacağına inanıyorum. İddianamede babamın örgüt elebaşı, benim de örgüt üyesi olduğum iddiaları var ancak bizim aramızdaki ilişki sadece aile ilişkisidir. Akrabalarımla aramızdaki ticari ilişkiye bakıldığında, kendi ailemle ticaret yapmam benim kültürümdendir. Bu tür ilişkileri suç işlemek amacıyla kurulan bir yapı olarak görmek hukuka aykırıdır." dedi.
Aktaş, yazılım mühendisliği bölümünde okuduğunu aktararak, "Aktaş Bilgi Teknolojileri Anonim Şirketini kendim kurdum ve yönetiyorum. Karar alma yetkisi bana aittir. Şirket tek ortak olarak bana aittir ve lisans eğitimi aldığım alanda hizmet vermektir. Sonuç olarak iddianamede var olduğu iddia edilen örgüt, örgüt değil benim ailemdir. Örgüt elebaşı olarak değerlendirilen kişi örgüt elebaşı değil, benim babamdır. Üzerime atılı suç örgütü suçlamasını kabul etmiyorum." savunmasını yaptı.
Hakkında yürütülen soruşturmada şirketinin yetkililerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) görevlilerine verildiğini kaydeden Aktaş, bu süreçte yakınlarına ait firmalarla ticari ilişkilerin devam ettiğini, bunun da bu ilişkilerin suç olmadığını gösterdiği ifade etti.
Aktaş, üzerine atılı suçlamalarını reddedip, beraatine ve şirketinin tarafına iadesine karar verilmesini talep etti.
Tutuksuz sanık Mustafa Us, ihale kapsamındaki işlerle uzaktan yakından ilgisinin bulunmadığını öne sürerek, "Çalıştığım şirket ihaleli iş aldıysa, personel, maaş hesaplama, bordro gibi işlerle ilgilenirim. İhale süreçleriyle ilgili yetkim yoktur. İşverenimle Aziz İhsan Aktaş'ın akraba olması ve iş yapması beni örgüt üyesi yapmaz. Suçlamaları reddediyorum." ifadelerini kullandı.
