Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Özkan Yalım ve Böcek ailesinin ifadelerine hukuk n...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Av. Cengiz Gülaç

Hukuka göre belediyeler siyasi partilerin giderlerini karşılayamaz ve siyasi partilere bağışta bulunamaz. Siyasi partiler kanunda belirtilen bağışların haricinde bağış alırsa hazine tarafından tespit edilen bağışlara ve ayni miktarda paraya el konulur.

Türkiye ilginç bir ülke... Başka memleketlerde yeri yerinden oynatacak, toplu istifalara sebep olacak skandallar, ülkemizde 24 saati bile doldurmadan yerini bir başka skandala bırakıyor. Ortalık “muhalif” oldukları için tutuklandığı iddia edilen “etkin pişman”lardan ve onların dudak uçuklatacak cinsten itiraflarından geçilmiyor. Dolayısıyla Türkiye siyasetinde gündemin hızına yetişmek mümkün olmuyor.

Bütün bu hengamenin içinde biz de yüksek perdeden dile getirilen bazı kavramların aslında söyleyenler tarafından içselleştirilen değerler olmadığını, siyasi rakiplerini vurmak için araçsallaştırıldığını anlıyor; toplumu ayakta tutan bu değerlerin siyasi hırs uğruna zayi edildiğini ibretle müşahede ediyoruz. Ne yazık ki günümüz Türkiye’sinde “yolsuzluk”, “etik”, “ahlak” gibi mefhumlar birer itham aracına dönüşmüş durumda.

Türk Dil Kurumu Sözlüğü “yolsuzluk” kelimesi için “Bir görevi veya yetkiyi kötüye kullanmaktır” tanımını yapıyor. Sözlük “etik” kelimesi için ise “Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması gereken davranışlar bütünü. Ahlaki” diyor.

Yolsuzluk, etik ve ahlak gibi kavramları dilinden düşürmeyenlerin bugünlerde iddialarından vurulmalarını hayatın garip bir cilvesi mi sayalım yoksa “kurucu baba” olduklarını iddia edenlerin, sistem tarafından bugüne kadar dokunulmuyor olmalarından dolayı gizli çamaşırlarının ortaya saçılması mı sayalım?

Hazreti Mevlâna’nın dediği gibi, “söz uzatılınca maksat unutulurmuş.” Biz, gündemi meşgul eden siyasi etik/ahlak tartışmalarını okuyucunun ahlak terazisini emanet edip gündeme bomba gibi düşen bazı konular için acaba hukuk ne diyor, ona bakalım.

CHP’den 3 dönem milletvekilliği yaptıktan sonra Uşak Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Özkan Yalım, çeşitli iddialarla tutuklandı. Yalım olayından sonra kamuoyuna yansıyanların ahlaki seviyesi iş bu makalenin konusu değil. Bu, daha önce de dediğim gibi okuyucunun ahlak terazisine emanet edildi. Özkan Yalım da tıpkı “İmamoğlu suç örgütü”nün bazı üyeleri gibi etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için savcılığa müracaat etti.

İddialara göre ya da daha doğru ifadeyle muhataplarının da kabul ettiği üzere CHP Genel Başkanı için alınan aracın donanım masrafı olan 170 bin dolarlık bedel Uşak Belediyesi tarafından karşılanmış. Bu konu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından kabul edildi ve olay şu basitlikte ele alındı: “CHP’ye hazine tarafından ödeme yapılır. Belediye bir kamu kurumudur. Bir kamu kurumu geliri hazine tarafından ödenen bir partiye para vermiş. Yani bir cebinden almış diğer cebine koymuş. Bunda ne var?”

“BAĞIŞ” HADİSESİNİN HUKUKİ İZAHI

Peki, olayın hukuki izahı nedir?

Siyasi Partiler Kanunu’nun 66. maddesine göre belediyeler siyasi partilere bağışta bulunamaz. Aynı Kanun’un 76. maddesi ise şöyle demektedir: “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bağış kabul ettiği, mal veya gelir edindiği Anayasa Mahkemesince tespit edilen siyasi partilerin, bu yolla elde ettikleri gelirlerin tamamının, Kanunda belirtilen miktarlardan fazla gelirlerle, taşınmaz malların kanuni miktarı geçen kısmının karşılığının Hazineye irat kaydedilmesine, taşınmaz malların ise Hazine adına tapuya tesciline karar verilir.”

5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesi belediyelerin giderlerinin neler olabileceğini belirlemiştir.

İzah edilen sebeplerden dolayı, belediyeler siyasi partilerin giderlerini karşılayamaz ve/veya siyasi partilere bağışta bulunamaz. Siyasi partiler kanunda belirtilen bağışların haricinde bağış alırsa hazine tarafından tespit edilen bağışlara ve/veya ayni miktarda paraya el konulur.

Belediyenin gelirlerini usule aykırı olarak bir başka kişi veya kuruma aktaran kişi “somut olaya” göre Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi gereği “Görevi Kötüye Kullanma” veya aynı Kanun’un 247. maddesi gereği “Zimmet” suçundan yargılanır.

Aynı fiilin neden görevi kötüye kullanma veya zimmet suçunu oluşturabileceğine gelince…

İş bu makalede belirtilen hukuki görüşler açık kaynaklarda belirtilen ve tarafların beyanlarına göre analiz edilmiştir. Dosyadaki delillere göre suç vasıflandırılabilir ancak netice itibarıyla fiilin suç olduğu ortadadır.

TCK’DA RÜŞVET SUÇU

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın açık kaynaklarda yer alan etkin pişmanlık ifadesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e çeşitli zamanlarda çeşitli miktarlarda para verdiği iddia edilmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesinde düzenlediği “Rüşvet Suçu”; görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye maddi/manevi menfaat sağlamayı ifade eder.

Rüşvet suçunun faili kamu görevlisidir ancak 252. maddenin 8. fıkrasında kamu görevlisi olmasa da rüşvet suçunun faillerinin kimler olabileceği sıralanmıştır. 8. fıkranın (d) bendi kapsamına göre “Kamu yararına çalışan dernek” yöneticileri kamu görevlisi olarak kabul edilmekte ve dahi rüşvet suçunun faili sayılmaktadır.

Siyasi Partiler Kanunu’nun 118. maddesi “Genel ceza hükümleri” başlığıyla dernekler kanununa atıf yapmaktadır. İzah edilen sebeplerle siyasi partilerin yetkilileri kamu görevlisi sayılmaktadır. Bu kişiler görevleri gereği bir işi yapmak veya yapmamak için doğrudan veya aracılar vasıtasıyla menfaat sağladıklarında rüşvet suçunu işlemiş olurlar. Bir kişiyi belediye başkan adayı yapmak için menfaat temin eden siyasi parti yetkilisi rüşvet suçunun failidir.

Özkan Yalım’a ait olduğu ifade edilen otel ve gece kulübünde ahlaka mugayir iddialar ise rüşvet suçunun manevi menfaat fiilini oluşturmaktadır.

Rüşvet suçu çerçevesine girmeyen ödemelere dair olarak ise, alan kişi açısından Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde aldığı paranın veraset ve intikal vergisini ödemesi gerekmektedir.

Yalım’ın Özgür Özel’e saat hediye etmesi, eşine ve kızına çanta hediye etmesi Özel tarafından saatin “çakma” olması kaydıyla kabul edildi. Siyasetin etik kurallarına ilişkin hediyeler ve Yalım’ın diğer iddia edilen suçlara ilişkin beyanları makalemizin konusu değildir.

BÖCEK AİLESİNİN ETKİN PİŞMANLIĞI

Savcılık makamınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek de etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için savcılığa müracaat etti.

Böcek ailesinin ayrı ayrı verdikleri ifadelerde “tutarlı” bir şekilde Veli Ağbaba’ya belediye başkan adayı gösterilmek şartıyla bir milyon avro para verdiklerini öğreniyoruz. Daha sonra bu paranın az olduğu ve 5-6 milyon avro daha Ağbaba tarafından talep edildiğini öğreniyoruz.

İddialara dair dosyada ispata yarar delillerin neler olduğunu bir tarafa bırakacak olursak “Para verildiği doğru olsa bile suç teşkil etmez. Bu bağış sayılır…” gibi çaresiz savunmaların hukuken bir geçerliliği var mı, ona bakalım…

Aslında Veli Ağbaba konusunda yapacağımız hukuki değerlendirmelerin bir kısmını yukarıda, Özkan Yalım’ın iddialarını değerlendirirken yapmıştık.

Siyasi partilere kimlerin, ne kadar bağış yapılabileceği kanunla düzenlenmiştir. 2026 tarihli güncel rakama göre bir kişi en fazla 634 bin TL bağışta bulunabilir. Milyon dolarlarla/avrolarla bağış yapılamaz. Böcek ailesinin beyanını esas alacak olursak yukarıda izah edilen rüşvet hükümleri bu olay için de geçerlidir.

Rüşvete dair bir talep değil de bazıları tarafından ifade edildiği gibi bağış kabul edilse bile Siyasi Partiler Kanunu’nun 116. maddesine göre suçtur. Çünkü bu madde şu şekildedir: “Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak bağışta bulunan kimse ve bağışı kabul eden parti sorumlusu, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

CHP’nin kadrolu çığırtkan medyacılarının iddia ettiği gibi milyonlarca avro bağış amaçlı verilmişse bu paralar CHP’ye bağış olarak kaydedilmiş mi? Böyle bir kayıt varsa Ağbaba’nın zimmet suçuna ilişkin durumuna da bakmak gerekecektir!

Gökhan Böcek’i tanımadığını beyan edip beddualar savuran Veli Ağbaba, söz konusu şahsı tutuklandıktan hemen sonra cezaevinde ziyaret edecek kadar tanıdığını da sonradan öğrenmiş bulunuyoruz. Dolayısıyla bu bağlamda Veli Ağbaba’nın etkin pişmanlık ifade sahibiyle olan hukukunu inkâr etmesinin doğru bir savunma olmadığını belirtmek zorundayım.

Son raddede verilen paralara ilişkin deliller yetkili savcılıkça değerlendirilecektir. Suça dair değerlendirmelerin sonunda bağış veya adaylık için değil de elden alınan paralar olduğu ortaya çıkarsa paranın veraset ve intikal vergisinin ödenmesi gerekecektir.

AHLAKI HAVLUYA DOLANAN SİYASET!

Makaleye yolsuzluk nedir diye başladık…

Ahlakı havluya dolanan bir siyasetin ifşa edilen iddialara ilişkin hukuki analizini yapmak bir fayda sağlar mı?

Partisinden istifa edeceği öğrenilen Keçiören Belediye Başkanı’na istifa etmemesi için yalvarırcasına mesaj atıp “Gidersen demek ki hırsızsın!” diyen Özgür Özel’in dürüstlük ölçüsünü nereye koyacağımızı bilemiyorum!

Gidersen hırsızsın!

Kalırsan dürüstsün!

Problem hırsız olmakta değil, nerede durduğunda!

Susarsan dürüstsün, itiraf edersen iftiracısın!

CHP’de kalırsan eşin de sen de dürüstsünüz ama gitmeye karar verirsen hırsızsınız!

Ekrem İmamoğlu ve örgütünü yargılayanlar “Yargı Darbesi” yapmıştır! Ve dahi sarayın hâkimleri, savcılarıdır ama kendileri iktidar bile olmadan sırf partilerinden istifa ettikleri için birilerini peşinen yargılama tehdidinde bulunurken vadettikleri sözde yargı bağımsızlığıdır!

Sonra Akın Gürlek diye biri hayatımıza girdi ve kurucu baba olduğunu iddia eden insanların bütün foyasını ortaya saçtı. Bizlerin yüzleri duyduklarımızla kızarırken her gün ahlakı havluya dolananlardan vaazlar dinliyoruz, hayallerindeki iktidarın tehditlerini sineye çekiyoruz!

Mevcut mevzuat çerçevesinde açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre Böcek ailesiyle Özkan Yalım’ın ifadelerini hukuki açıdan ele aldık. Elbette ki her hukuki görüş gibi benim yaptığım analizler de eleştirilebilir, farklı düşünceler ileri sürülebilir…

Ancak konuşulan meselelerin ahlaki seviyesi… Takdir sizlerin!

Geniş Açı - Fikir ve tartışmada son yazılar...