Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Türkiye’de şirket karmaşası var
0:00 0:00
1x
a- | +A

Abdurrahman Gök/ Hukukçu Yazar

Mevcut Ticaret Kanununda, şirket türü olarak, anonim şirket, limitet şirket, komandit şirket ve kolektif şirket gibi şirket türlerine yer verilmiştir. Kitabın ortasından konuşacak olursak kanunlarımızda bir “şirket karmaşası” vardır. Üstelik bu karmaşık düzenlemeler ve uygulama şekilleri, ticari ahlakı kökünden sarsmıştır.

Ticari hayatı kolaylaştırmak, piyasadaki sıkıntıları problemleri çözmek, yargıdaki ihtilaf yükünü hafifletmek, kayıt dışı ticaretin önüne geçmek, alacaklıların korunması ve güven duygusunun hayat bulması adına Türkiye’de atılması gereken çok önemli bir hukuki adım var.

TİCARET KANUNUNDA DÜZENLEME YAPILMALIDIR

Mevcut Ticaret Kanununda, şirket türü olarak, anonim şirket, limitet şirket, komandit şirket ve kolektif şirket gibi şirket türlerine yer verilmiştir. Kitabın ortasından konuşacak olursak kanunlarımızda bir “şirket karmaşası” vardır. Üstelik bu karmaşık düzenlemeler ve uygulama şekilleri, ticari ahlakı kökünden sarsmıştır. Güven duygusunu ortadan kaldırmıştır. “Söz namustur” kavramı yerine, “Ara ki bulasın” mağduriyeti gelmiştir. Bunun için Ticaret Kanunu’nda düzenleme yapılarak anonim şirket dışındaki şirket türleri ortadan kaldırılmalıdır.

NASIL BİR ANONİM ŞİRKET

İnsanı ve güveni öne çıkaran, mesuliyet duygusunu netleştiren, sermaye yapısı, yaptığı iş ile orantılı olan, her türlü giderini ve gelirini vergi kanunları karşısında kullanabilecek olan bir anonim şirket olmalıdır.

Anonim şirketler, asgari bir kişi ile kurulabilmelidir. Sermayesi asgari ödenmiş 1 milyon Türk lirası olmalıdır. Yönetim kurulu asgari bir kişi olmalıdır.

Ancak şirketin esas mukavelesinde yazılan işleri yapmak için gereken sermaye ile orantılı bir sermaye ile şirketin kurulması sağlanmalıdır. Önüne gelenin şirket kurmasının önlenmesi gibi, gerçek tacirlerin de şirket kurma avantajlarından faydalanması lazımdır. Dürüstlük teşvik edilmelidir.

YÖNETİM KURULU

Şirketlerin yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu başkanı, imza attıkları işlemlerden dolayı kamu makamlarına ve alacaklılara ve denetim mekanizmasına karşı bizzat sorumlu olmalıdır. İmza atan, imzasının arkasında durmalı ve taşın altına elini koymalıdır. Bunun için basiretli yönetici ön plana çıkmalıdır.

Şirketin nitelikli her türlü işleri için yönetim kurulu kararı alınmalıdır. Misalen gayrimenkul alım satımı, rehin, ipotek verilmesi, üçüncü kişiler lehine borçlanmalar, ticari sözleşmeler, yeni şirket kurulması, ortak olunması ve hisse satımı gibi nitelikli işler için mutlaka yönetim kurulu kararı alınmalıdır.

Bu sebeple yönetim kurulu üyelerine ciddi bir huzur hakkı verilmelidir. Yönetim kurulu üyeleri, halka açık şirketler hariç, şirketin en az yüzde elli birinin hissesinin oyu ile seçilmelidir. Yönetim kurulu, görevini ihlal, ihmal ve istismar ederse görevden alınabilmeli ve hakkında suç duyurusunda bulunulabilmelidir.

DENETLEME

Denetleme yönünden de anonim şirketlerinin türleri bulunmalıdır. Halka açık şirketler, SPK ve Borsa ile MASAK denetiminde olmalıdır.

Yıllık cirosu beş yüz milyon Türk lirasını aşan şirketler, Maliye Bakanlığı ve SPK ile MASAK tarafından denetlenmelidir.

Yıllık cirosu, beş yüz milyon Türk lirasının altında olan anonim şirketler ise Maliye Bakanlığı ve MASAK denetiminde olmalıdır.

Her meslek grubu, hizmet, sağlık, avukatlık şirketleri de dâhil, anonim şirket statüsünde, kurulabilmelidir. Bunların denetimi ise ilgili bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılabilmelidir.

SORUMLULUK YÖNÜNDEN

Anonim şirketlerin ortakları, sermaye koymakla yükümlüdür. Yönetim kurulu üyesi olmadıkları sürece, ortaklar, sadece ortaklık ilişkisinden dolayı, kamu alacakları dahil, şirketin hiçbir borcundan dolmayı, şahsen sorumlu olamaz.

Yönetim kurulu üyeleri ise imza attıkları her ilişkiden dolayı, o ilişkinin doğuracağı borçlardan dolayı, alacaklılara, kamu makamlarına, şirket ile birlikte, işlemle sınırlı olarak, müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Ceza hukuku bakımından ise sorumluluk sadece imza atan yönetim kurulu üyesine veya onun yetkilendirdiği kişilere ait olacaktır. Ancak bunların ticaret sicilde yayınlanması ve imzaların gerçekten yetkili kişiler tarafından atılmış olması şarttır.

HİSSE DEVİRLERİ

Her şirketin mutlaka bir web sitesi olmalıdır. İnternet adresi bulunmalıdır. Ticaret sicil, vergi dairesi başta olmak üzere, kamu makamları ile internet ortamında yazışma ve işlem yapma altyapısı hazırlanmalıdır.

Anonim şirket hisse devirleri mutlaka yazılı olarak yapılmalı ve yazılı şirket internet hesabından, ticaret sicile mutlaka işlenmelidir.

Hisse satışlarından elde edilen gelirden, hisse alım bedeli yıllara göre TÜFE artışları ile hesaplandıktan sonra, artan tutar üzerinden yani kâr üzerinden yüzde beş vergi alınmalıdır.

ORTAKLIKTAN ÇIKMA/ÇIKARILMA

Halka açık olmayan anonim şirketlerde, genel kuruldan karar almak kaydıyla, istenmeyen ortak, hisse bedeli, şirkette kalan hissedarlar tarafından hisseleri oranında peşin ödenmek kaydıyla ortaklıktan çıkarılabilmelidir.

Ortaklıktan çıkarılan ortak, bu bedeli almakla birlikte, bir yıl içinde isterse, hisse bedelinin değerinin tespiti için, mahkemeye müracaat edebilir. Artı bir fark çıkar ise kalan hissedarlar bu hisse tutarını da ödemek zorundadırlar.

Ortaklıktan ayrılmak isteyen hissedar da mahkemeye müracaat ederek şirketteki hissesinin değerinin tespitini isteyebilir. Mahkemenin tespit ettiği değeri, kalan ortaklar, ayrılmak isteyen ortağa ödemek zorundadırlar. Verilen süre içinde ödemenin yapılmaması hâlinde, mahkeme, şirketin tasfiyesine karar verir. Tasfiyeyi, mahkemenin atayacağı kayyım yapar.

KIYMETLİ EVRAK

Ticaret Kanununda yer alan kıymetli evraktan, bono ve havaleye yönelik hükümler yürürlükten kaldırılmalıdır. Buna yönelik İcra İflas kanunundaki düzenlemeler de yürürlükten kaldırılmalıdır.

Anonim şirketler sadece çek ile veya cari hesap ile ödeme yapabilmelidir. Çekler ise yaprak başına, üst limiti, yüz bin, bir milyon, on milyon, yüz milyon, bir milyar TL gibi sınırlı olmalıdır.

Çeklerin ödenmemesi hâlinde, çek üzerinde imzası bulunan şirket yetkilisi, alacaklılara karşı şirket ile birlikte, şahsen bütün malvarlığı ile mesul olacaktır. İmza sahibinin şirkete rücu hakkı saklıdır.

GENEL KURUL

Anonim şirketlerde ilke olarak her takvim yılını takip eden mart ayı içinde olağan genel kurul yapılır. Yönetim kurulu üyeleri 5 yıllık süre için seçilir. Seçilen üye bir defa daha seçilme hakkına sahiptir.

İlk toplantıda, toplantıya katılanlar ile toplantı tertip edilir. İkinci toplantı konusu ortadan kaldırılmıştır. Nitelikli işlerde, toplam şirket hissedarının yüzde elli biri ile karar alınır. Nitelikli sayılmayan işlerde ise toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alınır.

Halka açık şirketlerde ilk toplantıda toplantı nisabı asgari yüzde yirmidir. Bütün kararlar, toplantıya katılanların çoğunluğu ile alınır.

Halka açık olmayan şirketlerde, en az yüzde 10 hisseye sahip olan ve yönetim kurulunda üyesi bulunmayan ortak, azınlık sayılır. Azınlık hakları, kanunen açık olarak ve yeniden düzenlenmelidir. Bir yandan şirketin kilitlenmesi önlenmeli, diğer yandan da çoğunluk hissedarın, azınlık hissedarı mağdur etmesinin önüne geçilmelidir.

MALİ DÜZENLEMELER

Şirketler, önceki dönemlere ait zararlarını kapattıktan sonra, kalan kârlarının, en az yüzde ellisini ortaklara temettü olarak dağıtmak zorundadır. Dağıtılan temettülerde stopaj vergisi kaldırılmalıdır.

“NİÇİN ANONİM ŞİRKET KURAYIM?” DİYENLERE…

Birincisi, sermaye sahipleri, sadece sermaye koyma borcu ile mükelleftir. Başkaca sorumluluğu olmayacaktır.

İkincisi, anonim şirketlerde, kurumlar vergisi avantajı olacaktır.

Üçüncüsü, sorumluluk hukuku net olarak belirleneceğinden, yönetim kurulunun, şirketi dolandırması önlenmiş olacaktır.

Dördüncüsü, kâr dağıtımı esas olacaktır. Böylece, sermayedar, kazanç elde etmiş olacaktır. Temettülerde stopaj kaldırılarak, vergi yükü hafifletilmiş olacaktır.

Şirketler kurumsallaşacaktır.

Denetim netleşecektir.

Halka açık anonim şirketlerde ve sağlık, hukuk, gıda, temizlik ve güvenlik şirketlerinde ödenecek kurumlar vergisi oranı %10’dur. Halka açık olmayan anonim şirketlerde kurumlar vergisi oranı %20’dir.

Gerçek kişilerde ise gelir vergisi oranı yüzde 25 olarak uygulanacaktır.

Kısaca özetlediğimiz bu düzenlemeler ile, Ticaret Kanunu, SPK, Vergi kanunları ile İcra İflas Kanunu ve meslek mensuplarına yönelik kanunlarında yapılacak bir düzenleme ile, ticari hayatımızın itibarını yükseltebilir miyiz? Ne dersiniz?

Geniş Açı - Fikir ve tartışmada son yazılar...