Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Memur ve emeklisinin temmuz kâbusu: Toplu sözleşme...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Senelerdir yüksek enflasyonun ağır gölgesi altında hayata tutunmaya çalışan 6 milyonu aşkın memur ve memur emeklisi, yine bir temmuz ayının eşiğine geldi. Sabit gelirli vatandaş için her zam dönemi, geçim derdine derman, sıkışan bütçeye nefes umududur. Lakin sahadaki iktisadi gerçekler ile mutfaktaki yangın, Ankara kulislerinde konuşulan formüllerle her zaman örtüşmüyor. Seyyanen zammı 3 yıldan beri verilmeyen memur emeklisinin temmuz zam umudu bir kez daha enflasyon canavarına mı mahkûm edilecek, yoksa adil bir refah payı ile yüzler gülecek mi? Hakikat, verilerin satır aralarında gizlidir.

SON BİR ADIM KALA HESAP ZAMANI

Maaşların son şeklini alması için artık son viraja girdik. Temmuz ayının ilk haftasında açıklanacak haziran verisiyle birlikte bütün tablo netleşecek. Görünen köy kılavuz istemez; enflasyonun tahribatı her geçen gün derinleşiyor. "Görünen dağın uzağı olmaz" derler. Geçim derdiyle boğuşan memur emeklileri için artık bıçak kemiğe dayanmıştır.

TÜİK tarafından ilan edilen resmî veriler, Mayıs 2026 itibarıyla maaşlara yansıyacak kümülatif artış rotasını çizmiştir. Mevcut resmî veriler, enflasyonun son 5 aylık seyir defterini ve emeklinin yasal hakkı hâline gelen güncel birikimli oranı açıkça ortaya koymaktadır:

5 Aylık Enflasyon Seyir Defteri (Ocak - Mayıs 2026)

Ay / YılTÜFE (Yıllık % Değişim)TÜFE (Aylık % Değişim)
01-202631,532,96
02-202630,654,84
03-202630,871,94
04-202632,374,18
05-202632,611,71

Tabloda açıkça müşahede edildiği üzere; Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarının kümülatif toplamı olan %14,64’lük artışa, Mayıs ayının %1,71’lik verisi eklenmiştir. Böylece 5 aylık toplam kümülatif enflasyon %16,60 seviyesine ulaşmıştır. Bu oran, her SSK ve Bağ-Kur emeklisinin doğrudan cebine koyacağı net maaş güncellemesidir. Ne var ki, memurlar ve memur emeklileri için aynı adil rakam maalesef söz konusu değildir. Bilinmelidir ki; "Aşure yemeye giden kaşığını cebinde taşır." Hak mücadelesi de tam ve eksiksiz verilerle yürütülür. Ancak mevcut toplu sözleşme düzeneği, memur emeklisinin kaşığını daha masaya oturmadan elinden almaktadır.

MASADA İMZALANDI, MUTFAKTA PATLADI: TOPLU SÖZLEŞME SARMALI!

Yürürlükteki toplu sözleşme hükümleri nedeniyle hem çalışan memurlar hem de memur emeklileri için 4 aylık güncelleme rakamı %10,51 iken, mayıs ayı enflasyonu ile birlikte bu oran %12,40’a yükselmiştir. Yani memur ve emeklisi bugün itibarıyla %12,40’lık bir artışı hak etmiş bulunmaktadır.

Buradaki büyük adaletsizlik şudur: 4 aylık enflasyon rakamlarına göre memur ve emeklisi %4,13 oranında TÜİK enflasyonunun altında kalmıştı. Mayıs ayı itibarıyla aradaki makas daha da açılarak %4,20’ye çıkmıştır.

Matematiğin dili tektir, yalan söylemez. TÜİK enflasyonunun altındaki bu %4,20’lik fark, memur ve memur emeklisinin resmî enflasyon karşısında bile takat getiremeyip ezileceğini gösteriyor. Bu durum, özellikle memur emeklileri için son derece can yakıcı ve gayrikabil-i rücu (geri dönülemez) bir boyuttadır.

Zira memur emeklileri, 2023 yılının temmuz ayından beri kendilerine vadedilen ancak bir türlü ifa edilmeyen seyyanen zam mağduriyetini yaşamaktadır. Bununla birlikte, geçen toplu sözleşme döneminde tam üç kez üst üste resmî enflasyonun altında ezilmişlerdir. Şimdi de bu temmuz ayından itibaren yine TÜİK enflasyonunun bile altında kalacak yeni bir güncelleme serisi somut olarak görünmeye başlamıştır. İstatistiklere bakıldığında, son 23 yılda memur emeklisinin maaşlarındaki iyileşmenin, diğer bütün emekli gruplarının gerisinde kaldığı net olarak görülmektedir.

HAZİRAN PROJEKSİYONU VE RİSK MATRİSİ

Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası hem cari yıl hem de müteakip yıllar için enflasyon hedeflerini yukarı yönlü revize etti. Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’ndeki projeksiyonlara göre, önümüzdeki haziran ayı enflasyon beklentisi %1,52 olarak tahmin edilmektedir. Bu verilere göre kümülatif hesaplama işletildiğinde 6 aylık enflasyonun %18,37 oranında gerçekleşmesi ihtimali doğmaktadır.

TÜİK bu beklentilerin hilafına, yani tersine ihtiyatlı davranabilir. Haziran ayında açıklanması muhtemel en kötü ve en iyi senaryolara göre hesaplamalarımız şu şekildedir: Haziran ayı enflasyonu %0,89 olursa 6 Aylık Kümülatif Enflasyon İhtimali %17,64 olacaktır. %1,10 olursa %17,88, %1,30 olursa %18,12 olacaktır.

Bu bağlamda 6 aylık kümülatif enflasyonun %17,5’tan az ve %18,5’tan fazla olamayacağını tahmin etmekteyim. Merkez Bankası verileri ile uluslararası finans kuruluşlarının beklentileri topluca irdelendiğinde, temmuz ayında ortalama olarak 6 aylık kümülatif enflasyonun %18 civarında seyredeceği iktisadi bir neticedir. Buna göre memur ve memur emeklisinin enflasyon farkı ile %7’lik toplu sözleşme rakamı birlikte hesaplandığında, toplamda en az %13,5, en fazla %14,15 civarında bir maaş güncellemesi masaya gelecektir. Hülasa, %14 civarında bir güncelleme yapılacağını söyleyebiliriz. Netice itibarıyla memur ve memur emeklisinin %4 ila %4,5 civarında resmî enflasyonun bile altında "eksi" bir güncelleme ile karşı karşıya kalacağı alenen ortadadır.

SEYYANEN ZAM BUHARLAŞTI: SÖZLER SÖZDE Mİ KALDI?

Ankara kulislerinden esen rüzgârlar maalesef oldukça soğuktur. 2023 yılının temmuz ayından beri memur emeklilerine defalarca söz verilen seyyanen zam vaadinin temmuz ayında ifa edilmeyeceği yönündedir. İlk açıklandığı dönemde 8 bin 77 TL olan seyyanen artış, kümülatif hesaplamalarla bugün itibarıyla 22 bin TL’yi aşmış bulunmaktadır. Bugün itibarıyla en düşük memur emeklisi maaşı 27.877 TL’dir. %14’lük temmuz güncellemesine seyyanen zam vaadinin ifa edilmesi hâlinde, bu ilave ile birlikte en düşük memur emeklisi maaşı 57.000 TL’ye ulaşacaktı.

Fakat kulislerden gelen mesaj nettir: "Toplu sözleşmede ne varsa, o kadar." Ne memur emeklisinin seyyanen zammı gündemde ne de ilave tek bir kuruş. Sadece toplu sözleşmede öngörülen güncelleme formülü masadadır.

PRİM DE ÇOK ÇİLE DE: VİCDAN SIZLATIYOR

Memur emeklisi bu maaşları havadan almıyor. En düşük maaşlı memur emeklisi dâhil olmak üzere, en az 9000 gün primle ve işçi emeklilerinden farklı olarak çalışırken her ay maaşından en az %2 oranında daha fazla prim kesilmesinin karşılığında bu hakka sahip oluyorlar. Çok prim ödeyenin daha iyi standartlarda yaşaması gerekirken, sistem tersine işliyor. Mevcut izlenimler, ek bir iyileştirmenin ufukta görünmediğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda en düşük memur emeklisi maaşının temmuz ayında en fazla 31.790 TL civarında kalması kuvvetle muhtemeldir.

SON ÇARE: SENDİKALAR HAREKETE GEÇMELİ

Memur sendikalarının acilen ve güçlü bir şekilde harekete geçmesi, bu kötü gidişatı durdurabilecek yegâne çaredir. "Ağlamayana emzik vermezler" misali, hak aranmadığı müddetçe masada kalmaya mahkûmdur. Bu gidişata dur denilmemesi hâlinde memur ve memur emeklisinin enflasyona ezilmesi kaçınılmazdır. En azından maaşların gerçek enflasyon oranında güncellenmesi ve diğer emeklilerle (SSK-Bağ-Kur) dengelenmesi mutlaka sağlanmalıdır. Bu sadece bir maaş hesabı değil, sosyal devletin boynunun borcu ve vicdani bir meseledir.

HASILIKELAM: Ömrünü devlete adamış memur emeklileri, enflasyon canavarına yem edilecek birer istatistik değildir. Temmuz ayı, sadece rakamların değil adaletin testidir. Hükûmet "enflasyona ezdirmeyiz" sözünü tutmalı memur emeklisine, en azından SSK-Bağ-Kur emeklileriyle eşit ve adil bir artışı çok görmemelidir.

İsa Karakaş'ın önceki yazıları...