TDT 13. Liderler Zirvesi başarıyla gerçekleşti.
Liderler zirve toplantısını sürdürürken, Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın kıymetli eşleri Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Çankaya Köşkünde, "Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın" başlıklı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.
Türk dünyasında aile ve kadın alanındaki ortak iradenin kalıcı bir iş birliğine dönüştürülmesi hedefiyle düzenlenen toplantıya, TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi için Ankara'ya gelen liderlerin eşleri; Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve ilgili ülkelerin üst düzey temsilcileri katıldı.
Emine Erdoğan Hanımefendi, “TDT Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu” Toplantısı'nda yaptığı konuşmada bütün Türk dünyasına çok önemli mesajlar verdi:
“Konseyimizin, kalıcı bir iş birliği zemini olmasını hedefliyoruz. Bugün Ankara'da konseyimizin ilk adımlarını sizlerle birlikte atmış olduk. Konseyimizin ilk resmî toplantısını inşallah önümüzdeki sene, Türk Devletleri Teşkilatının Özbekistan'da gerçekleşecek 14. Zirvesinde, değerli kardeşim Ziroat Hanımefendi'nin ev sahipliğinde yapmayı temenni ediyorum” dedi.
Hemen belirtelim Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in değerli eşi Ziroat Mirziyoyeva Hanımefendi de ülkesinde sosyokültürel meselelerde oldukça aktif çalışan ve zarafetiyle, nezaketiyle ülkesinde çok sevilen bir First Lady.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Kadınların toplum hayatında güçlü ve etkin bir konumları olması, medeniyet coğrafyamıza yabancı bir tecrübe değildir. Yapmamız gereken, bu tecrübeyi toplumlarımızın kültürel hassasiyetleriyle, öncelikleriyle ve sosyal gerçeklikleriyle örtüşen, Türk dünyasına özgü bir perspektife dönüştürmektir" ifadesini kullanırken aslında geniş bir tarihî gerçekliğe de parmak basıyordu.
Hemen belirtelim ki Türk milleti, tarih boyunca kadına büyük önem atfetmiş, devlet kademelerinde görev almalarının önünü açmış bir millettir. Tarihte Tomris Hatun olarak isim yapmış İskit Kraliçesi Katun, kocasının ölümünden sonra tahta geçmiş ve Pers Kralı Büyük Kiros’u savaş meydanında mağlup etmiştir.
Yine Hindistan'daki kurulan "Delhi Türk Sultanlığı" ilk Müslüman kadın sultan olan Raziye Begüm Sultan tarafından tam 4 yıl idare edilmiştir. Öte yandan Altın Orda Devleti’nin bilge Kraliçesi Taydula Hatun ülkesinin dış ilişkilerini Ruslarla müzakere edecek kadar entelektüel birikime sahip bir hatundur.
Kazan Hanlığı’nın ünlü Prensesi Süyünbike Hatun, Rus Çarı 4. İvan ile kahramanca savaşmış ve esir düşmüştür. Ve en son İsmail Bey Gaspıralı’nın kızı Şefika Gaspıralı Yusufbeyli, modern tarihte ilk Türk ve Müslüman kadın milletvekili ve dahi ilk kadın dergisini çıkaran bir yönetici kadın olarak tarihteki yerini almıştır.
Bu bağlamda Emine Erdoğan Hanımefendi, 14. yüzyılda Türk diyarlarını gezen İbn-i Battuta'nın, kadınların toplumdaki yüksek konumlarını seyahatnamesine hayranlıkla yazdığını, Timurlu coğrafyasında Gevher Şad'ın, siyasi nüfuzunun yanı sıra kurduğu ilim ve kültür kurumlarıyla yaşadığı döneme damgasını vurmuş bir kadın olduğunu, Kırgız tarihinin en önemli kadın şahsiyetlerinden Kurmancan Datka'nın, siyasi liderliği ve diplomatik yeteneğiyle tarih sayfalarına geçtiğini, 1546 tarihli İstanbul vakıf kayıtlarına bakıldığında vakıfların yüzde 36'sının kadınlar tarafından kurulduğunun görülebileceğini söyledi.
Emine Erdoğan, 13. yüzyılda Anadolu'da, toplumsal meselelere çözüm üreten, ekonomiye yön veren, zanaatla uğraşan kadınların teşkilatlanarak Bacıyan-ı Rum'u kurduğunu hatırlatarak; "Bugün, bu mirası hatırlamak, geçmişle iftihar etmenin ötesinde bir anlam taşıyor” dedi.
Binaenaleyh, bugün Türk First Lady’lerinin 2040 vizyonu çerçevesinde ileriye dönük aile, kadın konularında mevcut ve olası sorunlara bütün Türk coğrafyasını kapsayacak çerçevede çare aramaları çok değerlidir.
Emine Erdoğan Hanımefendi, konuşmasında, Türk Dünyası 2040 Vizyonu ile ortak geleceği birlikte şekillendirme iradesini ortaya koyduklarını ve şimdi bu vizyona yeni bir boyut kazandırmak niyetinde olduklarını söyledi:
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde 2025 yılının "Aile Yılı", 2026-2035 döneminin ise "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak belirlendiğini hatırlatan Emine Erdoğan, "Kadınları eğitim, girişimcilik, istihdam, teknoloji gibi alanlarda destekliyoruz. Kadına yönelik şiddetle 'sıfır tolerans' ilkesiyle mücadele ediyoruz" dedi.
Türk dünyasının ortak tarih, kültür, kimlik ve medeniyet değerleriyle çok büyük bir aile olduğunu belirten Emine Erdoğan, misafirlerini değil, kardeşlerini ağırladığını ifade etti, her birine katılımları için teşekkürlerini iletti.

