Özetle Dinle
Kaydet
Köşe Yazıları 8 dk önce
Türkiye, Güney Kore'nin Busan kentinde Filistin'in Sebastia antik kentinin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınması sürecinde diplomatik uzlaşının sağlanması ve Filistin'in adaylığına destek vererek önemli bir rol üstlenmiştir.
  • Türkiye, Sebastia dosyasının komiteden geçmesi için diplomatik temaslar yürüttü, uzlaşının oluşmasına katkı sağladı ve Filistin'in adaylığına yönelik baskılara karşı açık destek verdi.
  • Türkiye, Sebastia arkeolojik alanı ile Lübnan'daki Amel Dağı Kaleleri için Tel Aviv yönetiminin oylamayı sabote etme girişimlerine ve baskılarına rağmen kararlı bir diplomatik mücadele yürüttü.
  • Türkiye, Kuzey Makedonya ve Arnavutluk'un ortak mirası olan Ohrid Bölgesi üzerindeki müzakerelerde arabuluculuk yaparak tarafları ortak koruma tedbirlerinde buluşturdu.
  • Dünya Miras Komitesi'nin 49. oturumu, 2027 yazında Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenecek.
Türkiye Gazetesi
Türk diplomasisi İsrail'in oyununu bozdu: UNESCO'd...
0:00 0:00
1x
a- | +A

Diplomasi çoğu zaman savaşlarla anılır. Zirveler, krizler, yaptırımlar ve güvenlik hesapları gündemi belirler. Oysa bazen tarihin akışını değiştiren en önemli diplomatik hamleler, silahların değil kültürel mirasın etrafında şekillenir.

Güney Kore'nin Busan kentinde gerçekleştirilen UNESCO Dünya Mirası Komitesi toplantısı da bunlardan biriydi. Dünyanın gözü başka krizlere çevrilmişken, Türkiye'nin öncülüğünde Filistin için sessiz ama tarihi bir diplomasi yürütüldü.

Peki Türkiye, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Sebastia antik kentinin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmasında tam olarak ne yaptı?

Çünkü birçok kişi "Türkiye destek verdi" cümlesini duydu ama bunun diplomatik olarak ne anlama geldiğini bilmiyor.

UNESCO Dünya Mirası Komitesi'nde bir alanın listeye girebilmesi yalnızca tarihi değerinin kabul edilmesiyle olmuyor. Üye ülkeler arasında siyasi uzlaşının sağlanması, itirazların aşılması ve ortak iradenin oluşturulması gerekiyor.

Özellikle Filistin gibi insanlık vicdanının ve uluslararası hukukun sınandığı bir zeminde bu süreç çok daha zorlu ilerliyor.

İşte Busan'da Türkiye'nin öne çıktığı nokta tam da burası oldu.

Ankara, bölgesel krizlerin ve füze seslerinin ortasında kültürün, tarihin ve uluslararası hukukun teminatı olmayı sürdürüyor.
Başlık ResmiAnkara, bölgesel krizlerin ve füze seslerinin ortasında kültürün, tarihin ve uluslararası hukukun teminatı olmayı sürdürüyor.

Türk heyeti, Sebastia dosyasının komiteden geçmesi için diplomatik temaslar yürüttü, uzlaşının oluşmasına katkı sağladı ve Filistin'in adaylığına yönelik baskılara karşı açık destek verdi. Filistin'in UNESCO Daimi Temsilcisi Adel Attieh'in Türkiye'ye teşekkür ederken kullandığı ifadeler de bunun en somut göstergesi oldu. Attieh, Türk Büyükelçisi Mustafa Yurdakul'un, üyelerin baskı altına alınmasına yönelik girişimlere karşı güçlü bir siyasi duruş sergilediğini söyledi.

Mücadele yalnızca Sebastia ile sınırlı da kalmadı. İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Filistin'e ait Sebastia arkeolojik alanı ile Lübnan’daki Amel Dağı Kaleleri için Tel Aviv yönetiminin oylamayı sabote etme girişimlerine, baskılarına ve engelleme çabalarına rağmen Türkiye, kararlı bir diplomatik mücadele yürüttü. On yılı aşkın süredir uluslararası tanınma mücadelesi veren Sebastia’nın ve dokuz asırlık Amel Dağı Kaleleri’nin "Dünya Mirası" listesine acil koduyla alınması, Türk diplomasisinin masaya koyduğu manevi ağırlık sayesinde gerçekleşti.

Türkiye'nin yapıcı yaklaşımı yalnızca Filistin ve Lübnan dosyalarında da kendini göstermedi. Kuzey Makedonya ile Arnavutluk'un ortak doğal ve kültürel mirası olan Ohrid Bölgesi'ne ilişkin müzakerelerde de Ankara, tarafları yaptırım ya da "tehlike altındaki miras" tartışmaları etrafında karşı karşıya getirmek yerine, ortak koruma tedbirleri üzerinde uzlaşmaya yönlendiren dengeli bir arabuluculuk üstlendi.

2027'DE DÜNYA MİRASI DİPLOMASİSİNİN MERKEZİ İSTANBUL OLACAK

Busan'daki oturumun Türkiye açısından en önemli kazanımlarından biri de 2027 yılına ilişkin karardı. Komite üyelerinin oy birliğiyle aldığı kararla, UNESCO Dünya Miras Komitesi'nin 49. Oturumu 2027 yazında İstanbul'da gerçekleştirilecek.

Haliç'ten Tarihi Yarımada'ya uzanan eşsiz mirasıyla İstanbul, bu kez yalnızca medeniyetlerin buluşma noktası değil, dünyanın kültürel mirasına yön veren kararların alındığı küresel bir diplomasi merkezi olacak.

Bugün 22 UNESCO Dünya Mirası alanına sahip olan Türkiye, 2023 yılında yüksek destekle seçildiği Dünya Miras Komitesi'ndeki etkin rolünü, 2027'de ev sahipliği yapacağı zirveyle daha da görünür hale getirecek.

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.