Enflasyon, cari açık, ihracat, ithalat, dış denge, bütçe, hazine, merkez bankası faizi ile uğraşırken, iki büyük bela yüzünden her yıl milyarlarca dolar kaybediyoruz!.. Ana sebep eğitim noksanlığı...
Birinci problem uyuşturucu bağımlılığı... Özellikle genç kesim arasında büyük bir hızla yayılan bu kötü alışkanlık önce heves, sonra istek, en sonunda da vazgeçilmez bir bağımlılık olarak karşımıza çıkıyor. Uyuşturucu ağını genişletmek isteyen çetelerin ana hedefi ergenlik dönemindeki gençler. Bunlar "Bir kereden bir şey olmaz. Sen artık süt çocuğu değilsin. Bak grubundaki herkes kullanıyor” denilerek tuzağa düşürülüyor... En kolay avlananlar ana baba sevgisi görmeyenler, aile problemi yaşayanlar, kendini ispatlamak ve psikolojik sıkıntılar için uyuşturucu kullanımı tek çare olarak gösterilir.
Bağımlı bireylerin illegal pazardan uyuşturucu madde temin etmek amacıyla doğrudan ceplerinden harcadığı para yıllık 2,7 milyar doları buluyor. Bu para tamamen kayıt dışı ekonomiye ve suç örgütlerine aktarılıyor.
Uyuşturucu bağımlılığı çocukların önce okul, sonra iş hayatından kopmasını sağlayarak ekonomi için büyük kriz kapısı oluşturuyor. Ülkemizde yaklaşık 1,7 milyon kişinin uyuşturucu kullandığı tahmin ediliyor. Ama bana göre bu rakam çok daha büyük. Yeşilay’ın raporunda belirtilen: Kumar 40, sigara 24, uyuşturucu 2,7, alkol 9 milyar dolar... Bir araya geldiğinde yaklaşık 71 milyar dolar uçuyor. Bu çok büyük bir refah kaybıdır.
İkinci büyük bela, kara para tuzakları... Her gün "90 kişi yakalandı, 58 kişi gözaltına alındı..." diye haberlerde görüyorsunuz. Vatandaşlar, genellikle yüksek kazanç vaadiyle kandırılarak ya da sahte senaryolarla korkutularak tuzağa düşürülüyor. Suç şebekeleri, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık paralarını aklamak için vatandaşların banka hesaplarını ve kimliklerini kullanıyor.
Dolandırıcılar; sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları veya illegal iş ilanları üzerinden "Hesabını kullandır, komisyon al", "Evden çalış, ödeme al-gönder" gibi vaatlerle vatandaşları kandırıyor. Bu hesaplar yasa dışı bahis ve kara para transferlerinde kullanılıyor. 3-7 yıl hapis cezası var. Ama buna bulaşanlar bir daha toplumda kendilerine ne iş bulabiliyor, ne de kaybettiği itibarı kazanıyor.
Sosyal medya üzerinden "Kısa sürede yüksek kazanç" vadeden sahte Forex veya kripto para platformlarına yönlendirmeler yapılıyor. Sistem bir süre sonra kilitlenir ve paranızı geri almak istediğinizde; "İşlemi yasal olmayan yollardan yaptınız, devlete vergi borcunuz var, kara para aklama soruşturması açılacak" diyerek insanlardan şantajla tekrar para koparılıyor...
İş ailede başlıyor, okulda devam ediyor. Ebeveynler çocuklarının alınlarına önce; uyuşturucunun bir kanser olduğunu alın teri olmadan kazanılan paranın hiçbir değeri olmadığını çivi yazısıyla kazımalı. Ama esas daha ilkokul çağında bu kavramlar ana ders konusu olarak anlatılmalıdır...
Geleceğimizi teslim edeceğimiz nesli mutlaka korumalıyız.

