Kaydet
a- | +A

Aylar önce belli olmuştu; Dünya Kupası'nda Türk hakem olmayacağı... Aralık 2025'te bu kesinleşmişti.
Türk hakem olmaması; kulüp yöneticilerini, memleketin kanaat önderlerini, hayretler içerisinde bıraktı! Büyük sürprizmiş gibi! Hele bazıları "Bir tanesini bile çağırmadılar" diyor. Hep iki üç hakem gönderiyorduk ya!
Avrupa Şampiyonalarına, Dünya Kupalarına çağrılan hakemler; çok sıkı bir takip ve elemeler sonunda belirleniyor.
FIFA Hakem Kurulu Başkanı Collina; çağrılan hakemlerin üç yıllık bir takip ve süreçten geçtiklerini söyledi.
2026 Dünya Kupası'na katılan ülke sayısı, 32'den 48'e çıktı.
Maç sayısı, 64'ten 104'e çıktı. Hakem sayısı, 36'dan 50'ye çıktı.
Yani maç ve hakem sayısında yüzde 40'lara varan bir artış var; Türk hakem yok!
2028 ve 2030'da da Türk hakem olmayacak!
Neden mi; mevcut FIFA hakem listemizdeki hakemler yerlerinde sayıyor; aşama kaydeden yok.
1) Halil Umut Meler ve Atilla Karaoğlan'ın ilerleme şansı kalmadı.
2) Kadir Sağlam, listeye girdiği günden beri yerinde sayıyor.
3) Kalanlar arasında ikinci kategoriden, birinci kategoriye, elit kategoriye altı ayda, bir yılda buraları atlayacak hakem var mı?
Hakem kalitemiz bir tarafa... Yönetenlerin ve eğiticilerin liyakati bir tarafa...
Biz bas bas bağırmadık mı; "371 tane bahis hesabı olan hakemimiz var" diye... Dünya ajansları ‘flaş flaş’ diye geçmedi mi?

Bilgisizlik çok konforlu bir iş!

"Dünya Kupası'nda Gabon'dan, Somali'den, Honduras'tan, İran'dan, Moritanya'dan hakem var; bizden yok!"
Bu kulağa çok hoş gelen; öfke, isyan ve tepki cümlesi...
Dünya Kupası'na UEFA'ya bağlı ülkelerden toplam 15 hakem davet edildi.
Bir Türk hakemin, kupa için bu ilk 15 arasına girmesi gerekirdi. 16'ıncı olan çağrılmadı!
Sadece Fransa ve İngiltere ikişer hakemle yer aldılar. Diğer on bir Avrupa ülkesinden birer hakem!
Doğru soru ve tepki şu olmalıydı; "Romanya'dan, Slovenya'dan, İsveç'ten, İsviçre'den, Norveç'ten var! Bizden niye yok?"

Infantino suçunu biliyor!

FIFA Başkanı Giovanni Infantino, geçen hafta Türkiye'deydi.
Ağırladık; uçaktan, aprondan, aldık, bağrımıza bastık!
"Üç defa olacak Türkiye, Türkiye, Türkiye" diyerek hitap ettiği topluluğa tezahürat yaptırdı.
Onu sevmek için dünden hazır olanlar, çok sempatik buldu!
Infantino, suçunu iyi biliyor; İsrail konusunda bugüne kadar kılı kıpırdamadı. Kulaklarını tıkadı. Hep İsrail'in yanında yer aldı.
Rusya bütün organizasyonlardan menedilirken, İsrail için bugüne kadar hiçbir yaptırım uygulanmadı.

Yılmaz'ın açıklamalarına; ciddi cevaplar aranıyor!

Teknik direktör Burak Yılmaz'da "öfke kontrolü" problemi var.
Burak Yılmaz, faal futbolcu iken bu kadar değildi! Saha kenarında kendisini kontrol edemiyor!
Ancak son açıklamaları göz ardı edilemez. Beraberinde şu sorulara cevap aranıyor…
1) TFF Başkanvekili, Burak Yılmaz'ı telefonla arayarak, "Bir tane Burak Yılmaz bahis oynamış" diyor! Böyle bir iş olsa bile bu şekilde mi tebliğ edilir? Bunun usulü; şahıs resmî kimlik bilgilerinden doğrulanır ve ilgili maddeden PFDK'ya sevki yapılır. Bu şekilde neden telefonla arama, yoklama çekilir?
Diyelim ki Burak Yılmaz gerçekten bahse bulaşmış olsaydı, "Aman Başkan’ım, ben hata ettim, siz etmeyin" deseydi, farklı bir muamele mi yapılacaktı?
2) TFF Başkan Vekili ya da diğer yöneticileri, acaba başka isimleri de bu şekilde aradılar mı? Sümen altı edilen isimler oldu mu? Telefonla arananlar içinde susanlar var mı?
Bu sorular herkesin aklına gelir, gelmiştir!