Kaydet
a- | +A

Pişmiş aşa su katmayı sevmem... Ama ağzımızı yakacak veya damak zevkimizi bozacak "nane"leri de yiyemem... Bu "nane"lerin başında da, nicedir direndiğim bir "yutturma" var. O da, Galatasaray''ın ülkemiz için karşı durulmaz güçte bir kadroya sahip bulunduğu yönünde "koro halinde" tekrarlanan tezdir.

"Galatasaray çok zengin, çok güçlü bir kadroya sahip" demeyen yok, bu kadronun Türkiye Ligi''ne bir, hatta iki gömlek büyük geldiğini öne süren de çok... Hele şükür ki, ligin zirvesindeki tablo bu "tez"i çöpe döktü!

İşte son haftaya girerken şampiyon ile ikinci arasındaki fark: Sadece 3 puan.. Peki aynı "koro" Fatih Terim''i de yere göğe sığdıramadığına göre, bu küçük fark "en güçlü kadro" iddiası ile nasıl izah edilebilir? Beşiktaş da mı çok güçlü bir kadroya sahiptir? Hemen belirteyim ki, Fatih Terim''in yere göğe sığdırılmamasına itirazım yok.

Benim açımdan burada herhangi bir "mesele" bulunmadığı gibi, karşı tezimin açıklaması da "Terim farkı"nda yatıyor. Daha önce de yazdığım gibi işin gerçeği şudur: Galatasaray kadro itibarıyla büyük rakiplerinden bir parça daha güçlü olabilir. Zaten futbolda "güç" çok izafi bir kavramdır ve kimin daha fazlasına sahip bulunduğunu matematik kesinlikle belirleyebilmenin yolu yoktur... Bu bakımdan "Galatasaray''ın kadro gücü bakımından Türkiye Ligi''ne fazla geldiği" iddiası kahvehane muhabbetinde kullanılabilecek bir "yargı"dan ibarettir. Böyle bir yargıyı futbol gerçeği olarak vurgulamaya kalkıştığınız zaman kendi kendinize yazık edersiniz; hüsnü zanda ısrar etmeyenleri kötü düşünmeye sevkedersiniz. Meselâ biri çıkar, sizin bununla Fatih Terim''in başarısını küçümsemeye çalıştığınızı bile söyleyebilir.

Nasıl mı? Gayet basit: Öyle bir kadro gücünden bahsedeceksiniz ki, eğer Galatasaray şampiyonluğu elde edemezse Fatih Terim''in sıradan bir teknik direktör olduğu ortaya çıkacak; "Bak gördünüz mü, ülkenin en iyi kadrosu ile hedefe varamadı" denilebilecek..

Üstelik artısı da var: "Türkiye''ye fazla gelen bir kadro ile Avrupa''da neden final oynayamadı efendim? İyi hoş da, Fatih Terim, o kadar da uzun boyul değil!"

Kuşkusuz bu kadroyu yüceltenlerin hepsinin böyle ahkâmlar kesebilmek için zemin hazırladıklarını iddia etmiş olmuyorum... Söylemek istediğim; bu iddianın içerik bakımından çürük, sonuçları itibarıyle de çarpıtıcı olabileceğinden ibarettir.

Galatasaray Türkiye Ligi''ne göre bir-iki gömlek güçlü kadroya sahip ise arkasındaki Beşiktaş da öyle olmalıdır. İlkini söyleyenler, ikincisini de kabul etmek zorundadırlar. "Galatasaray üç kulvarda koştu, onun için aradaki fark fazla açılamadı" denmesin... Beşiktaş da "ikibuçuk kulvar"da koşmadı mı? Ligin genelinde Beşiktaş''tan daha iyi top oynayan Galatasaray''ın bunca farka rağmen sadece 3 puanlık (son haftanın getirebileceği en iyi ihtimalle altı puanlık) bir "artı" ile ipi göğüslemesi "Türkiye''nin bir gömlek ilerisinde kadro gücü"nü ispatlamaz. Bu tezlere karşılık benim de kahvehane muhabbetlerinde kullanabileceğim, samimiyetle de inandığım bir yargım var: Galatasaray''ın Türkiye''ye bir vaya iki gömlek üstün gelen tek silahı Fatih Terim''dir. Eğer Terim, Fenerbahçe''de olsaydı Fenerbahçe, Beşiktaş''ta olsaydı Beşiktaş şampiyonluğu yakalardı..

Peki bunu nasıl ispatlarım? Efendim kolay: Galatasaray''ın çok çok çok güçlü bir kadroya sahip bulunduğunu söyleyenler tezlerini nasıl ispatlıyorlarsa öyle! Yani lâfı sakız edip, sanki kimsenin itiraz etmediği ve edemeyeceği bir gerçekmiş gibi durmadan çiğneyerek!

Ama çok sakız çiğnemekle açık giderilmiyor.