Kaydet
a- | +A

Fenerbahçe PAF ve genç takımları fırtına gibi esiyor, şampiyonluk kupalarını kaldırıyor; sarı-lacivertli taraftarlar da minicik bir teselli yaşıyor... Hatta belki bir kısmı "altyapıdan yeni büyük yıldızlar geliyor" diye yarınlar için tatlı hayâllere bile kapılıyor.. Öyle ya; Galatasaray''ın, Beşiktaş''ın ve Trabzonspor''un alt yapı takımları ile yarışarak zirvede kalmak kolay mı?. Öbür yanda ise Türkiye''nin "en iyi teknik direktörü" sayılan Fatih Terim''in Florya mesaisinin önemli bir bölümünü verdiği Galatasaray altyapı takımları ise her seferinde Fenerbahçe''ninkilere yeniliyor.. Son onbeş yıl içinde yetiştirdiği yıldızlarla "Kartal fırtınaları" estiren Beşiktaş''ın bugünkü altyapı takımları da Fenerbahçe''nin önünde yenilgiden nasibini alıyor. Trabzon da aynı. Allah Allah; ne sihirdir, ne keramet?

Fenerbahçe''nin bu muhteşem (?) altyapısından bir türlü A takımın sadrına şifa olacak bir yıldız çıkamıyor.. Kazara bir yetenek yukarı alınsa (Serkan gibi) onun da fırsat bulabilmesi için Uche ve Högh''lerin sakatlanmış, Saffet''lerin, Kemalettin''lerin satılmış olması gerekiyor.. Bu durum insanın kafasını karıştırıyor. Gerçek neden veya nedenler nerede? Ana sebep hangisi?

Altyapısında ağızlarıyla kuş kapan ve ülke adına en büyük gelecek vaadeden yıldızlar da bulunsa, Fenerbahçe onları alıp kararlı ve sabırlı bir biçimde değerlendirerek A takıma yerleştirmeye elverişli bir camia olmadığı için mi?

Yoksa, bu kulübün altyapısını yönetenler "yıldız" yetiştirmek, A takıma hemen katılabilecek oyuncu hazırlamak yerine sırf kendi başarılarını kanıtlamak için "şampiyonluk, ille de şampiyonluk, ne bahasına olursa olsun şampiyonluk" parolası ile hareket ettikleri için mi? Bir bakıyorsunuz; Galatasaray''dan ve Beşiktaş''tan her yıl birileri yukarıya doğru basınç yaparak A takımı zorluyor. Florya''da ve Fulya''da kendine forma bulmazsa bile, kiralık veya tapulu olarak 1.Lig''in öteki takımlarına yahut ikinci ligdeki iddialı kulüplere gidiyorlar, orada vazgeçilmez oyuncu haline gelebiliyorlar. Fenerbahçe altyapısından henüz böyle bir "taşraya ihracat" bile göremiyoruz. Neden?

Fenerbahçe''nin A takımı bir dünya karması niteliğinde olduğu için böyle bir durum doğduğunu kabul edersek, bu "ihracat" fiyaskosunu nasıl açıklarız?

Bu konuda sağlıklı araştırma ve değerlendirmeler yapabilecek, hem Fenerbahçe''ye yol gösterecek, hem de bizi aydınlatacak, bilgilendirecek spor muhabirleri ve yazarları olsa da kalemlerinden öpsek..

Onu göremeyince, asıl işimizin gücümüzün arasında, yalnız akıl yürütme ile olan biteni anlamaya çalışıyor, sonuçlardan sebepleri sökmeye gayret ediyoruz. Bu yöntemle varabilecek olan veri de bilgi değil, ancak hatırı sayılır bir kuşkudur: "Acaba önemli sebeplerden bir tanesi de, buradaki hocaların altyapı takımı çalıştırmanın doğasına ve amaçlarına aykırı bir biçimde, şampiyonluk şartlanmasına kapılarak, futbolcunun A düzeyinde oynamaya hazır hale getirilmesi temel hedefi yerine bütün yoğunluğu PAF veya Gençler Ligi maratonunun profesyonel manevralarına vermeleri midir?"

Öyleyse bu şampiyonluklar sadece birer yalancı zaferden ibaret değil midir?