Rahmetli Elçibey, Cumhurbaşkanı iken Türkiye''yi ziyareti sırasında yaptığı bir konuşmada şunları söylemişti: "Sovyet rejimi sırasında devletin yayın organı Pravda gazetesi birkaç kere, Türkiye''de bir siyasi parti olan MHP''nin yöneticilerinin ve bazı aydınların Türkiye''deki Azerbaycan Türklerinin kurdukları derneklere destek verdiklerini yazmış ve bu partiyi kınamıştı. İşte böyle haberler bizim için çok uzak ve küçük birer ümit ışığı olurdu. Bilirdik ki orada bizi düşünenler var..." Hayatı boyunca dünyanın her bir köşesinde ıstırap çeken Türklerin derdini dert edinen ve bunu kitlelere mal eden Başbuğ Türkeş''i vefatının dördüncü yılında dualarla andık... Türk milliyetçiliğini dernek ve dergi hareketi olmaktan çıkarıp halk desteğiyle siyasi platforma taşıyan liderdi o... Gençlerden, üniversitelilerden başlamıştı milliyetçileri organize etmeye. 1960''ların ikinci yarısında birkaç genç asistan ve bir avuç öğrenci ile başlayan ülkücü teşkilatlanma zaman içinde her meslek grubunu ve sosyal tabakayı içine alarak halka halka genişledi ve Alparslan Türkeş''in vefatından kısa süre sonra siyasi iktidarın bir kanadını teşkil eder hale geldi. Türkeş Bey belki partisi MHP''nin ülkenin en büyük partilerinden biri olduğunu göremedi ama partileşme sürecinden çok daha önceleri başlayan Türkçülük hareketinin başarı meyvelerini hayatta iken aldı. Türk Dünyası ile Türkiye Cumhuriyeti''ni ayıran duvarın çöküşünden sonra kardeşler kucaklaşınca ve Türk Dünyası ile ilgili projeler artık Türkiye''nin resmi siyaseti olunca zaten ülkücü milliyetçilerin haklılığı tescil edilmiş oldu. Bir zamanlar ülkücülerin "Turan" aşkını karikatürize edenler de en hızlı turancılar oluverdiler. Doksanlı yılların başı ülkücü milliyetçilere Türk Dünyasını açtı, doksanlı yılların sonu da Türkiye''de iktidar yollarını... Ve bir marşın sözlerinde olduğu gibi "ülkümüzün cihan vardı farkına"! Bugün halen ülkede belki birçok şeyin ülkücünün tam gönlündeki gibi olmamasına rağmen, şehit kanlarıyla sulana sulana vatanlaşmış olan, her karışının bedeli fazlasıyla ödenmiş olan bu topraklardaki Türkiye Cumhuriyeti, Türk ve İslam Dünyasının hiçbir dönemde sömürgeleştirilememiş tek kalesidir! Bu ülke 20. yy''ın başında bir Hindistan ya da Cezayir olmaktan Atatürk''ün önderliğindeki Kuvayi milliye hareketi ile kurtulmuş, yüzyılın sonlarında da bir Afganistan olmaktan Türkeş''in önderliğinde ülkücü hareket sayesinde kurtulmuştur.
"İstiklal ve Cumhuriyeti muhafaza ve müdafaa etmek için içinde bulundukları vaziyetin imkân ve şeraiti düşünmeden vazifeye atılabilen" ülkücüler bu ülkeyi ebediyete kadar hür ve müstakil yaşatacaklardır. Başbuğumuz, bütün şehitlerimiz ve ebediyete göç etmiş bütün vatan evlatları, rahat uyuyun; Bozkurt, tuzağa düşmeyecektir! NOT: Türkiye Gazetesi''ndeki köşemiz burada kapanıyor. Bir gün bir başka mekânda buluşmak ümidiyle okuyucularıma hoşça kalın diyorum...

