Kaydet
a- | +A

"Yakınlarda bir av falan yok! En iyisi; kuvvetim iyice bitmeden uzak yerlere gideyim…” dedi, çalılıklara sperlenerek yürüdü.

Heva ve hevesten kaçmak isterim,

Şu fâni dünyadan geçmek isterim,

İyiyi kötüden seçmek isterim,

Beni yalnız koymaz, canım babacım.

İşimi düzene koysam diyorum,

Hayrımı, şerrimi, bilsem diyorum,

Aklımı başıma alsam diyorum,

Beni bana koymaz, canım babacım.

HOCA der ki ölenlere bakayım,

Gelenden, gidenden ibret alayım,

Yolcuya düşeni, derim yapayım,

Beni darda koymaz, canım babacım.

***

İNSANOĞLU ÇİĞ SÜT EMMİŞ!..

Bugünkü gibi hiç olmamıştı. Açlıktan karnı birbirine yapışıyordu. Saklandığı ininden zar zor çıktı. Temiz havayı içine çekerek etrafı kokladı.

"Yakınlarda bir av falan yok! En iyisi; kuvvetim iyice bitmeden uzak yerlere gideyim…” dedi, çalılıklara sperlenerek yürüdü. Gözü sağdan soldan gelebilecek tehlikelerde, aklı fikri, küçük de olsa bir avdaydı. Bütün kuvvetiyle önce yavaş yavaş sonra daha hızlanarak yürüdü. Yürüdükçe de açılıyordu. Kısa zamanda çok mesafeler katetti, arkasında bıraktığı mağarayı da göremez oldu. Derin vadilerden yükselen sis, gitgide bastırıyor, etrafı kapatıyordu. Uzaktan uzağa karga sesleri duymaya başlayınca yiyecek bir şeyler bulacağına olan ümidi de arttı. Yakınlarda, pek yakınında bir hışırtı da duyar gibi oldu. Hiçbir şey göremedi ama kokularından insan olduklarını anladı. Sanki burnunun dibindeymiş gibi acı acı da inliyordu.

Tam sevinecekken birkaç eli silahlı avcı çıkageldi. “Hay aksi, bir bunlar eksikti!” dedi zavallı kurt, çalılıklara saklandı. Az kalsın avcıların tuzaklarına düşecek, karnını doyuracakken canından olacaktı. Tehlikenin büyüklüğünü görünce açlığını hepten unuttu, tabana kuvvet koştu. Avcılar arkada kurt önde amansız bir kovalamaca başladı. Anlaşılan avcılar fena diş biliyordu. Arkadan ve yanlardan sıkıştırmaya çalışıyorlardı. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekememekteydi!..

Canını kurtarmak için deli gibi koşuyordu sadece. Nefes nefese kalmıştı. Bu esnada kendi gibi yorgun bir köylüye rastladı. Elinde çıkınıyla, belli ki tarlasına gidiyordu.

Hak olan sözü kısma!

Kızıp da zehir kusma!

İt ürür kervan yürür,

Her söze kulak asma!

Başka çaresi olmayan aç kurt, adamın önüne çöktü ve yalvarmaya başladı:

- Ey güzel insan! Ne olur yardım et bana! Avcılar peşimden geliyor! Ne kaçacak nefesim ne de takatim kaldı! Eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler beni. Çoluk çocuğum da yuvada perperişan olacaklar!

- Sen bir kurtsun! Biz insanlara çok da zarar vermişsindir! Şimdi senin masum olduğuna nasıl inanayım?

- Doğru söylüyorum! Bana acımıyorsan bari yavrularıma acı!

- Fazla yapacağım bir şey yok! Gel şu çuvalıma gir!

- !!!

Kurt, hiç tereddüt etmeden köylünün açtığı torbaya girip sindi. Köylü de içinde hususi eşyası varmış gibi çuvalın ağzını bağlayıp sırtına aldı. Her şey yolunda, tabiiymiş gibi yürümeye devam etti... DEVAMI YARIN

Ragıp Karadayı'nın önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR