Aşk nedir, bilmiyorum.
İnsan, hayatı boyunca sadece bir kişiye mi gerçekten âşık olur?
Geride milyarlarca alternatif varken, Ferhat’ın bir kadın için dağları delmesi mantıklı mıydı?
Mecnun’a sormak isterdim mesela; Leylâ olmadıysa, Ayla olmaz mıydı?
Gerçi sormuşlar sanırım. “Ah siz Leylâ’yı bir de benim gözümle görseydiniz” filan demiş.
*****
Bir hikâyemin erkek kahramanı, ayrılık sahnesinde ağlarken, kendisine “Geçer geçer… Yeni aşklar bulursun…” diyen sevgilisine şöyle cevap vermişti:
“İnsan bir kere sever… Herkes için dünyada sadece bir doğru kişi vardır. Ben bu hakkımı kullandım. Bu yüzden ‘aşklar’ tabiri benim için doğru değil… Çünkü ‘aşklar’ değil, sadece ‘aşk’ var."
Gerçekten her insan için dünyada bir tek gerçek aşk mı vardır?
Bilmiyorum.
*****
Bu girişi Serdar getirdi aklıma.
Annesini sanal anjiyo için bir görüntüleme merkezine götürmüştü.
Ataköy’de lüks bir merkez.
Anneyi çekim için içeri aldıklarında, Serdar da oyalanmak için sehpa üzerindeki sağlık dergilerini kurcalamaya başladı.
Ooo… Bir dergi kapağını görünce gözleri büyüdü.
Çok güzel bir kadın, sağı solu yıpranmış bir dergi kapağını boydan boya süslüyordu.
“İşte benim bütün kalbimle âşık olacağım kadın” diye geçirdi içinden.
Anne çekimden çıkınca, Serdar elinde dergi ile bankodaki sekretere yaklaştı.
- Borcumuz ne kadar?
- Yirmi beş bin lira alıyoruz, dedi kız. (O tarihte 500 dolara tekabül ediyordu.)
Serdar kredi kartını uzattı. Kız şifreyi girmesini istedi. Birkaç saniye sonra fişini uzattı.
Serdar derginin arka kapağı kıza dönük olarak sordu:
- Bunu alabilir miyim?
Az önce yirmi beş bin lirayı POS cihazının rakamları marifetiyle yutmuş olan kız, bu küçük talebi kıramadı:
- Tabii, tabii… Ne demek!
*****
Serdar o öğleden sonra annesini Yeşilyurt’taki evine bırakıp, Bakırköy’e, kuyumcu dükkânına döndü.
Önce dergi kapağındaki kızın fotoğrafını çekti.
Kendi tabiriyle, “Sırılsıklam âşık olduğu” kızın.
Sonra çekmecesinden küçük laptop’u çıkarıp, Google arama motorunu açtı.
Kızın fotoğrafını yükleyip, aramayı tıkladı.
Heyecanla fotoğrafın sahibinin ismini beklemeye başladı.
Ekranda, dergideki fotoğrafın aynısı belirdi.
Heyecanla ismine baktı. Türk’tü.
Hemen o çıkan ismi arama motoruna yazıp “Görseller”i tıkladı.
Ekranda beliren fotoğrafları görünce hemen derginin tarihine baktı. 2015 yılına aitti.
Ama demek ki fotoğrafın çekim tarihi ondan çook daha eskiydi.
Çünkü kadının son fotoğrafı, annesinden biraz daha yaşlı görünüyordu.

