Sosyal medyada önüme düşen bir videodan bahsetmek istiyorum; eminim sizler de görmüşsünüzdür. Ben izlerken adeta sinir krizi geçirdim...
Efendim biliyorsunuz, dün Gençlerbirliği sahasında Fenerbahçe'yi ağırladı. Sarı-lacivertliler 1-0 öne geçtiği maçtan 2-1 yenik ayrıldı. Maç fazlasıyla gergin geçti, taraftarlar heyecandan yerinde duramadı. Bunlar zaten hemen her maçta yaşanan şeyler; kah dizler dövülür, kah bağırılır çağırılır... Ancak maçın önüne geçen o skandal olay sahada değil, ne yazık ki tribünde yaşandı.
Henüz 4 yaşındaki bir çocuk, üzerinde Fenerbahçe formasıyla babasının yanında maçı izliyordu. Gençlerbirliği taraftarlarından biri, adeta insanlıktan çıkmışçasına o küçücük çocuğa yönelip bağırmaya başladı. Tek bir sebebi vardı: Üzerindeki forma. İsteği ise o formanın çıkarılmasıydı... Nitekim dediği de oldu. Küçücük çocuk, bir polis memurunun kucağında, o öfkeli grubun arasından çıkarıldı; sonrasında üzerindeki forma da zorla çektirildi. Yine sosyal medyanın gücü diyoruz; video Türkiye'yi ayağa kaldırdı, olayla ilgili soruşturma başlatıldı ve bir kişi gözaltına alındı.
SORUYORUM
Sizin derdiniz ne?
Fenerbahçe forması mı?
Gerçekten bu kadar mı tahammülsüzsünüz?
Bir çocuğun üzerinde rakip takımın formasını görünce öfkelenmek nasıl bir taraftarlık anlayışıdır?
NE TARAFTARI, HOLİGAN!
Elbette bunun adı taraftarlık değil; bu, düpedüz holiganlık. Bir çocuğun formasından nasıl rahatsız olunur? Futbol bir OYUN!.. Bugün sen kazanırsın, yarın o. Maç biter, hayat devam eder; ama o çocuğun yaşadığı korku ne olacak?
Peki, böyle davranarak çocuklara ne öğretiyoruz? “Rakip takımın formasını giyersen hedef olursun” mesajı mı veriyoruz? Şiddeti çocukların gözünün önünde normalleştirip sonra onlardan sağlıklı bir toplum olmalarını bekliyoruz. (Ki günümüzün en kanayan yaralarından biri, suça sürüklenen çocuklar.)
İnanın benim 5 yaşındaki kızım da benzer bir zorbalığa maruz kaldı. Fanatik Fenerbahçelidir kendisi, üstünden de hiç çıkarmaz formasını. Bir gün pazara gittik beraber; yine forması üzerinde, ellerim dolu... Ben önden gidiyorum, o arkadan. Korkarak “Anne!” diye yanıma koştu. "Ne oldu?" dememe kalmadan, bir adamın kendisine “Ezik Fenerli” diye bağırdığını söyledi. Arkama dönüp kim olduğuna bakmak istedim, evladım korkudan gösteremedi bile. O gün ne kadar öfkelendiysem, bu son yaşanan olayı görünce de aynı derin öfkeyi hissettim.
Geçtiğimiz haftalarda da yazmıştım: Futbol artık çok gelişti, kadınlar da en az erkekler kadar ilgi gösteriyor, tribünler çoluk çocuk dolup taşıyor. Herkes kendine çeki düzen versin; tribünler bu zorbalardan arınsın artık!
YARIM ELMA GÖNÜL ALMA
Olayın ardından Gençlerbirliği'nin küçük çocuğu tesislerine davet etmesi son derece doğru bir adımdı. Fenerbahçe'nin de minik taraftarını Lyon maçına davet ettiği bildirildi.
Keşke bunlar hiç yaşanmasaydı... O güzelim çocuk, formasını zorla çıkarırken çekilen korku dolu görüntüleriyle değil, maç boyunca neşeyle takımını desteklerken hatırlansaydı.
Çocukların futboldan öğreneceği ilk şey nefret değil, sevgi olmalı.

