Kaydet
|

İran ve rejim güzellemesi yapmak, en son isteyeceğim şeylerden biri. Ancak tablo apaçık ortada. Daha önceki köşe yazımda belirttiğim gibi, ABD/İsrail ve İran arasındaki savaşın mutlak kazananı Tahran'dır. Amerika ve İsrail'deki son seçimler de bunu net şekilde bize gösterdi. Küresel siyaset sahnesinde hesaplar her zaman masada yazıldığı gibi yürümez. Kişisel ihtiraslarla kapılanlar, yaktıkları ateşte bazen küle dönebilir...

FATURA, TRUMP'A ÇIKTI

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail’in uzun soluklu lideri Binyamin Netanyahu, Tahran’la girdikleri bu amansız mücadelenin bedelini siyasi ömürleriyle, iktidar kayıplarıyla ödüyor. Hesap büyük oynandı ama masada mat edilenler, 'şah'ı devirmek isteyen iki isim oldu. İran ile yaşanan askerî gerilim ve sıcak çatışma dalgası, Beyaz Saray’daki planları altüst etti. Savaşın Orta Doğu’daki enerji hatlarına sıçraması, kritik akaryakıt ve enerji rafinerilerinin hedef alınması, küresel ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, doğrudan Amerikalıları vurdu. Okyanus ötesinde benzin pompalarındaki fiyatlar fırlayıp enflasyon mutfaklara ateş gibi düşünce, halk için jeopolitik "zafer" söylemlerinin hiçbir anlamı kalmadı. Banliyölerde yaşayan sıradan bir ABD vatandaşı için Tahran’a atılan füzelerin maliyeti, cüzdanına ve günlük hayatına yansıyan ekonomik krizle ölçüldü. Çatışmaların getirdiği bu faturayı ve Kongre seçimlerindeki ağır kayıpları sırtlayan Trump, halkın tepkisini ara seçimlerde göğüslemek zorunda kaldı.

NETANYAHU DEVRİ KAPANIYOR

Gazze Kasabı'nın durumu çok daha vahim. İsrail’de halk, yıllardır süregelen katliamların, bitmek bilmeyen savaş çanlarının ve bölgesel kaosun oluşturduğu yorgunluktan bıktı. Netanyahu’nun güvenlik vadeden politikaları, ülkeyi sürekli bir alarm durumuna, sığınaklara ve ekonomik daralmaya mahkûm etti. İsrailliler günün sonunda kendilerini eskisinden daha güvende hissetmedi; aksine, körüklenen bu savaş sarmalının ülkeyi uluslararası yalnızlığa ve kalıcı bir güvenlik krizine sürüklediğini net bir şekilde gördü. Değişen parlamenter dengeler ve sandıktan çıkan sonuçlar, halkın Netanyahu’dan ve onun uzayan iktidarından kurtulma iradesini açıkça gözler önüne serdi.

OLAN KENDİLERİNE OLDU

İran'da ise rejiminin en başındaki Ali Hamaney ve pek çok önemli ismin hayatını kaybetmesine rağmen, sistem yıkılmadı. ABD’nin ve İsrail’in en büyük stratejik yanılgısı, liderleri hedef alarak devasa bir devlet mekanizmasının ve ideolojik yapının kendiliğinden çökeceğini sanmalarıydı. Rejim yoluna devam ederken, Washington’daki şahinler ve Tel Aviv’deki katliam şebekesi yavaş yavaş sona geliyor.

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.