Kaydet
a- | +A

Bizim yıllardır her uluslararası başarısızlıktan sonra dilimizden, kalemimizden düşürmediğimiz bir söz vardır: "Avrupa neyimize, biz dönelim ligimize!"

Ama artık öyle değil. Türkiye zincirlerini kırdı. Her sahada müthiş gelişiyoruz. Ülkenin gelişmesi için çalışanlara kucak dolusu teşekkürler.

Şu veya bu siyasi iktidar için söylemiyorum; gelmiş geçmiş hepsinin çeşitli katkıları var, onun için tümüne bu sevgilerim. Ülkemiz daha da gelişecek; futbolumuz da öyle.

Bakınız Euro 2000 için bir dolu yabancı otoritenin değerlendirmelerine; "Türkiye''den daha yukarılarda sonuç bekliyorduk" diyenler var.

Sakın ola çeyrek final oynamış Milli Takım''ı eleştirdiğimi sanmayın. Ay-yıldızlı takım, futbolcusu ile, teknik ve idari yöneticisi ile, federasyonu ile başarılı olmuştur.

Ama başarının da sınırı yoktur.

Baksanıza son Dünya Şampiyonu Fransa''ya. İtalya''yı Euro 2000''in finalinde yenip Avrupa Şampiyonu ünvanını da başarı listesine yazdırmak için ne mücadele verdi. Başardı da.

Şimdi inanın ki bu takım yarın, öbür gün 2002 Dünya Kupası hazırlıklarına başlar. İşte konuyu buraya getirmek istiyorum; biz de Güney Kore - Japonya ortak organizasyonunda gerçekleştirilecek 2002 Dünya Şampiyonası için bu haftadan itibaren kollarımızı sıvamalıyız.

27 Ocak 2000 tarihinde gruplar ve bu grupların maç trafiği, yani fikstür belli oldu. Yani 5 ay önce. Avrupa Şampiyonası bitti. Ülkemiz kulüpleri transfer faaliyeti içinde; o da yakında noktalanacak. Bir dolu takım sezonu açtı, çalışmalar, kamplar başladı. Beri yandan Futbol Federasyonu, daha doğrusu başkan Ulusoy, Mustafa Denizli''den boşalan Milli Takım Teknik Direktörlüğü''ne, geçen haftadaki yazımda da belirttiğim gibi bölgesel teşvik ve baskılarla böyle bir görev için mesleki tecrübesi çok tartışılacak Şenol Güneş''i getirdi.

Başkanın BÖLGECİLİK yaptığını üstüne basa basa tekrarlıyorum. Pırıl pırıl, lekesiz ve şaibesiz bir insan olan Şenol Güneş''i ikinci derecede bir göreve getirip deneyim kazanmasını sağlasaydı başkan Milli Takım''ı riske atmaz, Şenol''u da ilerisi için olgunlaştırırdı.

Başkanın kararı halen hukuksal yönde kesin değil; Federasyon Yönetim Kurulu''nun bu yolda karar alması lâzım. Federasyon Kurulu da bugün için kanuna uygun olarak tamamlanmış da değil. İki asbaşkanla bir üye noksan. Bu sandalyeler başkanın şahsi atamasıyla dolacak. Kanun böyle diyor.

Bu kişiler, daha önce başkan tarafından atanan sayın Ata Aksu ile birlikte profesyonel yöneticiler olacak.

Özetle bu zevat seçilmeden federasyon kurulu da toplanamaz. Toplanamayınca Şenol Güneş de resmen Milli Takım Teknik Direktörü olamaz.

İşte bu atamaların süratle yapılması gerek.

Dünya Şampiyonası''nın ülkemizin de içinde bulunduğu eleme grubunda bizden başka İsveç, Moldova, Azerbaycan, Slovenya ve Makedonya var.

Görünüşe göre İsveç dışında, biraz da Moldova, bizi zorlayacak takım yok.

Ama tavşan ile kaplumbağanın yarış hikayesine dönmesinden korktuğum bu önemsememe havası başımıza felaket getirmesin.

Eleme grubumuzda ilk maçımızı 2 Eylül''de ülkemizde Moldova ile yapacağız. Yani iki ayımız bile yok, hazırlanmak için.

Sonra 7 Ekim''de İsveç''e, 11 Ekim''de Azerbaycan''a gideceğiz.

24 Mart 2001''e kadar maç yok. O gün Slovakya''yı ağırlayacak, 4 gün sonra Makedonya''ya gideceğiz.

Bu maçların rövanşları da 6 Ekim 2001''de Moldova''da yapacağımız son karşılaşma ile noktalanacak.

2002 Dünya Şampiyonası Türkiye''nin imajı yönünden çok mühim. Çıtayı yükseltmeliyiz.

Yani Avrupa''nın ilk 8''ine giren Türkiye en azından dünyanın ilk 8''ine de girmeli.

Bunun için yukarıda işaret ettiğim gibi kolları sıvamalı, bölgeciliği mölgeciliği de bir yana bırakıp akıl, mantık ve bilimin ışığı altında bugünden çalışmaya başlamalıyız.

Biz bu işin takipçisi olacağız.