Yaz mevsiminin ilk ayı Haziran''a girdik. Eskiden, yani bizim çocukluğumuzda bu ay futbol sadece "Yazlık Takımlar" diye adlandırdığımız sayfiye yerlerinde sürdürülen eğlence-spor karışımı bir aktiviteye dönüşürdü. Oysa bugüne bakın; hafta sonunda Hollanda-Belçika ortak organizasyonu Avrupa Futbol Şampiyonası başlıyor biir. Futbolumuz için çok önemli bir Federasyon başkan ve yönetimi seçimi için genel kurul toplantısı yarın Ankara''da başlıyor ikiii. Ben Federasyon seçimlerini büyüteç altına almak istiyordum. Ancak şu sütunumun alamayacağı kadar başka olaylar da oluşunca hepsine birer paragraf açma mecburiyetim doğdu.
ÖNCE ACI BİR HABER Beşiktaş kıymetli bir evladını kaybetti; eski başkanlardan Mehmet Üstünkaya uzun süredir gözlerden ve dillerden uzakta çektiği hastalığını tedavi için yurt dışında bulunduğu sırada fani dünyaya veda etti. O, G.Saray Lisesi''nden yetişmiş nadir Beşiktaşlılar''dan biriydi. Siyah-beyazlı kulübün en buhranlı devrelerinde görev kabul etmiş yürekli ve asil ruhlu bir genç adamdı. 1972''de Başkan seçildiğinde takımı 4. olarak teslim almış, 1976''ya kadar hep kara günlerle mücadele etmişti. Görev süresince Beşiktaş takımı 6., 2., 5. ve bıraktığında 11. olmuştu. Yılmadı, 1981''de yeniden seçildi ve seçildiği sene Beşiktaş 9. defa Türkiye Ligi Şampiyonu oldu. 1984''te de görevi Süleyman Seba devraldı. Nur içinde yatsın. Beşiktaş Belediyesi''ne teklifim Beşiktaş ilçesinde bir sokağa isminin verilmesidir.
GELECEĞİN YILDIZLARI SAHNEYE ÇIKTI AMA... Evet, geleceğin yıldızları Hakkı Yeten Stadı''nda PODYUM''a çıktı, kimsenin umurunda değil! Beşiktaş''ın yeni yönetimi iş başına geldiğinde hem transfer komitesinin hem de futbol şubesinin sorumluluğunu üstlenen Sayın Ahmet Hamoğlu ile bir telefon sohbetinde, "Taylan Bey, biz bu yılki büyük transfer faaliyetimizin yanı sıra altyapıya da büyük önem vereceğiz" demişti. Bunun üzerine Sayın Hamoğlu''na şunu sordum: "Efendim siz şu anda Beşiktaş Kulübü''nün altyapısında kaç takım olduğunu, kaç futbolcunun bulunduğunu biliyor musunuz?". Hamoğlu açık sözlü, açık yürekli, yiğit adam; içtenlikle, "Henüz bilmiyorum" diye cevapladı. Hemen şöyle dedim: "Ahmet bey tam 17 tane muhtelif yaş gruplarından genç takımlarınız ve 606 genç futbolcunuz var". Çok mutlu oldu ve bu bilgi için teşekkür etti. Ama ben durmadım, "Ama" dedim "Bu çocukların hepsi tek bir toprak sahada çalışıyorlar, ne olur Ümraniye''yi bir an önce bitirin de o zaman göreceksiniz altyapının verimini..." Haziran''ın 1''inden beri Beşiktaş altyapı sorumluları, başta Bahattin Baydar olmak üzere altyapıdaki takımlara çeşitli yaş gruplarında olmak üzere baş vuran 1970 tane çocuğun seçmelerini yapıyorlar. Bu seçmeler 3 kademede bitirilecekmiş. Yani birinci seçmeyi kazanan çocuk, ikinci bir seçmeye, onu da kazanırsa üçüncü bir elemeye tabi tutulacak. Ne yazılı ne de görsel basın ortada değil. Oysa ki geleceğin tüm yıldızları bu gençlerin içinden çıkacak. Gidin bakın, Şifolar, Aylanlar, Ahmet Dursunlar, Sergenler, Yusuflar, Sanlılar, hatta Maradonalar, Hagiler, Peleler ve daha bir dolu uluslararası ünlü yıldızların yeni versiyonları Fulya''nın tozlu toprak zemiminde hünerlerini döktürüyorlar. Çevresinde tanıyanlar Kağıthaneli 12 yaşında yumruk kadar bir çocuğu çok methettiler, Cumartesi günü yaş grubu içinde seçmelere katıldı, ben de seyrettim. Başlangıçta tutuktu, sonradan açıldı goller attı, şutları direkten döndü. Düşünün 12 yaşında bir çocuk ama Şifo-Hagi karması bir velet! İkinci elemeye seçildi. Ama sadece o değil, yarım düzine genç vardı ki, insan bir futbol takımının 11 kişi değil de çok daha kalabalık olmasını istiyor inanın. Ey Beşiktaşlılar, gidin Fulya''ya altyapı seçmelerini görün, gençleri alkışlayın, onlara yürek, moral aşılayın.
GELELİM FEDERASYON SEÇİMİNE Türk futbolunu 4 yıl yönetecek Futbol Federasyonu Başkanı ve kurulu yarın Ankara''da başlayacak genel kurulda seçilecek. Futbol kulüpleri tercihlerini şu anda Başkanlık koltuğunda oturan Haluk Ulusoy''dan yana koydular. Ulusoy''un rakibi de yok. Daha doğrusu Ayhan Bermek aday olacağını açıkladı ama sanıyorum ki yenilgiyi peşin olarak kabul etmeyeceği için bu arzusunu genel kurulda ortaya da koymayacak. Şimdi ne olacak diye derin derin düşünüyorum. Sayın Bakan Fikret Ünlü bu kadar uğraştan sonra şu Haluk Ulusoy''un hakkından gelememenin (!) ateşiyle nasıl yanacak? Acaba özerk Federasyonun başkanı hakkında devletin köhne müfettiş sistemiyle bir hukuki dert açıp onun yeniden başkan seçilmesini engellemeye kalkacak mı? Aklımdan daha bir dolu SAKINCALI fikirler geçiyor. Avrupa Şampiyonası finallerine 3-4 gün kala şu hale bakın, koyun can, kasap mal derdinde.
GRUPTAN YÜKSELİR MİYİZ? Herkes aynı şeyi soruyor, "Avrupa Şampiyonası''nda grubumuzdan yukarı çıkacak mıyız?" Milli Takımın sezon içindeki coşkusu şimdi pek yok. Üstelik transferi olanların beyninin içine girip yalnız maçlara konsantre olmalarını sağlayacak metod da yok. Hatta Milli Takımın başında artık KERHEN bulunduğunu kabul ettiğim Mustafa Denizli''nin de beyninde F.Bahçe''nin hiç olmadığını söylemek mümkün değil. Mustafa hoca ne kadar uğraşsa, kendini sadece ay-yıldızlı takıma motive etmeye çalışsa eski Denizli olmayacağı bir gerçek. İş sadece oynayacağımız maçlarda Türk çocuğunun Milli duygularının coşkusuna kalıyor. Bekleyelim, dua edelim ve görelim.

