Kaydet
a- | +A

Gencecik bir kızımız, Yasemin Dalkılıç sualtına serbest dalışta 100 metre derine inerek müthiş bir başarı ve ne yazık ki, tescil edilmeyecek bir dünya rekoru kırdı. Serbest dalış demek, dalgıcın herhangi bir solunum kaynağı, yani basınçlı hava soluma imkanı olmaksızın, su üstünde aldığı nefesle dalmasıdır. Buna kendi kas gücünü de eklemek gerek.

100 metreye serbest dalış müthiş bir olaydır. Bu işi bilmeyen, dalmayan bilmez. Ben kırk yıllık dalgıcım ve üniversite seviyesinde eğitmenim. Deniz Kuvvetleri''nde dalgıç teğmen olarak görevde iken basınçlı hava tüpleriyle 63 metreye inmiştim de övünürdüm. 1980''li yıllarda Sualtısporları Federasyonu Başkanı iken oluşturduğumuz Sualtı Zıpkınla Balıkavı Milli Takımımız''a seçtiğimiz, o zamanın en başarılı balık adamları serbest dalış teknikleriyle 15-16 metreye dalar ve 60-70 saniye sualtında kalabilirlerdi. Sonra federasyon kurulu üyesi, Kıbrıs Harekatı''nda Ada''ya sualtından çıkan ilk timin elemanlarından Gazi Hüsnü Çetin''i milli takım baş antrenörlüğüne getirdik. Bu tecrübeli eğitimci Komando Astsubay bilmsel ve disiplinli çalıştırmasıyla milli balıkadamları 30 metreye indirme ve 3 dakika sualtında kalma başarısına ulaştırdı. Düşünün, 18 yılda bu 30 metre 100 metreye ulaştı. Bu yönden Yasemin Dalkılıç''ı ne kadar övsek azdır. Ancak bu genç ve hayat tecrübesi az kızımız dış tesirlerin altında kalarak uluslararası sualtısuporları konfederasyonu C.M.A.S''ı hiçe sayarak rekor denemesi için önceden yaptığı gibi bu kuruluştan gözlemci istemedi. Oysa ki; Türkiye daha resmi federasyon kurulmadan önce adı Sualtısporları Kulüpleri birliği olan teşkilat vasıtasıyla C.M.A.S''a üyeydi. Sonra resmi Sualtısporları, Cankurturma ve Sukayağı Federasyonu kurulunca bu üyelik hakkı federasyona devredildi .

C.M.A.S. futboldaki FIFA, basketboldaki FIBA''ya eşdeğer kuruluştur. Yasemin Dalkılıç''ın arkasında bu rekora dalış denemelerini yöneten Kübalı bir antrenör ile sponsor olarak ünlü bir saat firması var. Saat firması saygın, bilinen bir kuruluş. Onlar bu anarşiye nasıl göz yumuyorlar anlamıyorum. Haydi Kübalı, C.M.A.S.''a karşıt bir görüşte ve bu konuda bir anarşi çıkarmaya çalışıyor; sponsor, karşılığının "rekor" olarak arşivlere girmeyeceğini bilmiyor mu? Yıllar önce silah arkadaşım, ünlü sporcu ve spor hocası Namık Ekin de aynı hataya düşmüştü. Ben Sualtısporları Federasyonu Başkanı''ydım. Federasyon C.M.AS.''ın Türkiye temsilcisiydi. Namık, arkadaşım olmasını rağmen federasyonu "iplemedi". Gitti sponsoru olan günlük bir gazetenin desteğiyle Heybeliada''daki Deniz Harbokulu''nun havuzuna daldı ve 41 saat dayandı. "Dünya rekoru kırdım" dedi. Zamanın Cumhurbaşkanı; rahmetli Fahri Korutürk, yine zamanın Spordan Sorumlu Devlet Bakanı sayın Ali Şevki Erek aracılığıyla ilgilenip bize sordu. C.M.A.S.''tan gözlemci istenmediği için bu rekor denemesi tescil edilmeyip kaynadı gitti. Şimdi Yasemin''in rekoru da böyle olacak. Yazık değil mi? Sualtısporları, Cankurtaran ve Sukuyağı Federasyon''u bu konuda belli ki uykuda. Yasemin Dalkılıç cahil bir çocuk değil. Bildiğim kadarıyla yüksek tahsilini de yapıyor. Bu cesur ve başarılı kızımız ikna edilip doğru yola çekilemez miydi?

Tekrar "yazık" diyorum.