Kaydet
a- | +A

Serdar Bilgili başkanlığında oluşan yeni Beşiktaş yönetim kurulu BOMBA gibi bir takım ortaya çıkarmak için geceyi gündüze katarak çalışıyor. Hareketli bir transfer faaliyeti içinde oldukları da açık seçik görülüyor. İç transferi Ahmet Hamoğlu başkanlığında bir komite yürütürken, dış transfer yeni teknik direktör Scala''ya bağlı. Başkan Bilgili de durmadan Avrupa''ya taşınarak yabancı oyuncu gözlemekte. Arada Signor Scala''nın Beşiktaş''ın geçen sezondan gelen takım içindeki bazı futbolcular için de "Onu istemem, bunu isterim" tarzındaki görüşleri her gün gazete sütunlarına yansıyor. Buraya kadar tamam. Tamam da benim anlamadığım bir takım terslikler de var. Şu aşamada Beşiktaş yönetiminin de İtalyan hocanın da işine karışmak, yaptıklarını eleştirmek doğru değil. Ancak "Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur." Beşiktaş camiasının gözleri bütünüyle transfer faaliyetinin üzerine toplanmış, adeta nefesini kesen milyonlarca Beşiktaş gönüldaşı yönetimi ve Scala''yı adım adım izliyor. İtalyan teknik direktör mevcut takım içinden bazı futbolcuları yukarıda işaret ettiğim gibi beğenmiyor ve gönderilmelerini istiyor, haklı. Bir koca sezon şahsen bunları yazdım: "İyi niyetli, ahlâklı, fedakârca çalışan, gayret eden ama ferdi kabiliyetleri noksan bir dolu delikanlı var." diye yaza yaza kalemimde mürekkep kalmadıydı. Şimdi Signor Scala aynı şeyleri söylüyor. Yalnız bir fark var aramızda, daha doğrusu iki fark. Önce biz olayları çıplak gözle izledik, bir dolu maç, antrenman seyrettik. Hiç unutmam Herr Feldkamp''ın kısa bir süre de olsa sahaya çıkıp futbolcuları çalıştırdığı dönemde Fulya''nın alt sahasında iki kaleciyi, Fevzi ve Shorunmu''yu da yanına alıp, yine araya indirdiği birkaç futbolcuya orta yaptırıp santrfor olduklarını sandığı bazılarına kafa vurdurtmaya çalıştığı dramatik antrenmanı ertesi günü o zaman çalıştığım gazetede acı acı yazmıştım. Ne orta yapabilmiş, ne de zıplayıp kafa vurabilmişlerdi. Yani araya indirdiği futbolculardan Şifo hariç, diğerleri fasa fiso idi. Bugün Scala da kasetlerden izlediği bu futbolcuları görmek bile istemiyor. Moralleri kırılmasın diye adlarını vermiyorum; herkes onları tanıyor. Topun dibine vurup orta için havalandıramayan, kale önüne süzülen topa bırakın bir karış zıplamayı, son haftalarda ayaklarının ucunda bile yaylanamayan adamları yönetici de seyirci de biliyor. Signor Scala kasetlerdeki görüntülerle ikna oldu. Ama aynı Scala yönetimin Türkiye içinden aldığı bazı futbolcuları hiç ama hiç bilmez. Onlara kadrosundan nasıl yer verecek? Onların sistemine uyacağını kim biliyor ki? İtalyan hoca son olarak Ertuğrul''a takmış, "Ne oynadığını anlamadım" demiş. O iyi niyet abidesi çocuğun geçmişte gol kralı olduğu, ancak John Benjamin Toshack''ın bir oyuncağı gibi her hafta ayrı bir yerde, orta sahada, defansta, nerede bir boşluk varsa oynatıldığı ya Scala''ya anlatılmadı ya da anlatıldı da Signor, Ertuğrul''cuğa taktı. Ben Başkan Bilgili''den rica ediyorum, Scala üzerinde bildiğim kadarıyla bayağı etki ve otoritesi var, Ertuğrul''u harcatmasın. Ertuğrul kadroda kalır, hocanın sistemine uyamazsa oynatılmaz. Buna kimse karışmaz. Ama bakarsınız bir gün o beğenmediği Ertuğrul, Scala hocanın gözdesi oluvermiş; hiç şaşmam.

Aynı şeyleri "Kendisi için oynuyor" teşhisi koyduğu Şifo hakkında da söylemek isterim. Mehmet sezon boyunca ayağından topu çıkarmakta hasis davranan adam olarak eleştirilerimizi aldı. Ama insaf edin, çevresindeki takım arkadaşlarından kaçı ondan top alacak şekilde oynadı? Mevsim açılır, aktif futbol hayatının son yıllarına gelen Mehmet, bu mevsim hünerlerini sahaya döker, Signor Scala da o zaman hakikatleri daha iyi görür. Benim korkum İtalyan hocanın sonunda, kabak çıktığı için üzerlerine şeyettiği karpuz dilimlerini susuzluktan ölecek hale gelince "Buna değmiş, buna değmemiş" felsefesiyle afiyetle mideye indiren Nasreddin Hoca''ya dönmesidir. Onun için birilerinin İtalyan''a İTİDAL tavsiye etmesini istiyorum.