Sualtısporları, Cankurtarma ve Sukayağı Federasyonu Başkanı Harun Sevinç geçen hafta 3 ay süre ile başkanlıktan uzaklaştırıldı. Bazı gazeteler bunu küçük bir haber olarak verdi. Harun Sevinç''in federasyon başkanlığından uzaklaştırılış sebebi fuhuş yaptığı belirlenen bir Rus kadını federasyonun tertiplediği resmi bir sukayağı yarışmasında lisanssız olarak yarıştırması gösterildi.
Ben, anılan federasyonu 1962''den itibaren arkadaşlarımla birlikte gece gündüz 18 yıl çalışarak ve büyük emekler vererek kurdurttum. Daha sonraki yıllarda Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı da yapan, zamanın Beden Terbiyesi Genel Müdürü Sayın Yücel Seçkiner''in teklifi ve Spor Bakanı Hava Generali Sayın Vecdi Gönül''ün onayı ile 1980 yılında ilk başkan olarak bu federasyonun başına getirildim. O sırada Federasyonlar Daire Başkanı da şimdi Sualtısporları Federasyonu Başkanlığı''na 3 ay süre ile vekalet etmesi teklifi Sayın Bakan Fikret Ünlü''nün masasında imza bekleyen Sayın Orhan Kadıgil idi. Sayın Kadıgil o günlerde bana cidden ilgi gösterdi. Federasyon Teşkilatını kurma aşamasında Ankara''ya her gidişimde Kadıgil, bu Harun''u federasyonuma genel sekreter almam konusunda ısrar etti. Harun Sevinç o sırada Genel Müdürlük''te memurdu. Çocukluk ve yetişme yıllarında Genel Müdürlüğün kahvehanesinde çalışıp okumuş, teknik okuldan elektrik mühendisi olarak diploma almış. Daha sonra bu diploması iptal olundu. Ama o yılmayıp yeniden diploma almış! Her ne hal ise Kadıgil''in ısrarları karşısında zamanın Genel Müdürü Sayın Yücel Seçkiner''den Harun''u Genel Sekreter olarak istedim. Allah uzun ömür versin, sporun taa göbeğinden gelen ve şerefli bir asker olan Seçkiner, Harun''un yaramaz adam olduğunu belirterek bu kişiyi istemememi tam bir dost ve ağabey kimliğiyle defalarca belirtti. Ama bir genel sekretere ihtiyacım vardı ve Orhan Kadıgil her Ankara''ya gidişimde "Reis, bu Harun gibisini bir daha bulamazsın" diye beni Harun Sevinç''i Genel Müdür''den tekrar tekrar isteme konusunda teşvik etti. Sayın Kadıgil bana "Reis" diye hitabederdi. Sonunda Sayın Seçkiner ısrarlı taleplerime dayanamayıp, bana olan sevgisinin de katkısıyla "Olur" onayı verdi. Verdi ama "Bu adam senin başına çok iş açar" demekten de geri kalmadı. Sayın Yücel Seçkiner haklı çıktı. Vaktiyle sokaklarda sağ-sol çatışmalarının sürdüğü devirde Adana''da bir fraksiyon kavgasında karnından yarım düzine kurşun yarası almış bir adam bu Harun. Şimdilerde ise sırf hava olsun diye belinde iki okkalık ruhsatlı bir silah taşıyor. Spor ve tabanca birbiriyle ne uyum sağlıyor değil mi? Harun''un derdi gücü gösteriş yapmak. Tam bir showman. Dört yıllık federasyon başkanlığım sırasında yaptığım bir dolu olumlu icraat kadar, Harun''u frenlemek için enerji harcadım. Sualtı zıpkınla balık avı yarışması yaparız, vurulan balıkları hayır kurumlarına, özellikle Darülaceze''ye hibe ederiz, balıkların bir kısmı çoktaaaan buzlanıp Ankara''ya Harun''u kollayan zevata gitmiştir bile! Hatırlayınız TV ekranlarında bu zatı federasyon başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra Sayın Cumhurbaşkanına, Sayın Bakanlara vurulan en büyük balığın teslim töreninde (!) kim bilir kaç defa görmüşsünüzdür. Hem de Ankara''nın sıcağında bir dolu genç balıkadama suyun dışında giyildiğinde afakanlar bastıran balıkadam elbiselerini giydirip, maskeleri, paletleri, sırtlarında sıkıştırılmış hava tüpleriyle makama çıkarıp şov yaptığına mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Adam gösterişe o kadar düşkün ki, görevden alındıktan sonra bile TRT Genel Müdürü''nün yanına, balıkadam giysili gençlerle çıkıp koca bir de balık hediyesiyle birlikte
TV ekranlarına daha fazla çıkma yardımı dilendi. Mevzuatta görevden alınmış bir federasyon başkanının federasyonunu temsile hakkı var mı? Bunun cezası yok mu? Cevap bekliyorum Sayın Bakanım, Sayın Genel Müdürüm.
Harun''un kanun dışı yaptığı olaylar için bir kitap yazılır. Ama ne var ki Ankara''da yaşamasının ve Teşkilatın kilit noktalarındaki kişilerle geçmişten beri kurduğu iyi ilişkiler herşeyin hasıraltı edilmesini sağladı. Benim görev süremden sonra Harun''un desteğiyle başkan olan zat ile bir süre sonra araları açıldı. Hatırlıyorum o 1985-86 döneminde muhteşem servet sayılan bir para alacak - verecek hadisesi olmuş, gazetelere aksetmişti. Sonradan örtbas edildi. Halbuki bir devlet memurunun üstüne böyle bir borç vermesi kanunen yasaktır; Harun daha o zaman cezalandırılması ve o miktardaki parayı nereden ve nasıl bulduğunun hesabı sorulmalıydı. Dedim ya örtbas edildi. Sonra bir gün Harun federasyon başkanı oldu. Ardından dalış bröveleri verme saltanatı patlak verdi. Devletin en temiz ve adil kurumlarının başında ordu gelir. O sıralardaki askerlik mevzuatına göre Sualtısporları Federasyonu''ndan alınmış dalış brövesi olan gençler vatanî görevlerini doğrudan Deniz Kuvvetleri''nde yapıyorlardı. Deniz Kuvvetleri, ordunun en rahat, meşakkati, mahrumiyet bölgesi en az bölümü. Daha ne yazayım, anlayın işte. Bu arada Harun dalış bröveleri ile ilgili kazanılmış hakları çoğu kere unutan bir dolu yönetmelik çıkardı. Kendisi dalıcılıkla ilgili değildi. Bana elyazısı ile yazdığı bir mektubu var; diyor ki "Başkanım ben hiç dalmasını bilmiyorum. Ama bu sporu çok seviyorum, en kısa zamanda öğreneceğim." Hiç dalmasını bilmeyen bir adam, kısacık bir sürede en üst, yani 3 yıldızlı eğitmen balık adam brövesine sahip oldu. Ne zaman balık adamlığı öğrendi, ne zaman yüzlerce saat dalış yaptı, en üst düzeyden 3 yıldızlı balıkadam diplomasına hak kazandı? Nerede, kimleri eğiterek eğitmen balıkadam oldu? Nerelerde, hangi derinliğe daldı, kaç genci eğitip balık adam yaptı? Ama Harun''un bir dolu balıkadam diploması, 3 yıldız eğitmen brövesi var. Bunun hesabını önce Genel Müdür ve Spordan Sorumlu Bakan sormalı. Onlar sormazsa ben yayın ve yargı yoluyla soracağım. Tam 40 yıldır dalıyorum, sportif dalış dışında Türkiye''nin Aksaz Limanı''nın dev rıhtım bölümü dahil 3 limanın dalgıçlık çalışmalarını başarıyla bitirdim. Yedek Subaylık görevimi Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı''nda dalgıç teğmen olarak yaptım. 19 yıl İstanbul Teknik Üniversitesi''nde binden fazla öğrenciye dalış dersi verip mezun ettim. 40 yılda ortalama 2000 saati 120 feetten derinde olmak üzere 8000 saat civarında dalışım var. Hakkım olan 3 yıldız eğitmen brövesini bana vermediler. Kazanılmış haklarım dururken beni kursa alıp eğiteceklermiş! Harun işin gösterişinde ya, önüne gelen dalış, önüne gelen eğitmen diploması alıyor ya, birkaç yıl önce eğitim noksanı sebebiyle ölümlü dalış olaylarında o zaman çalıştığım gazetelerde bunu eleştirince Harun''un nasırına basmış olacağım ki bir yandan hakkımı teslim etmeyip beri yandan da direkt ve amigoları vasıtasıyla hakkımda karalama kampanyasına girişti. Halbuki karaladığı beni federasyonunun Şeref Başkanı ilân etmişti. Harun hakkında yazılacak o kadar çok şey var ki şu sütunların tamamını bana verseler yetmez.
Şimdi Türk sporunun bu adamdan kurtulma zamanıdır. Önce yirmi küsur yıldır ona hamilik eden ve şimdi Sualtı Sporları Başkanlığı''na vekalet etmesi gündeme gelen ve Bakan''dan imza bekleyen Sayın Orhan Kadıgil''e bu görev verilmemelidir. İlgili yönetmelik başkanlık için o sporu yapmış olmayı ya da geçmişte yakından ilgili bulunmayı emrediyor. Sayın Kadıgil dalgıç değil, cankurtarmacı değil, sukayakçı değil. Federasyonlar Daire Başkanı sıfatı bu federasyonun ilgilisi anlamında yorumlanamaz. Üstelik Harun''un koruyucu meleği. Kadıgil emekli bir spor adamı. Harun''un yerine emektar bir dalgıç bulunabilir. Sonra Sayın Bakan''ı şimdiden uyarmak görevim; bu Harun tek durmuyor, olimpiyatlardan sonra yapılacak federasyon başkanlığı seçimleri için devamlı kulis halinde. Bu adamı seçime sokar, hatta elaltından yürüteceği kulis faaliyeti sonunda son 3 kişiye girmesi halinde yeniden federasyon başkanı seçerseniz Türk Sualtı Sporları tarihinde eleştirilerek anılacak bir Bakan olacaksınız.
NOT: Harun, federasyonun adının sonuna bir de Paletli Yüzme lâfını ekledi. Bu Atletizm ve Çekiç Atma Federasyonu veya Yelken ve Pirat Federasyonu gibi acaip bir şey. Çünkü paletli yüzmenin dünyada bağımsız bir konfederasyonu yok. Paletli yüzme, sualtısporlarının bir dalı.

