Kaydet
a- | +A

Tarihe ismini gerçekten de "altın" harflerle yazdırmış olan kudretli Osmanlı İmparatorluğu''nun 700. kuruluş yıldönümünün kutlamaları peyderpey yapılıyor ama olaya "damga" vurabilen nitelikte değil.

Bu sebeple, aylar önce kaleme aldığımız bir yazıyı biraz değiştirerek yayınlamak mecburiyetini duyduk.

Dile kolay, tam 700 sene yani koskoca 7 asır bahis konusu.

Başta Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Kültür Bakanı İstemihan Talay''ın gayretlerini gözlüyoruz ama; faaliyetlerin, yediden yetmişe bütün Türk milletinin gönlünden, coşkuyla kopması gerekmez miydi?

Her şeyden önce, geçtiğimiz yıl 75''inci kuruluş yıldönümünü sevinç ve heyecanla kutladığımız Cumhuriyet''in, Osmanlı Devleti''nin "doğal" bir devamı olduğunun bilincine varmalıyız.

Ve en önemlisi, bu muhteşem maziden onur duymalıyız.

Değerli büyüğümüz, üstad Yılmaz Öztuna''nın belirttiği gibi: "Tarihimiz bir bütündür. Cumhuriyet gibi Osmanlı da bizimdir. Zaten, Türk tarihi ne Osmanlı, ne Selçuklu ile değil, 2700 yıl önce Alp Er Tunga ile başlar."

Gerçekten de, "Cumhuriyet, Osmanlı''nın karşıtı değil, devamıdır."

Cumhuriyet''in, Osmanlı''nın antitezi olmadığını vurgulayan Demirel ve Talay, yılların yanlış anlayışına da açıklık getirdiler.

Şimdi, her şeyi bir yana bırakıp, Osmanlı İmparatorluğu''nun kuruluşunun 700''üncü yıldönümü kutlamalarına dönersek, aziz ve kadirşinas milletimizin ilgisinin çekilmesinin şart olduğunu sanıyoruz.

Ne yazık ki, zaman zaman "karıncayı deve yapan" medyamız, 700''üncü yıl karşısında suskun.

Sembolik olarak Söğüt''te başlatılan kutlamaları, ne ekranlarda ne gazete sayfalarında pek göremedik.

Unutmayalım ki, her şey "reyting" değil. Biraz da, bizleri ayakta tutan, bugünlere getiren değerler üzerinde duralım.

Osmanlı İmparatorluğu''nun kuruluşunun 700. yıldönümü kutlamaları, birlik ve beraberliğimizin pekleştirilmesi bakımından da büyük bir fırsat olarak değerlendirilmeli.

Kutlamaların Türkiye Cumhuriyeti''nin tanıtımı için kullanılması icap etmez miydi? 700 yıllık onurlu bir geçmişin gururunu milletçe ve devletçe taşımalıyız hatta yaşamalıyız.

Kültür Bakanı''nın samimi gayretlerini candan kutlamamak ve desteklememek elde değil. Ancak, sadece bu faaliyetlerle "cılız" kalınabilineceğinin korkusu içindeyiz.

ABD''nin kuruluşunu dile getiren ancak bir iç savaş öykülerinden başka bir şey olmayan olaylar için kaç yüz adet filmin çekildiğini herkes bilir. Acaba, Osmanlı İmparatorluğu''nun birkaç yönünü, beyaz perdeye aktaracak iki-üç film yapılamaz mıydı?

Reklam için, tanıtım için, bunca para harcayan ünlü firmalarımız acaba, 700''üncü yıldönümü için neler yaptılar?

Bakınız; Sakıp Sabancı''nın geçen yıl New-York Metropolitan Müzesi''nde ve bu sene de Los Angeles''ta tekrarlanan "Altın Harfler" sergisi, beklenen faaliyetlere örnek gösterilebilir.

Dileriz ki, diğer işadamlarımız da, buna benzer faaliyetler bulup yapsınlar. Osmanlı Devleti''ne yani mazimize saygı için daha vakit geçmiş değil.

Bu halisane isteğimizi medya içinde tekrarlamak istiyoruz, hatta göreve davet ediyoruz.

Kudretli Osmanlı İmparatorluğu''nun haşmetini yaşamak ve yaşatmak bir mirasçı olarak hepimizin boynunun borcu ve güçlü Türkiye Cumhuriyeti''nin onuru olsa gerek...

Hiç olmazsa önümüzde kalan günleri değerlendirelim.