Kaydet
a- | +A

Pazar günü FLAŞ''ta Kenan Akın''ın kaleminden, Kıbrıs''a gidişimizin kısa öyküsünü okumuşsunuzdur sanırız. Yine de, kısaca bahsedelim. Efendim, yıllar yılı "kapalı ve dar yerde duramama" sıkıntımızdan kaynaklanan uçakla seyahat korkusu yaşadık.

Gerçi, Kenan Akın''ın böylesine derdi yok. Aksine maşallah "Evliya Çelebi" gibi gezip duruyor. Yeri gelmişken her gezi öncesi tekrarladığı bir sözü belirtelim; "Gazeteciliğin yarısı gezip tozmak, olayları, yerinde izlemek, ülkeleri ve insanlarını yakından incelemektir." Bu psikolojik rahatsızlıktan kurtulmak ve oğlumuzun diploma töreninde hazır bulunma sözümüzden ötürü, şükürler olsun ki uçakla Kıbrıs gezisini gerçekleştirdik. Şimdi de, bir haftalık tatildeyiz. Dönüşü düşünmeden, dinleniyor ve bol bol okuyoruz. Bu arada, gözümüzden kaçmayan bir notu, sizlerle paylaşmak istiyoruz. NATO üyesi ülkelerin istihbarat birimleri Güney Kıbrıs''ta, bir Ortadoğu ülkesini yok edecek kadar büyük bir parti kimyasal zehirli gaz depolandığını tespit ettiler.

Ancak saptanan bu ölüm silahının hangi amaçla, nerede kullanılacağı henüz bilinmiyor. 1990 Körfez Savaşından önce patlak veren "Halepçe katliamında", Irak askerlerinin binlerce sivil Kürt''ün öldürülmesinde kullandıkları zehirli gazı, Yunanlı ve Kıbrıslı Rum ölüm tüccarlarının sattıkları tespit edilmişti.

Hatta Körfez Savaşı nedeniyle Irak''ın ablukaya alınması yüzünden, Irak''a aktarılamayan 800 kadar zehirli gaz varili, aradan 12 yıl geçmiş olmasına rağmen halen, Limasol limanında bir depoda, yeni bir alıcı bekliyor.

Bu kimyasal zehirli gaz, 1988''de merkezi Selanik''te bulunan bir Yunan şirketi tarafından Almanya''dan ithal edilmiş, Kıbrıs Rum bandıralı gemilerle Kıbrıs''a ve oradan da Irak''a nakledilmişti. Şimdi gene, Güney Kıbrıs''ta büyük bir parti ölüm gazı depolandığı böylece ortaya çıkmış oldu.

Hatta Yunanistan''da kaçak imal edilen bu kimyasal gazın "Sarin gazı" olduğu da iddia ediliyor. Bu zehirli gazların, Atina''ya iki saat mesafede bulunan Korent''te, Cosmopharm adlı bir şirketin fabrikasında imal edildiğini tesbit eden yabancı istihbarat ajanları, durumu Yunan makamlarına bildirdiklerinde ilginç bir cevap aldılar.

Bu cevap, "Biz de onları izliyoruz. Zehirli gaz değil uyuşturucu imal ederek Ortadoğu''ya gönderiyorlar" şeklinde olmuştu. Bu arada INTERPOL zehirli gazı imal edenin Lazar Filkov adlı bir Bulgar kimyager olduğunu ve bu işten bir milyon dolar aldığını tespit etti. Kimyasal gazların, "içi boya doludur" şeklinde bir örtü ile Korent civarında bir limandan Güney Kıbrıs''a nakledildiği de bu arada ortaya çıktı. Bu zehirli gazların, Lübnan''daki Hizbullahçılara satılmasından endişe duyuluyor. Kıbrıs Türklerine düşman olan Rumların, bu zehirli gazları KKTC''ye karşı kullanmayacaklarına, başta Yunanistan olmak üzere, Türkiye''ye kim bir garanti verebilir? KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş''ın Cenevre''de müzakerelerde bulunduğu sırada, Kıbrıs''ta patlak veren casusluk olayının yanısıra, böylesi iddialar insanı dehşete düşürüyor. Oysa, tatilin stresle bağdaşır hiçbir tarafı var mı? ............ Yıllık iznimizin bir bölümünü kullanacağımızdan ötürü, bir süre yazamayacağımızı belirtir, sizlere de iyi tatiller dileriz.