Bildiğimiz doğal ilaçlarımızdan biri de “pise” idi. O da galiba kızılçam ağacından üretilirdi.
Biz doktor değiliz. Sadece kendi çocukluğumu sizinle paylaşmak istedim... 75 yıl önce, çocukluğumun geçtiği köyde, doğumdan ölünceye kadar baş, diş, karın ağrısı, sırt ağrısı, romatizma, siyatik gibi akla gelen ve gelmeyen tüm rahatsızlıklarımızda kullandığımız tek ilaç kekik, kekik suyu ve kekik yağı idi.
Doktor da bilmezdik, hastane de… Eczacı da bilmezdik, eczane de… Nezle ve grip olur muyduk; pek hatırlamıyorum ama “Gripin”in de adını duymamıştık; “Aspirin”in de…
Ahırında keçisi de vardı her evin, ineği, eşeği de… Onların yara berelerine karşı da “katran” denen bir çeşit çam ağacından ürettiğimiz sıvı katran kullanırdık. Dahası, kendi yaralarımız için de…
Sonradan görüp öğrendiğim tentürdiyodu, “katran” yerine sentetik olarak üretmiş eczacılar.
Ama iddia ederim ki, tentürdiyottan çok daha güçlü bir mikrop öldürücüdür katran. Öyle olmasa Torosların harman olduğu bir yöredeki köyümüzün, dağlar-taşlar arasındaki bağ, bahçe ve tarlalarına gidip gelirken, çift sürer, ekin biçer, harman döverken yara bere içinde kalan organlarımızı nasıl iyileştirebilirdik?
Sıkça kullandığımız doğal ilaçlardan biri de “pise” idi. O da yanılmıyorsam, kızılçam ağacından üretilirdi. Katran daha sıvı idi; pise daha koyu... Kekik, kekik suyu ve kekik yağını unutturmak değil amacım. Yeri gelmişken, katran ve “pise”yi de hatırlatmak istedim; merak eden bilim insanlarımıza. Onlardan birisi de bizim yörenin yetiştirdiği Prof. Dr. Oktay Yeğen’di. Kendisi en az 25 yıl emek harcayıp kekiği bilimsel olarak araştırmış, incelemiş ve olumlu sonuçlar elde etmiş bir insan. Emeklerine sağlık...
Ben çocukluğumu anlatmaya devam edeyim. 1940’lı ve 1950’li yıllarda evimize hiçbir hazır ilaç girmedi. Yara bere dâhil, baş ağrısından diş ağrısına, karın ağrısından sırt ve bacak ağrısına kadar tüm rahatsızlıklarımızda kullandığımız tek ilaç kekik, kekik suyu ve kekik yağı idi. Kekiğe yardımcı olarak nane ve yavşan’ı da eklemek daha doğru olur. Sonra Prof. Ortaylı’nın o yazısında okudum ki “Kekik, mikrop öldürücü özelliği ile antiseptik, antimikrobik bir bitkidir. Ayrıca içeriğindeki maddelerle vücutta hücre koruma sistemlerini güçlendirmesiyle antioksidan... Neler neler... Gıdaların bozulmasını bile doğal yolla engelliyormuş. Hatırıma geldi hani eskiden “Güneş giren eve doktor girmez” derlerdi ya. Ne bileyim ben de “Kekik giren eve doktor girmez” desem, doğru olur mu? Yine temkinli konuşmakta yarar var. Biz hekim değiliz. Sağlığınız için doktorunuza danışın diyeyim.
Hüseyin Erkan-Em. Öğretmen

