“Tahmin etmişsinizdir üç sene önceki yürekleri dağlayan Kahramanmaraş depremini...”
Annesi diyor ki oğluna:
“Biz bu yaz Kahramanmaraş’a geçiyoruz. Eğer vaktin müsait ise sen de bir gelsen de bağ evimizde oturup hasret gidersek oğlum. Hem ağabeyinin yeğenlerinin kabirlerini de ziyaret ederiz...”
-Olur anne, bir duruma bakıp gelmeye çalışırım.
Öyle ya... Anne ta İstanbul’dan gelip de kendisi Antalya’dan gelmese olur mu?
Ah Mustafa... Nereden bilecek nereye gidiyor, niye gidiyor?.. Anne nerden bilecek niye çağırıyor? Ah mukadderat ah cilveyi Rabbani...
Mustafa, bizim yakın akrabamız... Kayınpederimin yeğeni oluyor... Çok muhterem bir insan... Kendisi Antalya’da yaşıyordu... Tahmin etmişsinizdir yürekleri dağlayan Kahramanmaraş depremini...
Mustafa’nın ağabeyi, akrabaları hep Kahramanmaraş’ta idi... Ah Kahramanmaraş... 6 Şubat 2023’te, on bir vilayet bir gecede hâk ile yeksan olan deprem diyarı... Kimleri kimlerden ayırmadı ki... Kimleri gözü yaşlı bırakmadı ki...
Mustafa da o depremde ağabeyini kaybetmişti... Ağabeyini, yengesini... İki yeğeni vardı yirmili yaşlarda dünya tatlısı... Biri kız biri erkek, ikisi de üniversite talebesiydi... Onları kaybetmişti... Bir aileden tam dört can, dile kolay... Bir tek on yaşındaki yeğeni kurtarılmıştı enkazdan on saat süren bir çalışmayla...
Hani derler ya çileyi çeken bilir, ateş düştüğü yeri yakar... Binlerce on binlerce insanımız gibi onlar da acıyla kavrulmuştu... En küçük yeğen İstanbul'daki amcasının yanında “amca baba yarısı” duygusuyla yaşamaya başlamıştı...
İşte aradan kaç yıl geçerse geçsin dinmeyecek acıya rağmen insanoğluna Rabbim bir de sabır veriyor... Mütevekkil bir ruh ile ölenlerin ardından duaları edilerek akla geldikçe ah edilerek bir şekilde hayat devam ediyor...
İşte bu yaz anne İstanbul’dan gelecek... Mustafa, ikamet ettiği Antalya’dan gelecek... Ailenin bağ evinde buluşacaklar ve hasret giderilecek... Oradan, Göksun’a geçecekler... Göksun’da metfun ağabeyinin ve yengesinin ve yeğenlerinin kabrini ziyaret edecekler...
Mustafa nasıl gelecek? Ailecek arabayla mı gelseler? Mustafa motosikletle mi binip kendisi mi gelse... Damadının anlattığına göre çocukları diyor ki: “Baba uzun yol motosikletle gitme. Sen git gel, selam söyle.”
İstişare sonunda Mustafa tek kendisi Antalya’dan yola çıkıyor ve uçakla Kahramanmaraş’a geliyor... DEVAMI YARIN

