Kaydet
a- | +A

Danışan dağlar aşmış, danışmayan düz ovada şaşmış. (Atasözü)

 

 

 

HİÇLİK…

 

Hiçlik, bir kavganın ortasında kalmış bir şiir gibi.

Hangi yöne dönse, hangi yöne baksa karanlık bir gök gibi.

Yıldız var diye kendisine ısrarla ettiği telkin gibi.

Bir kitap ayracının, sadece okurun yorulduğu yerde kitaba sarılması gibi.

Tıpkı beyaz bir şiirin siyah bir imgeyle oynadığı satranç gibi.

Kâh gündüz kâh gece gibi…

Öylesine kavgalı ama öylesine güzel ki.

Teması olmayan sözler gibi öylesine kopuk..

Ve bir o kadar anlamlı, tıpkı sis gibi, öylesine garip bir yokluk, var ama sanki saklı gibi.

Hiçlik:

Bu mısraların arkasındaki beyaz gibi,

Okuyanın değil, sadece ve sadece yaşayanın anlayacağı gibi.

Ve hiçlik bir şairin sabahın köründe avazı sustuğu kadar yazması gibi.

Sonu olmayan ve tıpkı biz gibi.

Yarın yaşarım deyip bugün ölmek gibi...

İşte bu şiir de o kelime gibi, koskoca bir "Hiç"

Biraz özümse diyor, tıpkı Hazreti Mevlana gibi.

                     S. Cafer Tayyar Arvas-Konya

 

 

 

ŞİİR

 

                  Hâlimiz

 

Hâlimiz, derdimiz, yolumuz aynı

Sanki terk etmiş bu dünyâyı

Edeple anarken mübârek evliyâyı

Sesi titreyen dost nerededir

 

Ehl-i sünnet ile şereflenen

Takdir-i ilâhiye rıza gösteren

Kimine hasret, kimine gaflet olan

Kıymeti bilinmeyen dost nerededir

 

Kavuşunca Mektubat-ı Rabbani'ye

Başlar ayrılık korkusuyla ağlamaya

Cennet nimeti olurdu böylesi yâre

Seçilmiş, nasipli dost nerededir

                   Osman Ayhan Terzi

 

 

 

UNUTULMAZ KELİMELER

 

MUNTAZAM: Arapça kökenli bir kelime olup “düzenli, tertipli, düzgün; her şeyin yerli yerinde olması” anlamında hem sıfat olarak hem zarf (belirteç) olarak kullanılır. Tanzim, nazım, Türk Dil Kurumunda da düzgün. Düzenli, derli toplu; düzenli, sürekli ve düzgün bir biçimde diye anlamlandırılmıştır. Örnek: “Bizi beslemek için muntazam yumurtlarlar” Ömer Seyfettin