Kaydet
a- | +A

Kul, bir şey yerken ve içerken hamdederse, Allahü teâlâ ondan hoşnut olur. (Hadis-i şerif)

 

 

Yüz güzelliği mi?

 

Yüz güzelliği değil, söz güzelliği…

Konuşmasını bilmek, doğru iletişim kurmak… O kadar önemli ki…

Karşılıklı ilişkileri düzenlemede konuşma önemli yer tutar.

Çünkü insanlar duygu ve düşüncelerini kendi yaşadıklarını başkalarına ancak konuşarak aktarır.

Bir konuşma karşıdakine mutluluk verdiği gibi onu kahretmeye yetebilmektedir. 

Milletlerin yazılı ve sözlü kültürlerinin temelinde dil vardır. Kelimeler vardır. İnsanlar sevinçlerini, üzüntülerini, duygu ve düşüncelerini kelimelerle ifade eder.

İşte tam da burada öne çıkar doğru yerde doğru kelimeyi seçmenin önemi…

Çünkü her istediğini söyleyen istemediğini işitir, demişlerdir.

Hazreti Yunus Emreler, Hazreti Mevlanalar bu sebeple insanlara söz konusunda güzel hatırlatmalarda bulunmuşlardır.

Kur’ân-ı kerimin bir ismi de "Kelamullah" değil midir?

Kur’ân-ı kerimde yüce Allah insanları güzel söylemeye şöyle davet etmektedir:

“Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler. Sonra şeytan aralarını bozar...” (İsrâ suresi, 53. âyet)

Yine Kur'ân-ı kerimde sevgili Peygamberimize hitaben şöyle buyurulur:

“Resulüm sen insanları Allah’ın yoluna hikmet ve güzel nasihat ile çağır. Onlarla en güzel en inandırıcı (ikna edici) yöntemlerle mücadele et!” (Nahl suresi, 125 âyet)

Hacı Bektaş-ı Veli hazretleri de “İnsanın yüzünün güzelliği değil sözünün güzelliği” derken sözle birlikte düşünceyi güzel sözlerle süslemek gerektiğine de işaret eder.

Sevgili Peygamberimizin (aleyhisselam) her konuda olduğu gibi güzel söz söyleme konusunda da bu öğüdünü bizlere ulaştırır.

Halk arasında bununla ilgili “Bal satıyorsun ama yüzün sirke satıyor” diyerek güler yüzlü olmayan esnafın hiçbir kıymeti olmadığı belirtilmektedir.

Ve "asrın silahı" tebessüm… Hepsi söz güzelliğine işaret etmiyor mu?

             Süheyla Kuşluk-Konya

 

 

ŞİİR

 

             Merhamet

 

Orta Çağ Avrupa’sında Bizans’ta

Kadınlar mal gibi satıldığında

Kâfirlerin vicdanlarından çok

Uzaklardaydın

 

Anadolu’nun bereketli topraklarında

Adalet dünyayı kuşattığında

Osmanlının hâkimiyetinde

Ayaktaydın

 

Önce Balkanlarda sonra Orta Doğu’da

İnsanlar işkenceden kaçtıklarında

Türkiye sancağının altında

Sınırdaydın

 

Yetimlerin dua eden avuçlarında

Cömertlerin mütevazı sofralarında

En son köşedeki bir fırında

Askıdaydın

 

21. asırda tüm İslam coğrafyasında

Çığlıklar cihanı sardığında

Yahudi’nin İngiliz’in sadece dilindeydin!

Modern canavarlar saldırdığında

Ey merhamet nerelerdeydin?

 

                              M. S. T.

ÖNE ÇIKANLAR