“Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar” der atasözümüz. İşleri kötü giden kişi Allah'tan umut kesmemelidir. Allah'ın bir sebeple bizi içine düştüğümüz kötü durumdan çıkarıp daha iyi ve güzel bir duruma kavuşturacağına inancımız tam olmalıdır. Bir anekdot paylaşayım...
İşleri yolunda giden bir esnaftı. Dürüsttü şükretmeyi bilir. Adaletli davranırdı. İş yerini her gün açarken şükreder, kaparken de dua ederdi. Uzun yıllardır aksatmadığı başka bir alışkanlığı daha vardı. Her ay yetim öğrenciye öğrenim desteğinde bulunmaya çalışırdı. Bir süre sonra işleri aksaklığa uğramaya başladı. Yaptığı kimi işlerin ödemesini alamıyordu. Maddi yönden zorlanmaya başlamıştı. Her alanda kendine göre tasarrufa dikkat etmeye başladı fakat işler umduğu gibi gitmiyordu. Çevresindekilerinin söylemesine rağmen yetimlere bulunduğu destekten asla vazgeçmedi... Günler geçiyor çaresizlik çoğalıyordu. Artık o da çaresiz kalıp dükkânını kapatmaya karar vermişti. Çünkü işlerini toparlama imkânı yoktu...
O gün iş yerine son kez gitti. Sandalyesine oturdu. Anılar gözlerinin önünden geçiyordu. Bugün son günüydü ve ardına bakmadan çıkıp gidecekti... Tek düşüncesi yardım edemeyeceği yetim çocuklardı. Dükkâna giren yağız bir delikanlı dikkatini dağıttı.
-Merhaba efendim.
-Merhaba delikanlı...
Beni tanımadığınızı biliyorum ama sizinle konuşmak istediğim şeyler var izniniz olursa.
-Tabii ki buyurun:
-Ben Mehmet. Sizin bağışta bulunup okumama vesile olduğunuz çocuklardan sadece biriyim. Sizden bir ricam olacaktı. Bunca yıllık esnaf tecrübeniz ile bize yardımda bulunduğunuz kardeşlerim ile bir iş kuruyoruz. Yöneticiye bize yol gösteren adil birine ihtiyacımız var bu da sizden başkası olamazdı. Şimdi sizinle bu yolda ilerlemek istiyoruz.
Gözleri doldu geldi. Batmakta olduğu iş gününde bu şekilde bir ışık olması hemen aklına ‘Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar’ sözünü getirdi. Mehmet’le uzun uzun konuştular. Yeni umutlara yeni başlangıçlara yol aldılar...
Tuğba Kaynak
ŞİİR
İman...
İman tohumu kimin kalbine ekilir.
Sevgi gibi kalpte yeşerir...
Bir ağaç gibi kök salar, dalları gelişir...
Semaya yükselir...
Güzel meyve verir.
Salih amelle güçlenir...
Mümin kalp, iyilik yapma modundadır her daim
Marufu terk eden, vicdanını karartan bir zalim
İyilik pınarı fışkırır, müminin gönül toprağından
Yüreği yanmış mazlumlar,
Yoksullar kana kana içer bu pınardan
Salih amel üretmeyen kalplerdeki zayıf iman
İşte bu İslam dünyasını zillette bırakan
''Eğer Allah'a gerçekten iman ettiyseniz
Üstün gelecek olan mutlaka sizsiniz'' der,
Kur'ân'ı kerimde Rahman
Kötülüğü elle önlemek.
Kötülüğü dille engellemek.
Kötülüğe kalben buğzetmek...
Hangisine güç yetiriyorsan
Ona göre mücadele etmek.
İşte bu imanın gereğini yerine getirmek.
Şair Hasan Kaya-Antalya
GÜZEL YURDUMUZ
ARTVİN: Artvin, tarihi ve tabii güzellikleri bakımından zengin bir ilimizdir. "Karadeniz’in Antalya’sı"dır. Turizme çok müsaittir. Gerekli yatırımlar sağlanırsa, çok kıymetli bir turizm merkezi olabilir. Borçka’da asırlık ormanlar, Şavşat ilçesi göllerinde, su yüzünde yunuslar gibi gösteri yapan alabalıklar, senenin 12 ayında buzları erimeyen Altıparmak Dağları ve bunlara çarpan bulutların yağmur ve buz hâline gelişinin gözle görülüşü, buradan ve diğer dağlardan akan buz gibi suları, Hopa koyu ve sahilin tabii güzelliği, derin vadiler ve koyu bir yeşillik, romatizmaya iyi gelen kaplıcaları ile Artvin çok güzel bir ildir.
Yarlık Yaylası, Kafkasör mesire yeri, Gemya Dağı, Hopa-Sarp arası, Hatila Deresi görülecek yerlerdir...
Artvin ilinde çok sayıda şifalı su vardır. Otingo Çermiği, Zeytinlik Çermiği (mide ve bağırsak hastalıklarına), Ilıca Köy Çermiği (romatizma hastalıklarına) ve Ciskaro Maden Suyu önemlileridir. Yalnız Hasan Maden Suyu, Acısu, Erenköy İçmesi (Borçka), Oruçlu İçmesi, Çirit Düzü ve Meşeli Maden Suları (Şavşat) diğer şifalı sulardır.

