Kaydet
a- | +A

Ülkemi ilk kez bir yalıya benzettiğimde 23 yasındaydım. Dededen kalmış, belki bakımsız; tadilata ihtiyacı var ama bir o kadar da herkesin gözü onda. Her şeyi tek bir jenerasyona yükleyemezsiniz. Her jenerasyon kendi önceliğini ve olmazsa olmazını kendisi belirler. Sakarya Meydan Muharebesinde yaşlı amcam cepheye gidemedi ama ayağındaki yün çorabı yıkadı ve ordusuna teslim etti. Her zaman cephede savaşılmaz, vatan için yapılan her fedakârlık cephede savaşmakla birdir nezdimde.

Bugün de 61 yaşında benim önceliğim, 783.561 km2’nin 1 mm2’sine bile zarar gelmeden gençlere devretmektir. Sonra onlar yalıda bir tadilata girerler mutlaka... Yalıda zarafet ve asalet hep bir yarış hâlindedir, bazen biri diğerine üstünlük sağlar, bazen de berabere kalırlar. Yalı sahibi belirler bu mücadeleyi. Onun duruşu, öncelikleri belirleyicidir. Büyük sorumluluktur böyle kıymetli miraslar. Ben de tercih etmezdim açıkçası.

2+1 bir apartman dairesinde doğaydım keşke dediğim anlar da olmuştur. Lakin, doğduğumuz ev kaderimizdir. Coğrafya da öyle...

Elin oğlu Kayseri’ye kadar göz dikmişken, "vadedilmiş topraklar" masalıyla, ülkemdeki bazı çarpıklıkları düzeltmeyi torunlara bırakmayı seçiyorum bugün.

Yüce Yaradan, kimseyle pazarlık etmez, kimseye bir vaatte bulunmaz. Dilediğini dilediği zaman bahşeder ya da nasip etmez. Bunlar inandıklarını söylediklerinin gücünün de farkında değiller. Rabbim, ıslah etsin bunları desem; vakit de kalmadı bari hidayete erdirsin.

Numan Teoman Gür-Sakarya

ŞİİR

Sevilenle bir olmak

Ölüm: Mutlak, şüphe yok ve ikinci adrese:

Sevilenle bir olmak, bu da vardır herkese;

Kelime-i şehadet, velev bir kezcik dese!..

İnkâr etmemiş ise küfre düşmemiş ise;

Er-geç ona cennet var, asla düşmesin ye’se!..

Ölüm: Mutlak, şüphe yok, mezar: Tek istikâmet;

Orası: Azap yeri veyahut yağar rahmet;

Kurtulayım diyorsan, İkra’ya gel bir zahmet!..

Sipariş ver, stok yap; şu ikinci adrese,

Sevilenle bir olmak, bu da vardır herkese!..

Ölüm: Mutlak, şüphe yok; kıyamet var, mahşer var;

Kalk!.. Emriyle dirilir, milyar… milyar insanlar;

Herkes, nefsî nefsî der; bakınır, imdat arar!..

Sipariş ver, stok yap; şu ikinci adrese,

Sevilenle bir olmak, bu da vardır herkese!..

KAYIKÇ’Ali diyor ki: Ölüm mutlak, şüphe yok…

…Ve ‘ikinci adres’e, Cahîm olmasından kork…

…Sevilenleri artır, Allah adamları çok!..

İnkâr etmemiş ise/ küfre düşmemiş ise;

Er-geç ona cennet var, asla düşmesin ye’se!..

Ali Kayıkçı (Âşık Derebahçeli)-İlkadım-Samsun

TARİHTEN BİR YAPRAK

İSLAM ÂLİMLERİ: İslâm dünyasında üç çeşit âlim yetişmiştir: Yalnız fen bilgilerinde mütehassıs olanlara “fen âlimi”; yalnız din bilgilerinde mütehassıs olanlara da “din âlimi” denilmiştir. Din bilgilerinde üstat ve zamanındaki fen bilgilerinde mütehassıs olanlara ise “İslâm âlimi” denilmiştir. Vaktiyle çok İslâm âlimi vardı. Bunlardan en meşhur olanlarından biri İmâm-ı Gazâlî hazretleridir. İmâm-ı Gazâlî din bilgilerindeki derinliği, içtihattaki derecesinin yüksekliğinin yanı sıra zamanının bütün fen bilgilerinde de mütehassıs idi. Bağdat Üniversitesinin rektörü olup o zamanın ikinci dili olan Rumcayı iki senede öğrenmiş, eski Yunan ve Roma felsefesini, fennini incelemiş, yanlışlarını ve bozuk taraflarını kitaplarında bildiren İmâm-ı Gazâlî, eski Yunan filozofları ile felsefelerini tasnif ederek, her birinin sözlerinin esasını, birbirlerinden farklarını, ayrıldıkları ve birleştikleri yerleri sistemli olarak mükemmel bir tarzda sıralamıştır. Ayrıca kitaplarında dünyanın döndüğünü, maddenin yapısını, ay ve güneş tutulmasının hesaplarını ve daha birçok teknik ve sosyal bilgileri yazmıştır. Eserleri asırlar boyunca İslâm dünyasında olduğu gibi Avrupa’da da kaynak eser olarak okutulmuştur. Bugün de Avrupa’nın çeşitli üniversitelerinde bazı eserleri ders kitabı olarak okutulmakta, UNESCO tarafından yayınlanarak bütün dünyaya dağıtılmaktadır.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

ÖNE ÇIKANLAR