İstanbul Dijital Sanat Festivali Direktörü Nabat Garakhanova: Pek yakında ‘robot sanatçıları’ tartışacağız
Dr. Nabat Garakhanova: Her yeni teknolojiyle dijital sanatta değişim yaşanıyor. Şu anda yapay zekâyı tartışıyoruz. Birkaç yıl sonra ise robotlar sanat üretiminde öne çıkacak ve bunu tartışmaya başlayacağız.
- ArtBasel-UBS verilerine göre, büyük koleksiyonlardaki dijital sanat eserlerinin payı geçen sene %13'e yükselerek resim ve heykelden sonra en çok para harcanan üçüncü sanat mecrası haline gelmiştir.
- İstanbul Dijital Sanat Festivali'nin altıncı kez 3-7 Haziran tarihleri arasında AKM'de düzenleneceği ve bu seneki temasının 'Retell as Reimagine' (Yeniden Anlat, Yeniden Hayal Et) olduğu belirtilmiştir.
- Festival Direktörü Dr. Nabat Garakhanova, yapay zekanın bir araç olduğunu ve sanatın yeniden yorumlanmasındaki rolüne odaklanıldığını ifade etmiştir.
- Garakhanova, dijital sanattaki hızlı değişimlere dikkat çekerek, birkaç yıl sonra robotların sanat üretiminde öne çıkacağını öngörmüştür.
- Dijital sanatın kalıcılığına dair endişelerin devam ettiği, ancak Refik Anadol gibi sanatçıların eserlerinin kalıcı olacağının düşünüldüğü belirtilmiştir.
- Türkiye'nin dijital sanatta bayrak taşıyıcı bir pozisyonda olduğu ve Refik Anadol, Memo Akten gibi Türk sanatçıların eserlerinin önemli yerlerde görüldüğü vurgulanmıştır.
MURAT ÖZTEKİN- Boyanın yerini pikseller, fırçanın yerini kodlar, asistanların koltuğunu ise yapay zekâ alıyor… Dijital sanat, NFT’de geçtiğimiz senelerde yaşanan büyük çöküşe rağmen büyümeye devam ediyor.
ArtBasel-UBS’in datalarına göre, büyük koleksiyonlardaki dijital sanat eserlerinin ortalama payı, 2024’te yüzde 3 iken geçen sene yüzde 13’e yükseldi. Aynı kaynağa göre dijital sanat, resim ve heykelden sonra en çok para harcanan üçüncü sanat mecrası hâline geldi. Artık her iki koleksiyoncudan birinin dijital sanat eseri satın aldığı söyleniyor. Bütün bunlara rağmen dijital sanata dair “kalıcılık endişeleri” devam ediyor.
Sanat dünyasının yüzünü dijital âleme çevirdiği ve yapay zekâyı tartıştığı bugünlerde dikkat çeken bir organizasyon kapılarını açıyor. İstanbul Dijital Sanat Festivali, altıncı defa AKM’de sanatseverlerle buluşuyor. 3-7 Haziran tarihleri arasında yapılacak festivalde, yine sanat ve teknolojinin iç içe geçtiği, seyircilerini şaşırtmayı hedefleyen işler yer alacak.
Faaliyete dair sorularımızı cevaplayan Festival Direktörü Dr. Nabat Garakhanova “Bu sene ‘Retell as Reimagine’ (Yeniden Anlat, Yeniden Hayal Et) adlı temamızla aslında teknoloji ve yapay zekânın hayatımıza girmesiyle sanatın nasıl yeniden yorumlandığını farklı kürasyonlarla ortaya koymaya çalışıyoruz. Ancak yapay zekânın kendi başına sanat üretmediğini düşünüyoruz. Esasen yapay zekâ, bir araçtır. Burada onun yeniden yorumlamadaki rolüne bakıyoruz” diyor.
Garakhanova, dijital sanatta yaşanan süratli değişimleri ise şu sözlerle anlatıyor:
“Çağdaş sanatta daha önce çok hızlı değişim yoktu. Büyük değişimler 10 senede bir yaşanıyordu. Fakat dijital sanatta her yeni teknolojinin ortaya çıkmasıyla bu durum çok hızlı gerçekleşiyor. Şu anda yapay zekâyı tartışıyoruz; ‘Yapay zekâ sanat üretiyor mu?’ diye soruyoruz. Birkaç yıl sonra ise robotlar sanat üretiminde öne çıkacak ve bunu tartışmaya başlayacağız diye düşünüyorum.
Öte yandan biliyorsunuz ilk dijital sanat eserleri hep ‘screen based’ denilen ekrana dayalı işlerdi. Yani herkes ledler, ışıklar ve ekrandaki hareketlerle dijital sanatı tanıdı. Fakat artık dijital sanatta farklı enstalasyonlar, kurgular meydana getirilecek. Eserler hareketlenecek, interaktif işler artacak.”
DİJİTAL SANAT KALICI OLACAK MI?
Dijital sanatın kalıcılığı hâlâ büyük endişe kaynağı. NFT’lerde yaşanan çöküşte binlerce liraya satılan eserler âdeta çöp oldu. Bu sebeple “Dijital sanat eserleri 50 sene sonra kalacak mı?” sorusu hâlâ zihinlerde. Nabat Garakhanova, buna dair şu aşırı pozitif yorumu yapıyor:
“NFT çıktığında bunun bir sanat olmadığını söylemiştik. Bir kalıcılığı olmayacağı malumdu. Nitekim de öyle oldu. Ama genel olarak dijital sanat, kalıcılığını koruyabilecek durumda. Mesela Refik Anadol’un işleri elli sene sonraya kalacaktır. Çünkü dijital sanat eserleri artık büyük müzelerde sergileniyor ve önemli koleksiyonlarda yer alıyor. Bu da eserlerin kalıcı olduğunu gösteriyor. Evet, sanat dünyasındaki bazı eleştirmenler dijital sanatı kabul etmiyor; yapılan işleri bir sanat olarak görmüyor. Ancak Rönesans gibi dönemlerdeki yeni işler de çok eleştiriye maruz kalmıştı. Şimdi de bunu yaşıyoruz.”
GENÇLER SADECE BAKMAK İSTEMİYOR
Özellikle 2000 senesi sonrasında doğanların dijital sanata daha yatkın olduğunu gördüklerini söyleyen Garakhanova “Festivalde geride kalan beş senede ziyaretçilerimizin çoğunun genç kitle olduğunu fark ettik. Bu kitle sadece esere bakmak istemiyor. Oyunla büyüdükleri için dijital sanat eserinin içine girerek tecrübe etmek hoşlarına gidiyor” dedi.
İstanbul’un fethine dair marş besteleyen Esat Kabaklı: Türk milletine tarihini hatırlatmak istiyorum
TÜRKLER DİJİTAL SANATTA BAYRAK TAŞIYICI
Pek, Türkiye dijital sanatta nerede duruyor? Garakhanova, buna dair şöyle konuşuyor:
“Bu konuda dünyada çok gurur verici pozisyondayız. Türk dijital sanatçılar bayrak taşıyıcı oldular. Bence Türk sanatçılar hem yetenekliler hem de dikkat çeken işlere imza atıyorlar. Bunların başında Refik Anadol, Memo Akten, Bager Akbay, Can Büyükberber ve Ouchhh Stüdyo geliyor. Bu sanatçıların eserlerini önemli yerlerde görmek mümkün"
BEYİN DALGALARINDAN ÇIKAN ÇİÇEKLER
70 ismin eserlerinin yer alacağı İstanbul Dijital Sanat Festivali’nin öne çıkan işlerinden “Mental Garden”, ziyaretçilerinin beyin dalgalarını analiz ederek onları yaşayan dijital çiçek kompozisyonlarına dönüştürüyor.
