Erdoğan'dan Türkiye düşmanı lobilere çok sert sözler: Bu oyuna düşmeyeceğiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli mesajlar verdi. İran’daki savaşa ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı “Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Türkiye'yi rotasında tutmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı, mezhepçilik yönündeki tartışmalara ise “Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin de gayet farkındayız. Bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz” mesajını verdi.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın Türk milletinin kurucu yapı taşı ve hürriyet iradesinin manifestosu olduğunu belirtti.
- İran'daki saldırılarla ilgili olarak Türkiye'nin temkinli davrandığını, bu savaşın büyümeden durdurulması gerektiğini ve diplomasinin önemini vurguladı.
- Türkiye'nin bölgesinde oyun kurucu bir rol üstlendiğini, macera peşinde olmadığını ve Orta Doğu'da kalıcı barıştan yana olduğunu ifade etti.
- Türkiye'nin toprak bütünlüğünü savunduğunu ve topraklarına göz diken olursa 'Hodri meydan' diyeceklerini söyledi.
- Sosyal medyadaki mezhepçilik tartışmalarına tepki göstererek, Türk, Kürt, Arap, Şii değil sadece insan odaklı yaklaştıklarını ve İslam'ın tek dinleri olduğunu belirtti.
Partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli mesajlar verdi. İstiklal Marşı'nın Türk milletinin kurucu yapı taşı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı "Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. İstiklal Marşı Hürriyet iradesinin manifestosudur" dedi.
Cumhurbaşkanı, İran konusundaki açıklamaları temkinli olarak yaptığının altını çizerek "Türkiye'yi ateşten korumak için temkinliyiz. Türkiye çevresindeki krizlere duyarsız kalamaz. Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkün" dedi.
"TÜRKİYE'YE DİL UZATANIN DİLİ YANAR"
Türkiye'nin oyun kurucu bir rol üstlendiğini belirten Cumhurbaşkanı "Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar. Biz macera peşinde değiliz. Yorulmuş Orta Doğu’nun kalıcı barışa kavuşmasından yanayız. İran’ın, Lübnan’ın bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Hiçbir ülkenin toprağında gözümüz yok. Topraklarımıza göz diken olursa ‘Hodri meydan’ demekten çekinmeyiz" diyerek seslendi.
"BU OYUNA DÜŞMEYECEĞİZ"
Cumhurbaşkanı, gündem olan mezhepçilik konusundaki söylemlere ise şu sözlerle tepki gösterdi:
Düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilen bu hezeyanların amacını ve hedefini biz çok iyi biliyoruz. Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin de gayet farkındayız. Türkiye'yi ve Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs'a baksın, İstiklal Harbimize baksın, Çanakkale Zaferimize baksın.
"HÜRRİYET İRADESİNİN MANİFESTOSU"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
Yarın, İstiklal Marşımızın kabulünün 105'inci yıl dönümünü idrak edeceğiz. Merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşımız, milli marşımız olarak kabul edilmiştir. Bu demektir ki, efendiler Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. Muhteviyatı itibarıyla da İstiklal Marşı, son devletimizin kurucu yapı taşıdır. Hürriyet iradesinin manifestosudur. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında yıllardır nasıl başımız dik şekilde hür yaşadıysak, bundan sonra da öyle yaşayacağız. Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.
"KURUCU DEĞERLERİMİZİ YOK MU SAYALIM?"
Burada özellikle önceki hafta süfli ve seviyesiz tartışmalar babında, yayınladıkları rezil bildirilerle milletimizin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşımızı anlayana kadar okumalarını kendilerine tavsiye ediyorum. Ezan, Kur'an, şehadet, bayrak, hürriyet Türk milletinin asli değerleridir. Türkiye denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Bu değişmez gerçeklere sırt çevirmek mümkün mü? Birilerinin işine gelmiyor diye ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan 3-5 yobaz rahatsız oluyor diye kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? Beyefendiler istemiyor diye ‘Allah Allah’ nidasıyla koşan ecdadımızı yok mu sayalım? Biz bunu yapamayız. Kim hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın bizi biz yapanlara sıkı sıkı sarılacağız.
"DÜNYA BU SALDIRILARIN FATURASINI ÖDEMEYE HAZIRLANIYOR"
İran'daki saldırılara ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı, şunları söyledi:
Bölgemizde çatışmalar kesilmiyor. Yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler neticesinde bölgemiz yeniden barut kokularıyla kaplandı. 175 kız öğrenci hayatını kaybetti. Dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey isimler suikast yoluyla öldürüldü. İran halkı şimdi de her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor. Petrol üretim tesislerinin, su ve enerji altyapısının vurulduğuna, insanların cezalandırıldığına şahit oluyoruz. Saldırılar, küresel ekonomi üzerinde de ciddi baskı kuruyor. Bütün dünya bu saldırıların faturasını ödemeye hazırlanıyor. Çatışmaların devam etmesi halinde daha fazla can ve mal kaybının olacağını hepimiz görüyoruz.
"KANLI SENERYOLARA KARŞI TEDBİR ALIYORUZ"
Bölgedeki gerilimin çatışmaya dönüşmesini engellemek için yıllardır çaba sarf ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı, şunları söyledi:
Türkiye'yi ateşten korumak için temkinliyiz. Türkiye çevresindeki krizlere duyarsız kalamaz. Bu savaş büyümeden durdurulmalıdır. Diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkün. Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran ve ABD hem de ilgili bölge ülkeleriyle temaslar kurduk. 20'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Yeniden masaya dönülmesi, diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye'yi rotasında tutmak, etrafını saran ateşten korumak için temkinli hareket ediyoruz. Kanlı senaryolara karşı tedbirleri alıyoruz.
"MEZHEPÇİLİK YENİDEN KÖRÜKLENİYOR"
Son günlerde gündem olan mezhepçilik yönündeki paylaşımlara da tepki gösteren Cumhurbaşkanı “Son günlerde sosyal medyada mezhepçiliğin yeniden körüklendiğine şahit oluyoruz. Bu tehlikeli tartışmalara karşı hem milletimizi hem bölgedeki büyün kardeşlerimizi uyanık olmaya çağırıyorum. Bugün bize faydası olmayan, aksiye nefreti körükleyen tartışmalardan uzak durulmalıdır. Millet olarak bizim için Türk, Kürt, Arap, Şii değil sadece insan vardır. İster yanı başımızda, ister dünyanın öbür ucunda olsun, sıkıntı çeken kim varsa onun yanındayız. Somali'de, Suriye'de, Irak'ta, Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta bunu yapıyoruz. Birçok yerde bunu yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bugün üzerine basarak tekrar ediyorum, bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok, tek dinimiz var o da İslam" dedi.
"TÜRKİYE'Yİ TANIMAK İSTEYEN KIBRIS'A BAKSIN"
Akıllarınca liste yapan bu aklı evvellere şunu açık açık söylemek isterim; Düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilen bu hezeyanların amacını ve hedefini biz çok iyi biliyoruz. Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin de gayet farkındayız. Allah'ın izniyle biz bu toprağa ve biz bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Türkiye, ülkelerden bir ülke değildir. Bu millet, sıradan bir millet değildir. Türkiye'yi ve Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs'a baksın, İstiklal Harbimize baksın, Çanakkale Zaferimize baksın.
"TÜRKİYE'YE DİL UZATANIN DİLİ YANAR"
Bugünün Türkiye’sinin çok farklı olduğunu ifaden Cumhurbaşkanı "Türkiye gücüne güç katmıştır. Türkiye edilgen konumdan çıkmış, bölgesinde oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye'ye dil uzatanın dili yanar. Biz macera peşinde değiliz. Yorulmuş Orta Doğu’nun kalıcı barışa kavuşmasından yanayız. İran’ın, Lübnan’ın bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Hiçbir ülkenin toprağında gözümüz yok. Topraklarımıza göz diken olursa ‘Hodri meydan’ demekten çekinmeyiz" diyerek seslendi.
