Yerli üretimin etkisiyle hız kazandı: Elektrikli otomobilde Avrupa'da ilk 4'e yükseldik
Togg rüzgârı elektriğe geçişleri hızlandırdı. Geçen yıl elektrikli araç satışında Avrupa dördüncüsü olan Türkiye; Norveç, Hollanda, Belçika gibi ülkeleri geride bıraktı. Bu, şarj altyapısının ve pazar dinamiklerinin geliştiğini gözler önüne serdi.
ALİ ÇELİK- Türkiye otomotiv pazarında son yılların en dikkat çekici dönüşümü, elektrikli araç (EV) satışlarında yaşanıyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye, Avrupa’da en fazla EV satılan ülkeler arasında 4. sıraya yükselerek önemli bir eşiği geride bıraktı.
Bu sonuç yalnızca satış adetlerindeki artışı değil, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa’da elektrikli mobiliteye geçiş sürecinde dengeleri etkileyen ülkelerin başında geldiğini de gözler önüne serdi.
Avrupa otomotiv pazarında Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa gibi köklü ve yüksek hacimli pazarların ardından gelen Türkiye, Norveç, Hollanda ve Belçika gibi EV kullanımının yaygın olduğu ülkeleri de geride bıraktı. 2023’te Avrupa sıralamasında dokuzuncu sırada yer alan Türkiye’nin iki yıl içinde ilk dört ülke arasına girmesi, aynı zamanda ülkedeki şarj altyapısının ve pazar dinamiklerinin ne kadar hızlı geliştiğini de gösterdi.
ELEKTRİKLİ PAYI ARTIYOR
2025 yılı boyunca Türkiye’de satılan elektrikli otomobil sayısı yaklaşık 190 bin adet seviyesine ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yüzde 80’in üzerinde bir artışa işaret ederken, elektrikli otomobillerin toplam otomobil satışları içindeki payı ise yaklaşık yüzde 18 bandına yükseldi.
Birçok Avrupa ülkesinde, elektrikli otomobillerin toplam satışlardaki payı yüzde 15 seviyelerinde kaldı.
YERLİ ÜRETİM ETKİSİ
Togg’un pazara girişi ve satış tarafında gösterdiği performans, elektrikli otomobillere yönelik algının değişmesinde belirleyici rol oynadı.
Yerli üretim vurgusu, yalnızca satış adetlerini değil, tüketici güvenini ve elektrikli otomobillerin “ulaşılabilir” olduğu algısını da güçlendirdi.
Bununla birlikte Tesla, BYD, Kia, Hyundai, BMW, MINI ve Mercedes-Benz gibi markaların Türkiye pazarındaki model çeşitliliğini artırması, farklı fi yat ve segmentlerde elektrikli otomobillere erişimi kolaylaştırdı.
Büyümeye devam eden şarj altyapısı, ÖTV oranlarındaki görece avantaj, artan akaryakıt fiyatları ve düşük bakım maliyetleriyle elektrikli araçlar, özellikle binek otomobil pazarında cazibesini artırıyor.
Sektör temsilcileri, Türkiye’de elektrikli otomobillerin pazar payının 2026–2027 döneminde yüzde 20’nin üzerine çıkmasının sürpriz olmayacağını dile getirirken, yerli üretim olarak pazara sunulması beklenen alternatif marka ve modellerle birlikte pazarın daha da güçleneceğine dikkat çekiyor.
