THY'nin tarihi uçak kazası! Hac kafilesini götürmüştü, pist yerine tarlaya çakıldı
1972 yılının Ocak ayında, gazeteler elim bir kaza haberini duyurdu ve kamuoyunda tartışmalara yol açtı. THY'nin ilklerinden sayılan Marmara uçağı hac kafilesini bıraktıktan sonra Adana'da düştü. Hostes Hülya Maviler'in hayat hikayesi duyanları hüzne boğdu.
21 Ocak 1972'de, Türk Hava Yolları'na ait "Marmara" isimli DC-9-32 tipi uçak, Cidde-Ankara seferini yaparken Adana yakınlarında düşerek beş mürettebattan kabin memuru Hülya Maviler'in hayatını kaybetmesine neden oldu.
- Kabin basınçlandırma arızası sonrası kötü hava koşullarında görerek iniş denemesi ve IFR kurallarına uyulmaması kazanın ana nedeni olarak belirtildi.
- Beş mürettebattan kabin memuru Hülya Maviler hayatını kaybederken, pilotlar ve diğer mürettebat yaralı olarak kurtuldu.
- Bu kaza, THY tarihindeki tek ölümcül DC-9 kazası olarak kayıtlara geçti.
- Kazadan iki gün önce Başbakan Nihat Erim'i taşıyan uçak, filonun prestijli araçlarından biriydi.
- Hayatını kaybeden kabin memuru Hülya Maviler, daha önce bir uçak kaçırma olayından sağ kurtulmuştu.
Türk Hava Yolları’na (THY) ait "Marmara" isimli McDonnell Douglas DC-9-32 tipi uçak, 21 Ocak 1972'de Şam aktarmalı Cidde-Ankara seferini yaparken Adana yakınlarında düştü.
Hacı kafilesini bıraktıktan sonra boş olarak dönen uçakta bulunan 5 mürettebattan biri hayatını kaybetti.
BİR İLK YAŞANDI
Adana kazası, o dönem THY tarihindeki tek ölümcül DC-9 kazası olarak kayıtlara geçti.
THY, jet motorlu uçaklara 1960’ların sonunda bu modellerle geçmişti. DC-9’lar, o dönem orta menzilli uçuşların (Avrupa ve Ortadoğu) iş yükünü sırtlıyordu.
Marmara uçağı, kazadan sadece iki gün önce dönemin Başbakanı Nihat Erim’i Fransa’ya götürmüştü. Bu da uçağın o dönem filonun en prestijli ve güvenilir araçlarından biri sayıldığının ispatıydı.
Şam’dan havalanan uçakta kısa süre sonra kabin basınçlandırma arızası meydana geldi.
Kaptan Pilot Mahzar İpek ve İkinci Pilot Celâlettin Yeprem, acil iniş için rotayı Adana Havalimanı’na kırdı. O esnada Adana’da nadir görülen yoğun kar yağışı ve düşük görüş mesafesi, iniş operasyonunu güçleştirdi.
Yerel saatle 04:24’te havalimanına 6 kilometre mesafedeki Sarıhuğlar köyü yakınlarında bir tarlaya çakılan uçak, sürüklenerek alev aldı.
Uçak kazasının detayları 21 Ocak 1972 tarihli Türkiye gazetesi satırlarında şöyle aktarıldı:
"HÜLYA MAVİLER'İN HÜZNE BOĞAN VEFATI
Kazadan sonra çıkan yangında, 1969’daki uçak kaçırma olayından sağ kurtulan kabin memuru Hülya Maviler hayatını kaybetti.
Uçağın arka bölümünde bulunan Nilgün Dener kazadan yara almadan kurtulurken; pilotlar Mahzar İpek, Celâlettin Yeprem ve kabin memuru Selva Aksöyek yaralı olarak tahliye edildi.
Ulaştırma Bakanlığı tarafından yıllar sonra yapılan açıklamada, kazanın ana nedeni olarak "kötü hava koşullarına rağmen görerek iniş yapmaya çalışmak ve IFR (Aletli Uçuş) sınırlarına uymamak" gösterildi. 1999 yılında yayımlanan teknik incelemelerde ise basınçlandırma arızasının bir kablo hatasından kaynaklandığı belirtildi.
"ALTI AY İÇERİSİNDE İKİ EVLADINI DA KAZADA KAYBETTİ"
"Cidde’ye hacı adayı götürüp Ankara’ya dönerken, Adana semalarında kuyruk kısmından yanmaya başlayan uçak düştükten sonra infilak etmiş ve hostes Hülya Maviler yanarak ölmüştür. Fotoğraf ve raflarda uçağın enkazı, ölen Hülya Maviler (üstteki resim) görülüyor.
Alevler bir anda 50 milyon liralık uçağı kömür haline getirdi: Bir hostes öldü
Cidde’den dönmekte olan kaptan pilot Mazhar İpek yönetimindeki Türk Hava Yolları’na ait 102 kişilik DC-9 Marmara adlı yolcu uçağı, dün sabaha karşı saat 04.00 sıralarında motorunda meydana gelen bir teknik arıza yüzünden Adana yakınlarına yanarak düşmüştür.
İçinde beş kişilik mürettebatı bulunan uçakta Hülya Maviler adlı hostes feci şekilde yanarak ölmüş, kaptan pilot Mazhar İpek, pilot Celâl Yeprem, hosteslerden Üselva Aksöyek ile Nilgün Dener kazayı hafif yaralarla atlatmışlardır.
KAZA NASIL OLDU
Perşembe günü Adana’dan Cidde’ye 102 hacı adayı götüren Marmara yolcu uçağı geri dönmekte iken Adana semalarında arıza yapmıştır. Kuyruk kısmının yanmaya başladığını gören kaptan pilot Mazhar İpek, derhal sivil hava alanı ile telsiz irtibatı kurmuş, iniş müsaadesi istemiştir. Ancak kötü hava şartları yüzünden bir süre sonra uçakla alanın telsiz irtibatları kesilmiştir. Mecburi inişe geçen uçak, hava alanı yakınlarında düşmüştür.
Adana yakınlarında düşen uçakta ölen hostes Hülya Maviler’in annesi Mualla Akbay sinir krizleri geçirmektedir. Resimde yüzünü kapatarak başını kaldırmayan Mualla Akbay görülmektedir.
Gazetemizin 5.sayfasında Hülya Maviler'in hayatına dair detaylar şöyle devam ediyor:
Cidde’den dönerken Adana’ya 3 kilometre mesafede düşen uçakta ölen hostes Hülya Maviler’in annesi, 6 ay zarfında iki evladını birden kaybetmenin acısı içinde sinir krizleri geçirmektedir. Askerden yeni dönmüş olan oğlu Derya Maviler’i Temmuz–Ağustos ayında bir trafik kazasında kaybeden Mualla Akbay, dün de gazetecilerden kızının ölüm haberini alınca fenalık geçirmiş ve “Benim suçum kabahatim ne, bu büyük acıya nasıl dayanacağım” diyerek fena hâle düşmüştür.
On yıl önce eşi Fazıl Maviler’den ayrılan Mualla Akbay, sevgi ve ümidini iki çocuğuna bağlamıştır. İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü ikinci sınıfında okurken hostes olmak için fakülteden ayrılan Hülya’nın, hostes olmak için üç defa sınava girdiğini söyleyen annesi, “Bu emeline nihayet 1968 yılında kavuştu. Nereden bilebilirdik böyle bir kazanın kurbanı olacağını. Son yıllarda büyük bir uçak kazası olması aklımıza böyle bir felaketi hiç getirmemişti” demiştir.
Mualla Akbay’ı teselli etmek üzere apartmana gelen komşuları da Hülya’nın hakkında “Melek gibi bir kızdı. Sık giyinmesini istemek için çırpınır, annesinin her arzusunu yerine getirirdi. Bu felaket haberi bizi sersemletti. Bir türlü onun ölümüne inanamıyoruz. Her sonu koşa koşa evine döndüğünü pencereden görürdük” şeklinde konuşmuşlardır.
Fenalaşan Mualla Akbay’ın erkek kardeşi İlhan “Akbay” eve gelmiş, ablasını teselli etmeye çalışmaktadır."
