BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İyi ki hayatımızda lezzet var

Üretici ve mutfak şefinin oluşturduğu iş birliğinin bütün duyguları birleştirme çizgisi lezzettir. Şimdi yeniden hayatımızdan ve kültürümüzden merhametsizce çıkarıp attığımız muhteşem lezzetleri hatırlama zamanı.

Renkleri gören, sesleri duyan, kokuları alan ve bütün birleşik duyguları “LEZZET” kavramı içerisinde hep bir arada hissedebilen, bu lezzetler hakkında her anlamda fikir yürütebilen insanları etkileyici bulmuşumdur. Bu insanlar bana göre hayatın en önemli kavramlarından lezzeti gerçek anlamda yaşama şansına sahipler; çünkü yemek hayatın en değerli zevklerinden biridir. Yiyecek ve içecek meraklılarının dünyayı hepimizden daha iyi deneyimlediklerini düşünüyorum. 

YEMEĞİN KALBİ ‘MALZEMELER’
LEZZET; üretici ve mutfak şefinin oluşturduğu işbirliğinin renkler, sesler, kokular gibi bütün duyguları birleştirme çizgisi. Kullanılan malzemeler yemeğin kalbi. Lezzeti oluşturan unsurlar için ürünleri yetiştiren üreticiler ve bu ürünleri sabırla, bilgiyle, elbette büyük bir “ZEVKLE” sofralarda lezzete dönüştüren mutfak şefleri sayesinde şüphesiz insan kendisini daha iyi hissediyor. Kısaca RENK, TAT, KOKU arasındaki ilişki kadar güçlü olmalı ÜRETİCİ ve MUTFAK ŞEFLERİ arasındaki ilişki. Çünkü doğru ve lezzetli sonuç üreticiyi desteklemek ve ürünleri lezzetler yolu ile aktarmakla mümkün olabilir.  Bu basit gerçek, tam da bu konunun ana fikrini özetliyor.

SOFRALAR SOSYALLEŞME ARACIMIZ
Şefin kaliteli malzemenin tadını ortaya koymaktaki hüneri, yakaladığı uyum ile ortaya çıkan büyülü lezzetler, zengin sofralar zevk ve estetik denen duyguların da merkezine oturur.  Ama şüphesiz ki yemek yalnızca onu hazırlamak ve tüketmekten de ibaret değil. Mutfaklarda yetenek; çok meraklı olmayan birinin bile tabakta oluşturulan estetiği görmesi, tabaktan yayılan kokuyu hissetmesi, ağızda farklı duygular uyandıran aromaları alması olarak izah edilebilir. Sofralar sosyalleşme aracı olarak da insan hayatında çok önemli olduğundan şefler kadar o sofra etrafında toplananlar ve seçilen mekânın ambiyansı da bir o kadar önemli.

MASALARI KEYİFLENDİRME ZAMANI
Lezzetli yiyecekler ve büyük sofralar aynı zamanda iyi bir hatırlatıcıdır da. Çünkü hepimizin hayatının bir kesitinden ve çoğunlukla çocukluğumuzdan kalan lezzet anıları vardır. Bir an önce sofraya oturmak, yemeğin rayihasını içimize çekmek, baharatların mis kokuları arasına kattığımız keyifli sohbetlerde büyüklerin konuştuklarını anlamlandırmaya çalışmak. Düşünsenize “LEZZETLİ BİR HAYAT” neler anlatır.
Evet, artık diyorum ki her şeye yeniden bakma zamanı. Şu son iki yılda daha iyi anlamadık mı neleri, nasıl özledik. Artık masaları keyiflendirme, hayatımızdan ve kültürümüzden merhametsizce çıkarıp attığımız muhteşem lezzetleri hatırlama zamanı.

Sebze yemekleri, et yemekleri, kebaplar, köfteler, börekler, çörekler, pilavlar, turşular, tatlılar, salatalar.
Ve elbette bütün bu lezzetlerin hazırlanması ve sunulması.
Bizi anlatan hayatımızı bu kadar bire bir dile getiren başka bir alışkanlığımız var mı?
Bu kadar büyük bir kültürü görmezlikten gelmemiz mümkün mü?
İki yıl içinde dünyada ve tabii ki ülkemizde olanları şöyle bir düşündüğümde bir daha o günleri yaşamamak dileklerimle diyorum ki:
Bazen iyi bir yemek, güzel bir sofra için yalnızca şükretmek yetebilir.
Bence şu yaz vaktinde yaşadığımıza, damaklarımızı şenlendiren lezzetleri aldığımıza ve ailemiz, dostlarımız arkadaşlarımızla aynı sofraları paylaştığımıza şükredelim.
Daha lezzetli bir hayat için üretmek birleştirmek demektir, paylaşmak demektir, özetle YAŞAM demektir.  

RESMİN BÜYÜK HALİ İÇİN GÖRSELE TIKLAYIN

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619706 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/619706.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT