BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Dünyanın yarısı ateşle, yarısı suyla boğuşuyor!

 
Bir tarafta aşırı sıcaklar ve onun tetiklediği büyük yangınlar… Diğer yanda şiddetli yağışlar ve akabinde gelen sel felaketleri. Dünyanın yarısı yüksek hararet ve ateşle, geri kalan kısmı suyla boğuşuyor!
 
 
Temmuz ayı sonlarında başlayan ve ciğerlerimizi yakan onlarca yangın, büyük gayretler sonucu nihayet söndürüldü… Henüz tam olarak sönmeyen birkaç tanesi de artık kontrol altında. Şimdi yangınların verdiği hasarın tespitini yapma zamanı. Ve yaraları mümkün mertebe en hızlı şekilde sarmak gerekiyor. Bu sene ülkemiz, şimdiye kadar görülmeyen sayı ve hacimde büyük yangınlarla sınandı… En az sekiz vatandaşımız hayatını kaybetti. Orman yangınları, her sene bu mevsimde yaşanan bir durumdu, ama böylesi hiç görülmemişti. Yangınların sebebi hakkında da inşallah fazla gecikmeden kamuoyuna doyurucu bilgiler verilir. Böylece ne kadarının sabotaj ve ne kadarının diğer klasik yangın sebeplerinden kaynaklandığını da öğrenmiş oluruz. Komşumuz Yunanistan, hâlihazırda AB desteğine rağmen, yangınlar karşısında aciz durumda maalesef. Alevler Atina’nın iç kısımlarına kadar ulaştı. Son olarak Eğriboz adası yanıp kül oldu. Epey de can kaybı söz konusu! Sadece Yunanistan değil, Güney Avrupa’nın tamamı hâlihazırda yangınlarla boğuşuyor.
Belki Avrupa ülkeleri kadar medyanın gündeminde sık yer almıyor, ancak dünyanın diğer yerlerinde de felaket boyutlarında devam eden yangınlar, ortalığı kasıp kavuruyor… Rusya’da 2 milyon hektardan fazla alan yangına maruz kalmış durumda… Kuzey Sibirya bölgesinde hâlen devam eden yüz elliden fazla yangın var. ABD’nin birçok eyaletinde, haftalardır devam eden vahşi yangınlar söndürülemiyor. Kaliforniya, tarihinin en büyük ikinci yangını ile karşı karşıya. Buralarda yanıp kül olan canlıların haddi hesabı yok. Güney Amerika deseniz, aynı şekilde. Peru’nun güneydoğusundaki Cusco’da, çok büyük yangınlar bütün şiddetiyle sürüyor ve müdahale imkânları son derece sınırlı. Avustralya hakeza. Aylardan beri yangınlar peş peşe patlıyor. Ve bu koskoca kıta-ülkede, hele sıcak iklim etkisinde yangınlarla mücadele etmek hiç de kolay değil. Böylece tabiatın dengesi de iyiden iyiye bozuluyor. Sadece bahse konu yangınların atmosfere saldığı ısıyı hesap ediniz… Sonuç olarak dünyanın ateşi yükseliyor ve bu ateş de her şeyi yakıyor! Dün gün boyu, yerli ve yabancı ajanslar yine iklim değişikliğine dair haberleri tekrarladı. Hükûmetler Arası İklim Paneli (IPCC)’nin son raporunda, iklim değişikliğinin hızlandığı, yaygınlaştığı ve yoğunlaştığına dikkat çekiliyor. Bu gidişle en fazla on sene sonra, çok daha büyük çevre felaketlerinin yaşanacağı konusunda ikazlar yapılıyor. Tabir yerinde ise dünyanın çivisi çıkmış durumda.
Dünyanın yarısı gerçek anlamda ateşle imtihan olurken, geri kalan yarısı da suda boğulmamak için çırpınıyor!.. Çin’in Güney Batı Bölgeleri ve Japonya, haftalardır aşırı yağış ve sel baskınlarıyla mücadele ediyor. Son olarak Lupit Tayfunu Japonya’yı kırıp geçirdi. Binlerce insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Afrika’da ise Sudan’ın büyük bir kısmında aşırı yağış ve sel felaketi yaşanıyor. Ülkede sekiz eyalet çok ağır şekilde sel baskınlarına maruz kaldı ve büyük hasar söz konusu… Yalnız Asya ve Afrika değil, Avrupa kıtası da sel felaketlerinden nasibini aldı. Temmuz ayı ortalarında Almanya, yakın tarihinin en büyük sel felaketini yaşadı… Hâlâ daha selden dolayı ulaşım yolları kesik olan yerleşim bölgeleri var. 200’e yakın insan hayatını kaybetti. Kayıp sayısı da oldukça yüksek. Almanya ile birlikte Belçika ve Hollanda, aynı sel felaketinden etkilendi. Belçika’da da otuzdan fazla kişi hayatını kaybetti. Aynı tarihlerde ülkemizin Doğu Karadeniz Bölgesinde Rize merkezli sel felaketi ve heyelan yaşandı. Ne yazık ki, sekiz vatandaşımızı kaybettik. 2021 yılı içinde, Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, yurdumuzun birçok yerinde maalesef aşırı yağış ve sel baskınları ciddi hasarlara yol açtı. Önceki yıllarda da benzer durumları yaşadık… Bilanço giderek ağırlaşıyor!..
Evet, çok özet şekilde sunmaya çalıştığımız bu örnekler, kesin olarak bir şeyi gösteriyor. Tabiat dengesi maalesef çok radikal biçimde ve olumsuz yönde değişiyor. Bilim adamları uyarı üstüne uyarıda bulunuyor. İnsanlık için çok korkutucu bir geleceğin artık kaçınılmaz olduğunu anlatmaya çalışıyorlar. Gelgelelim insanlık bu tehlikenin ne kadar farkında? Birleşmiş Milletler Teşkilatı resmen alarm veriyor. Durum fazlasıyla kritik!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620110 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/620110.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT