BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ümitler yeşerdi

Başkan Trump, 1 Aralık’taki G20 zirvesinde Çin ile gümrük vergilerini arttırmayı 90 gün erteleyen anlaşmayı yaparken, aynı gün Kanada’ya Çin’in teknoloji devi Huawei’nin kurucusunun kızı ve Mali İşler Müdürü Meng’i tutuklama talimatı veriyor. Suçlama; Trump ve Jinping arasında 90 günlük ateşkesle ilgili duyulan şüphe. Daha atılan imzaların mürekkebi kurumadan bu kız nasıl olmuş da bu anlaşmaya karşı çıkmış.. Trump aslında Çin’e anlaşmaya sadık kalması için gözdağı veriyor. Küresel borsalar bu gelişme karşısında yılın en sert düşüşünü gerçekleştirip, 2018’deki tüm kazançlarını geri verdikten sonra başkan Trump sosyal medya hesabından “ABD ve Çin heyetleri düzgün bir iş birliği içinde, 90 gün içinde anlaşmaya varılacağına inancım tam” dedi, resmen alay ediyor. 
Dünyanın en büyük ekonomisi resesyona yani büyük ekonomik durgunluğa sürükleniyor. Resesyon iki çeyrek üst üste ekonominin küçülmesine deniyor. Bunu nereden anlıyoruz, ABD’de iki ve 10 yıllık hazine bonolarının getirileri birbirine yaklaşıyor. Yani getiri eğrisi düzleşiyor. Peki bu ne demek? Bonolar ters orantılıdır. Satışlar artarsa faiz yükselir, alışlar yoğunlaşırsa faiz düşer. Son iki hafta içinde ekonomik resim birdenbire değişti. Yatırımcı uzun vadeli tahvile hücum etti, kısa vadeli tahvilden çıktı. Bunu niye yaptılar? Gelecekte resesyon gördükleri için.. Yani kazançlarının azalacağını tahmin ettiler, bugünden kısa vadeli tahvilleri satıp paralarını uzun vadeli tahvile bağlayarak kendilerini garanti altına alıyorlar. Uluslararası kredi kuruluşu Standard and Poor’s ABD ekonomisindeki durgunluk oranını %20 arttırdı. Türkiye resesyona sürükleniyor diyenler önce Amerika’ya baksın...
Dünyanın en meşhur McKinsey Danışmanlık Şirketi’nin verilerine göre, ABD’de 2008 finans krizinden bu yana gerek hane başı gerekse devlet ve işletmelerin borçları 2017 yılı sonu itibariyle yüzde 74 oranında artarak toplam 247 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Buna karşı millî gelir ise 19 trilyon dolayında seyrediyor. Ödeme sıkıntısı durumunda işte bu devasa borç yığını, çok tehlikeli bir hâl alıyor.. Şirketler, nakit meselesini çözmek için daha yüksek faizli krediler kullanmak zorunda kalıyor. Bu da finansman maliyetlerini arttırıyor. Tabii faizlerin yükselmesi sadece şirketleri olumsuz etkilemiyor. Tüketici kredisi faizlerinin artması nedeniyle kredi kartları, otomobil ve konut kredileri de vatandaşın borç yükünün katlanmasına neden oluyor. Aynı zamanda gelirler de azaldığı için yük iki kat ağırlaşıyor. Böylece vatandaş kemer sıkmak zorunda kalıyor. Küresel çapta baktığımızda şirketlerin toplam borcunun 66 trilyon doları bulduğu görülüyor. 
Amerika’da 12 bölgeden toplanan bilgilerin özeti olan FED’in Bej kitap raporunda, ilk defa olumsuz değerlendirmeler yer aldı “Faiz artışlarının konut piyasasına ve ekonominin diğer sektörlerine fren yaptırdığına” dikkat çekildi. 
The Wall Street Journal'da, ABD merkez bankasının gelecek yıl yapılacak faiz artırımlarını yavaşlatacağını belirten bir rapor yayınlandı. Bu tabloyu şöyle özetlemek mümkün: 2008’deki mali krizin ardından Amerika’da faizler düştü; tüketiciler, devlet ve şirketler ucuz maliyetli krediler aldılar, ekonomiyle birlikte borçlar da büyüdü..
Ekonomi motorunun su kaynatıp enflasyon oluşmaması için Merkez Bankası faiz artırımına gitti ve devridaim böylece tamamlandı. Şimdi başa dönülüyor. Ekonomi yavaşlayınca yeniden faiz indirimleri başlayacak. Gelişen ülkeler dolar baskısından kurtulacak. Kurlar gevşeyince maliyetler azalacak, enflasyon düşüşe geçecek, Türkiye’deki büyüme hızı tahminleri aşacak..
Mart 2019 yerel seçimlerine böyle bir tabloyla gireceğiz. Taşlar nasıl oturuyor görüyor musunuz?..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
605493 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/605493.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT