BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Etiketler önce insaflı olmalı

Şişli bölgesinden başlayan yüzde elli iyimserliği dalga dalga bütün yurda yayılmakta. Sevinçliyiz. Bir tahmin tutmuş, iyimserlik galip gelmiştir. İktisadi buhrandan bunalımlara giren ticaret erbabının yüzü gülmeye başladı. Bir yıldır böyle bir müşteri yoğunluğu yaşamamışlardı. Krizin seneyi devriyesinde kriz krize uğradı. İşyeri sahipleri, çarşaf çarşaf beyanatlarla memnuniyetlerini dile getirmekteler. Kasalarına sıcak para girdi. Hareketin akıllı bir biçimde sürdürülmesi lazım. Fırsat da var; üstelik zincirleme. Önümüzdeki günlerde ramazan bayramı geliyor. Ardından yeni yıl.. Derken okulların 15 tatili. Onu kurban bayramı takip edecek. Sonra turizm mevsimi. Sonra Avrupalı Türklerin izin için anavatan ziyaretleri. Bunlar indirimli satışların olumlu cephesi. Başka yüzler de var. İndirimler lüks mağazalarda yapıldı. Oralarda fiyatlar, ucuzlatılmasına rağmen orta halli yurttaş için yine de el yakan cinstendir. Fakirinse o rakamları hayal etmesi bile mümkün değil. Öyleyse yöneticilere düşen indirimi tabana indirmek. En önce de et, süt, ekmek, gıda, yakacak ve giyimde tenzilata gidilmeli. Hadisenin diğer yanıysa oldukça düşündürücü... Bizzat o alışveriş yapan müşterilerden başlayarak vatandaşın esnafa, tüccara itimadı sarsılmıştır. Fiyat kırma yüzde 10'la yüzde 50 arasında değişiyor. Mecbur kaldıkları için mallarını etiket fiyatından bu kadar noksana satıyorlar.Yine de para kazanmaktalar. Demek ki bu ülke insanı, normal zamanlarda aldatılmaktaymış. O halde etiketlerin gelip geçici bir süre düşürülmesinden ziyade hep insaflı olması lazım. Bakınız ne var? Kriz. Doğru. Lakin psikolojik unsuru da görmeli. Vatandaş için bu etiketler, mümkünler sınırını aşar olmuş. Dolayısıyla kriz bahanesiyle şuuraltından gelen bir dürtüyle o fiyatlara reaksiyon göstermiş. Nedir o -mesela- 199 milyon 900 bin TL. gibi fiyatlar. Alay mı ediliyor? Sonra o tuzak müzikler ne? Müşteri serseme dönsün de alışveriş yapsın. Ya o tek kuruş ikramdan bile kaçınan cimri tabiat!... Bunların terki gerekir. Ve ders alınması. Hem satıcı ders almalı. Hem müşteri. Satıcının alacağı ders. İnsaf unutulunca, kanaat kalkınca devran dönebiliyor. İnsan malıyla zor duruma düşebiliyor. Müşteriye gelince. Sivil toplum örgütlenmesine etkinlik kazandırmanın şart olduğunu bu olay da göstermekte. Haddin aşıldığı zaman ve mekânlarda topluca "almıyoruz" denebilmeli. Modern cemiyette bu gerekli. Tüketim toplumunda her şey madde etrafında kümelenince bereket uzaklaştı. Bir musibet bin nasihatten evladır. İmalatçı, toptancı, perakendeci. Tezgâhtar, dükkân sahibi, mağaza işletmecisi... İnşallah nasihatten nasibinizi aldınız. Cevabınız "evet"se babalarınız gibi sizin de ağzınızdan "Allah bereket versin" sözünü işitelim. Lütfen bir asgari ücreti bir de vitrindeki etiketleri karşılaştırınız. "Bana ne?" diyemezsiniz. Derseniz; işte böyle olur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
131156 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/131156.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT