BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

FİLİSTİN İÇİN TEKLİFLER

Gündem, denilen iki kısımdır. Bir kısmı, bir döneme mahsustur. Bir kısmı ise dönemlere hatta asra dayanır, "gün olur asra bedel" olur. Bugün her Filistinli ana, her Filistinli baba için "gün uzayıp yüzyıl" olmaktadır.
Bundan dolayıdır ki Filistin azabı, geçmiş bir asrı kuşattığı gibi belki gelecek bir asrı da kuşatacaktır. Mazi zehir oldu, mazi kaybedildi. Bari istikbal zehir edilmesin, Filistinliye hakkı teslim edilsin, zorbalık kazançlı çıkmasın.
Bunun için devlet ve millet olarak var gücümüzle ve her imkânımızla Filistin’in yanında yer almamız şarttır. Diğer İslam ülkeleri, Araplar, Türkler vs. Filistin’i ister dert edinsin isterse edinmesinler. Biz, Filistinli kardeşlerimizin, ana- babaların, yavruların, yaşlıların derdiyle dertleneceğiz. Buna mecburuz. Kudüs ve topyekûn Filistin halkı, tam 5 asır yani 5 yüz sene, yüzü Payitahta dönük olarak yaşadı. Bugün de böyle yaşamaktalar. Bizden başka ümid kapıları yok. Onların da Şarki Türkistan’ın da Arakan, Keşmir, Irak, Suriye, Kırım ve Balkanların da bizden başka sahipleri yok. Diğerleri ister yardım etsin, isterse ihanet etsinler. Biz, asalet ve civanmertliğimiz gereği Filistinli kardeşlerimize hayat suyu, Mescid-i Aksa’ya binek taşı olacağız. Biz, yalnızca ahirette Kahraman Peygambere; Peygamberler Peygamberine ve O’nun Halifesi, bölgenin Fatihi, ilk Türk Halife Yavuz Sultan Selim Han’a vereceğimiz hesabı düşüneceğiz. Yüzlerine nasıl bakacağımızı hesaplayacağız. Bilinmeli ki şu yazı; güdülen maksat hasıl olsun, istenen tesir doğsun diye Allâhü teâlânın kutlu ismiyle Sevgili Peygamberimizin -aleyhisselam- Hilye-i şerifi gölgesinde ve Yavuz Sultan Selim’in huzurunda yazılmaktadır…
Ebedî Filistin toprakları, İngilizler tarafından Osmanlı’dan gasbedilmiş, devreye 1945’te BM diye bir tiyatro sokulmuş, 1948’de İsrail kurulmuş, 1967’de çalıntı hudutlar genişletilmiştir. İsrail’in 1967 değil 1948 sınırlarına rücu etmesinden başka yapılacak her teklif bâtıldır. Yunanistan’ın Mora yarımadasında kurulmasının ardından genişleye genişleye Ege ve Akdeniz kıyılarımızı zorlaması gibi İsrail de Filistin’i zorlaya zorlaya tükenme noktasına getirmiştir. Zalimler, bugün Filistin’i Gazze ve Batı Şeria adıyla ikiye bölmüştür. İsrail’in sinsi plânı; Gazze’yi, Mısır’a rüşvet vermek, Batı Şeria’yı Lübnan’a emanet etmek ve Kudüs’ün tamamını mülk edinmektir… Kudüs’ün ve Şanlı Peygamberin hatırası Mescid-i Aksa’nın elden çıkmasına, Mîrac ruhunun yıpratılmasına râzı olana yüz binlerce kere yazıklar olsun!
Bizim için Bosna ne ise, Gümülcine ne ise, Karabağ, Kerkük, Halep, Kıbrıs ne ise Filistin odur. Kudüs, mukayeseler üstüdür, Mescid-i Aksa, İslâm semasındaki batmayan yıldızdır. Ya bu yıldız sönecek veya onu söndürmeye kalkışan zalimin eli kırılacaktır.
Batı dünyasından da İsrail’e karşı tek tük isyan cümleleri yükselmekte. Fakat bunlar nafiledir. Müslüman Türk, bu dâvânın tek çâresidir. Bu sebeple Filistin’le Gazze şeridi münasebetiyle MEB-Münhasır Ekonomik Bölge Andlaşması yapalım. Mehmetçik, Lübnan, Kıbrıs ve Ürdün’de hukuki altyapıyla mevzilensin. Gazze açıklarındaki beynelmilel sularda savaş gemilerimiz dolaşsın. Bu cuma günü cuma namazı sonrası istisnasız 81 vilayetimizin tamamında -maske ve mesafeye dikkat ederek- İsrail’i protesto ve Filistin’e destek mitingleri tertiplensin. Türkiye, İsrail’e her türlü ithalat ve ihracatı mutlaka kessin. Bu, bizim tarihî, imânî ve millî mes’elemizdir. Buna rağmen şom ağızlılık yapanlara vatandaşlarımız, medenî ölçüler içinde gerekli tepkileri vermekten geri durmamalılar.
Hukukî, siyâsî, ticarî, askerî, diplomatik ve yayıncılık olarak her tedbiri almalıyız.
Devlet ve millet mücadelemiz; Başzalim Netanyahu, ceza mahkemesinde yargılanıp tam ceza alana, İsrail 1948 hudutlarına gerileyene kadar devam etmelidir. Ankara, öyle kararlı olmalı ki hiçbir Batılı başkent, kendisinde irademize karşı gelecek cesareti bulamasın.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618996 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/618996.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT