BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

SORUMSUZCA KONUŞMA

CHP, bu ülkenin "ana muhalefet partisi"dir.

9 Eylül 1923’te kurulmuş, "Partili Cumhurbaşkanlığı"yla 14 Mayıs 1950’ye kadar Tek Parti ve bu partinin millete ters düşen bir zihniyetle 27 yıl boyunca iktidarda bulunmuş, 14 Mayıs 1950’de Hükûmeti DP’ye devretmek zorunda kaldıktan sonra da 1960-1980 arası 2-3 defa koalisyon olması dışında bir daha tek başına iktidar olamamıştır.

İştirak ettiği koalisyonlar da ya darbe sonrası veya darbe öncesi zayıf hükûmetlerdir. Şu cümleyi daha kısaltarak şöyle demek mümkündür. Güneş Motel Borsası akçeli vekil alımına dayanan kısa ömürlü çürük koalisyon günleri bir kenara bırakılırsa CHP-Cumhuriyet Halk Partisi, 70 yıldır tek başına iktidar olamamış, hür seçmen iradesi onu iktidara layık görmemiştir. Bu parti bundan dolayıdır ki çok parçalanmıştır. Bölünüp içinden parti çıkma olayında CHP diğer partilere göre açık ara öndedir. 

Adı geçen parti, ana muhalefet olmayı âdeta meslek edinmiştir. Yüzde 20’nin veya 5’te 1’in biraz üzerindeki bir oy yüzdesiyle hayatını devam ettirmektedir. Yüzde 30’un üzerine bir kere Bülent Ecevit ile çıkmış bir kere de Muharrem İnce, Cumhurbaşkanlığı yarışında şahsen bu çizgiye ulaşmıştır.

CHP’lilerin nerede hangi hatayı yaptıklarını, ömrü asra yaklaşan bir partinin niçin seçimlerle işbaşına gelemediğini tahlil etmeleri gerekir. Bu yaştaki bir parti, bir kerecik olsun, kazaen olsun tek başına iktidar olamaz mı?

Olamıyor!

Sebebini CHP’liler biliyor mu?

CHP oldum olası milletin değerleriyle uyuşmazlık içinde.

Ne millet CHP’nin Ezân-ı Muhammedî’nin asli hâlinden çıkarılmasını unutmuş ve ne de CHP, Ezan’ın asli hâline döndürülmesini hazmetmiştir. Ezan, sadece bir misaldir. Benzer birçok sahiplenilmesi zor kayıt mevcut.

Diğer yandan;

CHP fikir üretemiyor, proje yapamıyor.

AK Parti, 20 yıldır iktidardaysa CHP yönetimi, rakibini kınayacağına kendini hesaba çekmelidir. Mevcut CHP sadece tenkit etmekte, eleştirmekte ve söz kavgası yapmakta ve son zamanlarda da genel başkan marifetiyle havaî fişekler patlatmaktadır.

Şunun şurasında 2023 seçimlerine bir buçuk sene kadar bir zaman kaldı. Vakit daralmasına rağmen CHP, FETÖ ve bölücü terör örgütlerine dair kesin bir görüş ortaya koyamamıştır. Sn. Kılıçdaroğlu’nun "kaset kumpasıyla seçildi" iddiasını yalanlayacak inandırıcı aksi iddia edilemez bir belge getirememiştir. 15 Temmuz gecesi neden tankların arasından geçip belediye başkanına gidebildiği cevapsız kalmıştır. HDP ile ortak olup olmayacağı, olacaksa hangi şart veya melbetcasino üyelik tavizlerle olacağı muğlaklığını korumaktadır. Şu gün bile Anayasa çalışması yoktur. Vaziyet bu iken en baştan beri "güçlendirilmiş parlamenter sistem" diye mesnetsiz bir cümleden öteye geçilememiştir. Yürürlükteki Anayasa ve referandum şartına rağmen bu söz hep gündemde kaldığı gibi bu yakınlarda bir de İYİ Parti Genel Başkanı Sn. Akşener’in "Başbakan olacağım" hayalinde birlikte senaryo yazmaya başlanmıştır.

Orada da kalınmadı. Herhâlde normal yollarla seçim kazanılamayacağı anlaşılmış olmalı ki CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu önceki hafta "Siyasi Cinayetler İşlenebilir" diye bir laf ettikten sonra geçen hafta da memurları tehdit etti! Memurlar, bürokrasi sanki devletin değil de AK Parti’nin çalışanlarıymış gibi onlara bir de son tarih "18 Ekim" diye esrarengiz bir takvim tayin etti. Siyâsi cinayet işleneceğine dair bir ihbar alınmış ise bunun MİT ve Savcıyla paylaşılması, gazetecilere haber malzemesi olarak verilmemesi gerekirdi. Eğer milyonlarca memur içinde partizanlık, adaletsizlik yapan varsa ki olabilir o zaman da bunları delilleriyle birlikte şikâyet edebilirdi. Sn. Kılıçdaroğlu böyle yapmak yerine memurları, Hükûmete karşı kıyama, isyan ve itaatsizliğe çağrı olarak anlaşılan bir konuşma yapmıştır.

Gerek "güçlendirilmiş parlamenter sistem" gerek Türkiye’yi federasyona sürüklemek isteyen unsurla ittifak etme muğlaklığı, gerek siyâsi cinayetler ihbarı ve son olarak da memurlara yönelik gözdağı verme vak’ası gösteriyor ki CHP yönetiminde mes’uliyet idraki zaviyesinden özürlü bir hâl vardır.

Ana muhalefet limanına demir atmış bu parti, kendini sorgulamalı.

CHP, kendini cesurca hesaba çekmeli.

Tarihiyle yüzleşmeli.

Reddedeceklerini çekinmeden reddetmeli.

Terör merkezleriyle arasına aşılmaz duvarlar örmeli.

Ve aklına estiği gibi konuşmamalıdır.

Bu üslup, sâdece kaybettirir.

Yola böyle devam edilirse bir asır daha geçse CHP asla tek başına iktidar olamaz.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621105 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/621105.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT