BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Lezzet ve şifa kaynağı çorbalar -3-

Çorbalar şifa kaynağıdır. Her bir çorbanın kendine özgü yararı vardır… Fikir vermek bakımından örneğin tarhana çorbası hem besleyicidir hem protein, vitamin ve minerallerle âdeta bir şifa deposudur. Besleyiciliğinin yanında iştah açar. Çocuklara, hastalarla, hâlsiz ve zayıf insanlara güç kazandırır. Bünyeyi iyileştirir. Eğer pişirirken içine nohut, mercimek, kıyma gibi besinler eklenirse besin değeri katbekat artar. Şeker hastaları, hipertansiyon ve aşırı kiloluların tıbbi beslenmesinde tavsiye edilir. Yoğurt tüketemeyen bebeklerin beslenmesi bile tarhana çorbasıyla sağlanabilir. Çünkü tarhana, içindeki tahılların fermantasyon (mayalanma) olması sonucu probiyotik özelliğe kavuşur.
Yine hepimizin sıcak sıcak içtiği mercimek çorbası kandaki kötü kolesterolü düşürmede etkili olduğu için kalp dostu bir besindir. Büyük oranda lif içerir. Şeker hastaları için de çok faydalıdır. Çünkü insülin ve kan şekerini düşürmede etkilidir. Yine lif sebebiyle kabızlığı önlerken özellikle kalın bağırsakların çalışmasını düzenler. İçindeki demir ve folik asit sebebiyle kansızlığı önler.
Zengin potasyum içerir böylece yüksek tansiyonu önlemeye yarar.
Diğer bir örnek olarak yayla çorbası içindeki yoğurt sebebiyle yüksek kolesterolü düşürür. Şeker hastaları için şifadır. Karın bölgesindeki fazla kiloları eritmeye yardımcı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu kanserden, mide ve bağırsak hastalıklarından muhafaza etmeye yarar. Bağırsaklardaki zararlı mikropları yok ederek sindirimi kolaylaştırır. Zaten vücutta kendi kendine sindirilen tek gıdadır yoğurt. Verem hastalığına karşı doğal bir antibiyotiktir. Karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, kalsiyum ve fosfor yönünden zengindir. Büyüme çağında diş ve kemik gelişimini hızlandırır, kemikleri güçlendirir.
Bunun gibi bütün çorbalar, içinde bulunan besinlerin etkisiyle vücudun beyinsel ve zihinsel yorgunluğu giderir. İştah açar. Mideyi kuvvetlendirir. Bağırsakları yumuşatır. Damarları açar. Sesi açar, göğsü rahatlatır, öksürüğü keser. Depresyon ve stresi önlemeye yarar. Vücudu bir bütün olarak rahata ve huzura dinginliğe kavuşturur.
       Emin Ceylan-İstanbul
 
 
ŞİİR
 
              BEYİT
 
Kullan, var ise aklın başında
Gizli saklı malumatı bilmeğe
 
Bak, var ise gözlerin yüzünde
Görünenden başka ufkun ötesin görmeğe
 
Atsın, var ise kalbin göğsün içinde
Burun kıvırma aşka, başla mahlûkatın sevmeğe
 
Tutsun kalem, var ise ellerin gövdende
Dökülsün mısralar dize dize defterinde
 
Bülend der ki: “var ise dilin ağzın içinde
Hak, ol kelâmın hep doğrusun söylete”
                                Bülend Turay
 
 
 
UNUTULMAZ İSİMLER
 
TURGUT ÖZAL: Türkiye Cumhuriyetinin sekizinci cumhurbaşkanıdır. Babasının adı Mehmed Sıddık, annesininki Hafize’dir. 1927 yılında Malatya’da doğdu. İlkokulu Silifke’de bitirdi. Orta tahsilden sonra İTÜ Elektrik Fakültesine girdi ve 1950 yılında mezun oldu. 1952’de mühendislik ekonomisi dalında uzmanlık eğitimi yapmak için ABD’ye gönderildi. 1961-65 yılları arasında Elektrik İşleri Etüd İdâresinde (EİEİ) genel müdür yardımcılığı ve genel müdür vekilliğinde bulundu. 1979 yılında Süleyman Demirel tarafından kurulan “azınlık hükûmeti”nde Başbakanlık Müsteşarı ve DPT Müsteşar Vekili olarak hizmet verdi.
6 Kasım 1983’te yapılan milletvekili seçimlerinde ANAP oyların %45’ini alarak TBMM’de birinci parti oldu. Turgut Özal 31 Ekim 1989’da muhalefet partilerinin boykot ettiği oylamada üçüncü turda 263 oy alarak salt çoğunlukla Türkiye Cumhuriyetinin 8. Cumhurbaşkanı seçildi. Dindâr bir cumhurbaşkanı olan Turgut Özal, Türk milletine ve ekonomisine çok faydalı işler yaptı. Üç çocuk babası olan, iyi İngilizce bilen Turgut Özal, 17 Nisan 1993 Cumartesi günü Ankara’da kalp krizinden vefât etti.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618519 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/618519.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT