Denizaltı skandalı ortaya çıktı "Almanya silah satarken Netanyahu'ya soruyor"
Almanya’nın silah ihracatına dair yıllardır kulislerde konuşulan iddialar, bu kez resmi bir raporla gün yüzüne çıktı. Alman basınına yansıyan “denizaltı skandalı” dosyasına göre Berlin, üçüncü ülkelere silah satışı konusunda İsrail’in güvenlik hassasiyetlerini fiili bir filtre olarak kullanıyor. Raporda, özellikle denizaltı satışlarında Tel Aviv hattının belirleyici olduğu ve Almanya’nın bölgesel silah ticaretinde Netanyahu yönetimini dikkate almadan adım atamadığı yazıldı.
Almanya’nın silah ticareti İsrail filtresine takılıyor. Almanya merkezli Welt'in Denizaltı skandalı” raporu, Berlin’in üçüncü ülkelere satışta Tel Aviv hattını ortaya çıkardı.
RAPOR NELER DİYOR?
İsrail’de yıllar süren soruşturmanın ardından hazırlanan rapora göre, Almanya’dan alınan denizaltı ve korvetlerin tedarik sürecinde ağır sorunlar var.
Almanya, uzun yıllardır İsrail’e modern denizaltılar temin ediyor ve bu denizaltıların maliyetinin yaklaşık üçte birini Alman devleti karşılıyor. İsrail için üretilen bu denizaltıların, resmen teyit edilmese de nükleer silah taşıyabilecek şekilde modifiye edildiği biliniyor.
Komisyon, milyarlarca şekel tutarındaki silah alımlarında askeri kapasite planlaması ve karar alma süreçlerinde köklü, sistemik eksiklikler tespit etti.
Kritik savunma kararlarının dar bir çevrede alındığı, kurumsal denetimin devre dışı kaldığı ve güvenlik gerekçesiyle yürütülen sürecin kontrolsüz biçimde ilerlediği kayda geçti.
İsrail’in şu ana kadar Almanya’nın Kiel kentinde üretilen beş “Dolphin” sınıfı denizaltıya sahip olduğu, altıncı denizaltının ise teslim aşamasında bulunduğu bilgisi raporda yer aldı.
2022 yılında İsrail ile Almanya arasında, yeni “Dakar” sınıfından üç denizaltı için milyarlarca dolarlık yeni bir anlaşma yapıldığı da hatırlatıldı.
Alman hükümeti, Gazze’de soykırım suçu işleyen İsrail’e yönelik kısmi silah ihracatı yasağı açıklamasına rağmen, kamuoyuna verilen beyanların aksine İsrail’e silah tedarikini sürdürdü.
Anlaşmaya göre ilk denizaltının dokuz yıl içinde teslim edilmesi öngörülüyor. Denizaltıların teorik olarak nükleer silah taşıma kapasitesine sahip olması, Almanya’nın İsrail’e yönelik askeri desteğini daha da tartışmalı hale getirdi.
ALMANYA ÜÇÜNCÜ ÜLKEYE SATIŞTA İSRAİL KAPISINI ÇALIYOR
Komisyonun en dikkat çekici tespitlerinden biri, Almanya’nın üçüncü ülkelere silah satışı konusunda İsrail faktörünü merkeze alması oldu. Raporda, özellikle Mısır’a denizaltı satışı sürecinde İsrail’in tutumu belirleyici oldu.
Metinde, İsrail Başbakan Netanyahu’nun, Alman şirketinin Mısır’a denizaltı satışı onayladığı ve İsrail güvenlik yetkilileriyle istişare edilmediği gerekçesiyle eleştiri aldığı bilgisi paylaşıldı.
İsrail’in güvenlik hassasiyetleri gerekçe gösterilerek, "Almanya’ bölgesel silah ihracatında fiili bir veto gücüne sahip olduğu tabloya yansıdı.
Yazar "Almanya gibi bir ülke üçüncü bir bölge ülkesine satış yapmadan önce İsrail'den icazet alıyor" dedi.
Komisyon raporunda, müttefiklerin üçüncü ülkelere silah satışı gibi hayati başlıkların düzensiz ve kontrolsüz biçimde ele alındığı bilgisi paylaşıldı.
RÜŞVET SKANDALI
Soruşturma komisyonuna paralel olarak Tel Aviv’de bir mahkeme de dosyayla ilgileniyor.
İddianamede, ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) ile İsrail devleti arasındaki işleri ilerletmek için bazı kişilerin rüşvet aldığı iddiası yer aldı. Sanıklar arasında Netanyahu’nun yakınları olduğu da ileri sürüldü.
