İranlı büyükelçiden çarpıcı Hamaney açıklaması: Ateşkes kararını bizzat verdi
İran'ın Hindistan Büyükelçisi Abdul Majid Hakeem Ilahi, İran'ın dini lideri Mücteba Hameney'in sağlık durumuna ilişkin açıklamasında "Durumu çok iyi ve her şey onun kontrolünde. Ateşkes kararı bile ondan geldi" dedi. İran dini lideri Hamaney, dün yaptığı açıklamada, "İran savaş istemiyor ama haklarından da vazgeçmeyecek. Hürmüz Boğazı'nın yönetiminde yeni bir aşamaya gireceğiz" şeklinde konuşmuştu.
İngiltere merkezli The Times gazetesi, geçtiğimiz günlerde İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in ağır yaralı olarak Kum şehrinde tedavi gördüğü ve rejimin herhangi bir karar alma sürecine katılamadığı iddiasını gündeme taşımıştı.
"ATEŞKES KARARINI BİZZAT VERDİ"
Söz konusu iddiaların ardından ardından Hamaney'in durumuna ilişkin açıklama yapan İran'ın Hindistan Büyükelçisi Abdul Majid Hakeem Ilahi, Hamaney'in ülkedeki durumu kontrol altında tuttuğunu ifade ederek ABD ve İsrail ile olan savaşta ateşkes ilan etme kararını bizzat verdiğini söyledi. Ilahi, "Durumu çok iyi ve her şey onun kontrolünde. Hatta yetkililerimizi, cumhurbaşkanımızı, parlamento sözcüsünü kabul ediyor ve onlarla görüşmeler yapıyor. Ateşkes kararı bile ondan geldi" ifadelerini kullandı.
Dün müzakerelere ilişkin açıklamada bulunan İran dini lideri Mücteba Hamaney "İran savaş istemiyor ama haklarından da vazgeçmeyecek. Hürmüz Boğazı'nın yönetiminde yeni bir aşamaya gireceğiz" dedi. Hamaney, "Ülkemize saldıranları affetmeyeceğiz. Her bir hasar ve hayatını kaybeden için tazminat talep edeceğiz" sözlerini kullanmıştı.
MÜCTEBA HAMANEY KİMDİR?
Ali Hamaney’in oğlu olan Mücteba Hamaney, Şiiliğin önemli merkezlerinden Kum’da dini eğitim almıştır. Resmi bir devlet görevi bulunmamasına rağmen uzun yıllardır rejim içinde etkili bir konuma sahip olduğu, özellikle Devrim Muhafızları ile kurduğu güçlü ilişkiler sayesinde nüfuzunu artırdığı ifade edilmektedir. 1969’da Meşhed’de doğan Hamaney’in, İran-Irak Savaşı sırasında da aktif rol aldığı ve güvenlik yapılarıyla yakın temasları nedeniyle ülke siyasetinde perde arkasında etkili bir figür olarak görüldüğü belirtilmektedir.
