Eğitim kalitesi cezbederken barınma zorluyor! Uluslararası öğrenci araştırması açıklandı
İLKE Vakfı tarafından hazırlanan “Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri” başlıklı 2024-2025 araştırma raporu, Türkiye’deki misafir öğrencilerin durumuna ışık tutuyor.
- Türkiye, 337 binden fazla uluslararası öğrenciyle dünyada en çok öğrenciye sahip 8. ülke konumunda olup, tercih nedenleri dini yakınlık (%50,5) ve eğitim kalitesidir (%46,6).
- Öğrenciler akademik ve kampüs olanaklarından genel olarak memnunken, en düşük memnuniyet staj ve kariyer imkanlarında (2,8) görülüyor.
- Karşılaşılan en büyük sorunlar barınma, ayrımcılık (her 10 öğrenciden 6'sı maruz kalıyor) ve ikamet izni işlemleri olarak tespit edildi.
- Bu sorunlar, öğrencilerin yarısından fazlasının Türkiye yerine Avrupa veya Amerika gibi üçüncü ülkeleri hedeflemesine yol açıyor.
- Uzmanlar, ikamet süreçlerinin dijitalleşmesi ve üniversitelerde ayrımcılıkla mücadele birimlerinin kurulmasını öneriyor.
MAHMUT ÖZAY - 551 uluslararası öğrenciyle yapılan saha çalışmasına göre öğrenciler akademik kadro ve kampüs imkânlarından genel olarak memnunlar ama kampüs dışındaki hayat mücadelesi bu memnuniyeti gölgeliyor.
Raporda öne çıkan kritik veriler özetle şöyle:
Türkiye, dünyada en çok uluslararası öğrenciye sahip 8. ülke konumunda. Toplam 337.119 öğrencinin en çok tercih etme sebebi yüzde 50,5 ile dinî yakınlık ve yüzde 46,6 ile eğitim kalitesi. Bunları kültürel yakınlık ve burs imkanları takip ediyor.
Üniversitelerden genel memnuniyet puanı 5 üzerinden 3,26. Kütüphane (3,71) ve kampüs (3,53) en yüksek memnuniyet alanlarıyken, staj ve kariyer imkanları (2,8) en düşük seviyede.
Öğrencilerin karşılaştığı en büyük sorunlar sırasıyla barınma (2,95), ayrımcılık (2,83) ve ikamet izni işlemleri (2,75) olarak tespit edildi. Her 10 öğrenciden 6’sı Türkiye’de ayrımcılığa maruz kaldığını beyan etmekte. Orta Doğu kökenli öğrenciler bu durumu en yoğun hisseden grup olarak öne çıkıyor. Bu negatif deneyimler, öğrencilerin yarısından fazlasının Türkiye’de kalmak yerine Avrupa veya Amerika gibi üçüncü bir ülkeyi hedeflemesine sebep oluyor.
Uluslararası öğrencilerin Türkiye deneyimi oldukça hassas bir denge üzerinde. Öğrencilerin yüzde 61,5’i eğitimlerini yarıda bırakıp ülkelerine dönmeyi düşündükleri anlar yaşamış. Geri dönme eğilimini tetikleyen en güçlü faktörler ayrımcılık, barınma sorunları ve ekonomik yetersizlikler. Raporun sonuç bölümünde uzmanlar; ikamet süreçlerinin dijitalleşmesi, üniversitelerde ayrımcılıkla mücadele birimlerinin kurulması ve öğrencilere “yabancı” yerine “misafir” odaklı bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini belirtiyor. Türkiye’nin yükseköğretimde dünyanın ilk 10 destinasyonu arasına girmesinin sürdürülebilirliği, öğrencilerin yaşadığı barınma ve uyum sıkıntılarının çözümüne bağlı görünüyor.
