Ömer TEMÜR  İSTANBUL

Türkiye koronavirüse karşı amansız bir mücadele veriyor. Tanı kitleri  bu süreçte âdeta kurtarıcı oldu. Özellikle Almanya ve Güney Kore gibi ülkelerde vaka sayılarındaki artışa rağmen ölüm oranlarının test sayısına bağlı olarak yüzde 1’in altına düşmesi dikkatleri bu ülkelere çekerken, daha güvenli sonuç veren yerli kitlerin yurt dışına ihraç edilerek Çin’den iki milyon adet kit ithal edilmesi ise kafaları karıştırdı. 
AMAÇ VİRÜSÜN HIZINI AZALTMAK
Konuya açıklık getiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de üretilen yerli moleküler kitlerin 2-2,5 saat kadar hazırlık, 1-1,5 saat kadar da test süresi olmak üzere 4 saatte sonuç verdiğini belirterek, Çin’den getirilen kitlerin hız açısından avantaj sağladığını söyledi. İthal kitlerin 15 dakikada sonuç verdiğini ifade eden Koca “Bu testleri kullanma alanımız test sonucu pozitif çıkmış hastaların çevresindekilerin hızla taranmasına imâan sağlayacak. Diyelim ki, bir kişiye Covid-19 tanısı konuldu. Hızlı test ile bu kişinin temasta olduğu herkesi büyük bir süratle testten geçirebileceğiz. Bir saatte kimlere bulaşmış görebileceğiz” dedi. Buna karşın ithal kitlerde doğru sonuç oranının yüzde 80’lerde olduğunu hatırlatan Koca, bunu da dikkate alarak negatif sonuç çıksa bile hastaları bir hafta boyunca gözetime aldıklarını bildirdi. Hedeflerinin virüsün yayılma hızını azaltmak olduğunu dile getiren Bakan Koca bunu bütün illere dağıtacaklarını bildirdi. 
Öte yandan yerli kit üreticileri de ihtiyaç olması âalinde üretime hazır oldukları mesajı  verdi. Türkiye’nin en büyük kit üreticilerinden biri olan RTA Lab’a bağlı A1 Yaşam Bilimlerinin Genel Müdürü Onur Bilenoğlu, Türkiye’de moleküler kit üretimi yapan 7-8 tane yerli firma bulunduğunu belirterek Sağlık Bakanlığı ile görüşme hâlinde olduklarını söyledi. Bilenoğlu şöyle konuştu: Şu ana kadar devletin bizden bir talebi olmadı. Halk Sağlığı Kurumunun ortaklaşa üretim yaptığı Bioeksen adlı firmadan alım yapıyor. Testlerde o kitler kullanılıyor. Bakanlığa istedikleri takdirde kit verebileceğimizi söyledik. İhtiyaç var mı açıkçası bilmiyorum. Zaten devlet şu an bir strateji değişikliğine gitti. Moleküler kitlerden ziyade 15 dakikada sonuç veren kitlere yöneldi.
YERLİ KİT İLE AYNI ANDA ÜÇ ANALİZ 
Almanya ve Güney Kore örneğine de değinen Bilenoğlu şunları kaydetti: Biz taramaların moleküler kitlerle yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Almanya ve Güney Kore örneğinde olduğu gibi. Moleküler kitlerle günde 20 bin test yaptılar. Moleküler kitler insandan alınan örneklerden virüsün RNA’sını saptıyor. Üç farklı analiz yapıyor. Önce hastadan doğru örnek alındı mı ona bakıyoruz. Onun dışında SarsKov-2’ye özgün testler yapıyoruz. İki genin de pozitif vermesi gerekiyor. 2,5-3 saatte sonuç çıkıyor. Doğruluk oranı yüzde 99’un üzerinde. 15 dakikada sonuç veren kitler ise antijen testi. Protein ilişkisiyle çalışıyor. Doğruluk oranı yüzde 75-80’lerde. Ancak bütün kitleri aynı kefeye sokmamak lazım. Kitlerin teknolojileri farklı olabiliyor.
15 DAKİKALIK KİT İÇİN ZAMAN LAZIM
Şu an kapasitenin altında üretim yaptıklarını dile getiren Bilenoğlu “Gebze’deki tesisimizde Hepatit B, Hepatit C, HIV gibi 10’dan fazla moleküler kit üretiyoruz. 20 kişilik uzman ekibin neredeyse tamamı korona üzerinde çalışıyor. Haftalık üretim kapasitemiz 500 bin adet. En yakın rakibimiz 250 bin adet üretim yapabiliyor. Üretimin kapasitesi bakamından Türkiye’nin en büyük kit üreticisiyiz. Başta Birleşik Arap Emirlîkleri, Almanya ve Ukrayna olmak üzere 11 ülkeye ihracat yapıyoruz. İhtiyaç hâlinde tam kapasite üretime geçebiliriz” dedi. Hızlı kit üretimi için de çalışma başladıklarını vurgulayan Bilenoğlu, bunun için biraz daha zaman olduğunu söyledi. 

ÇEKYA’DAN ÇİN KİTİ İDDİASI
Çin’in birçok ülkeye dağıttığı ve 15 dakikada koronavirüs tanısı veren ‘hızlı tanı kitleri’ büyük tartışmalara neden oldu. Çekya’da uzmanlar hızlı tanı kitlerinin yüzde 80’inin yanlış sonuç verdiğini ve klasik yöntemlere dönmek zorunda kaldıklarını iddia etti. Söz konusu iddialara cevap veren Çekya hükûmeti ise testlerin güvenilir olduğuna ısrar ediyor. İddiaları yalanlayan İçişleri Bakanı Jan Hamacek ise testlerin güvenilir olduğunu ve sağlık görevlilerinin yanlış yöntem kullandıklarını savundu.